Osmangazi köprüsü 2 bin 662 metre.
Ama bizde ölçü birimi metre değil artık.
Dolar.
2025’te geçerken 2 bin 183 lira,
1 Ocak 2026’dan sonra 2 bin 430 lira.
Yani köprü uzamıyor,
ama vatandaşın cebi daralıyor.
Otoyolu da ekledin mi,
İzmir- İstanbul gidiş dönüş
12–13 bin lira.
Bu paraya ne yapılır?
Mesela Londra’ya uçulur.
Hatta iki kere gidilir ve dönülür.
Mesafe mi?
2 bin 500 kilometre.
Bilet fiyatı?
2 bin 362 lira.
Demek ki neymiş?
Uçak havada süzülürken ekonomi yapıyor,
ama biz köprüde dövizle sürünüyoruz.
*
Bize ne denmişti?
“Yap-işlet-devret.
Vatandaşın cebinden bir lira çıkmayacak.”
Doğruymuş.
Çünkü o vatandaş biz değilmişiz.
Köprüden geçen “müşteri”,
geçmeyen “vatandaş.”
*
Kütahya’da bir gün,
sert mi sert bir AKP’liyle tartışıyoruz.
Belli ki sabah kahvaltısını A Haber’le yapmış.
“Bu iktidar daha ne yapsın?” dedi.
“Osmangazi’yi yaptı, Çanakkale’yi yaptı.”
Sordum:
— Sen geçtin mi köprüden?
“Yok” dedi.
“Ben Kütahya’dan dışarı çıkmam.”
Helal olsun.
Çıkmıyor ama ödüyor.
Geçmediği köprüye,
basmadığı yola,
uçmadığı havalimanına
vergiyle katkı sunuyor.
Modern vatandaşlık bu olsa gerek:
Kullanmadan ödeme modeli.
*
Çünkü bu işlerin faturası dolarla.
Araç geçmezse ne oluyor?
Devlet diyor ki:
“Merak etmeyin, ben tamamlarım.”
Kimle?
Kütahyalıyla,
Hakkariliyle,
İzmirliyle,
Artvinliyle.
Emekliyle.
Asgari ücretliyle.
Memurla,
Köylüyle.
Ama sakın yanlış anlaşılmasın;
övgü iktidara, borç halkın çocuklarına.
*
“Köprü yapılmasın mı?”
Yapılsın.
Ama devlet yapsın.
Devletin parasıyla.
Devletin kasasına girsin.
O zaman gönüller rahat olur.
Şimdi ne oluyor?
Yolu yapan yolunu buluyor,
köprüden geçen garanti servetini katlıyor,
vatandaş da köprünün gölgesinde
gölge gibi eziliyor.
Adamlar alacaklarının garantilerini Türk hakimlerine değil, İngiltere mahkemelerine teslim ediyor.
“İktidara gelirsek, yolları kamulaştıracağız” diyenlere devletimizin başındaki, “İngiltere’de hakimler var” diye sesleniyor.
*
Sonuç mu?
Bizde köprüler var.
Ama adalet yok.
Yollar var.
Ama çıkış yok.
Gelecek var deniyor.
Ama ipotekli.
Övünmek iktidara,
fatura halka.
Bu ülkede köprüler kısaltıyor mesafeyi,
ama
maaşla geçim arasında ki mesafe katlanarak büyüyor.