İzmir’de yaşayan bir yurttaş olarak yolunuz mahallenizin muhtarlığına düşerse, bir an durun ve etrafa dikkatle bakın.

Masaların üzerinde, dolapların kenarında, rafların bir köşesinde üst üste yığılmış zarflar göreceksiniz.

Onlar sıradan posta değil…

Büyük bölümü mahkemelerden gelen icra tebligatları.

Postacı kapıyı çalıyor, vatandaş evde yok.
Zarf muhtara bırakılıyor.
Ve o zarflar gün gün birikiyor.

Sessiz…
Ama çok şey anlatan bir birikim bu.

*

CHP Niğde Milletvekili arkadaşım Ömer Fethi Gürer’in açıkladığı veriler, muhtarlık raflarında gördüğümüz manzaranın tesadüf olmadığını ortaya koyuyor.

Rakamlar alarm veriyor.

Vatandaşın bankalara olan borcu 2026 Şubat itibarıyla 6 trilyon 315 milyar liraya dayanmış durumda.
Üstelik sadece bir buçuk ayda artış 242 milyar lira.

Daha çarpıcısı…

2026’nın ilk 50 gününde icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı 1 milyon 539 bin.

Bugün Türkiye’de derdest icra dosyası sayısı 24 milyonun üzerinde.

Takipteki vatandaş sayısı ise 4 milyon 200 bini aşmış durumda.

Ve tabloyu özetleyen o cümle:

Dakikada 21 yeni icra dosyası.

*

Bu rakamları kuru istatistik sananlar büyük yanılır.
Bu sayıların her biri bir ev demek.
Bir aile demek.
Bir mutfak demek.

Kredi kartını döndüremeyen emekli…
Taksidi aksayan esnaf…
Maaşı yetmeyen memur…
Geçinebilmek için borca sarılan genç…

Türkiye’de artık milyonlarca insan geliriyle değil, borçla yaşıyor.

*

İşin bir de faiz boyutu var.

2025 yılında vatandaşın ödediği faiz tutarı: Bireysel kredilerde 719 milyar lira, Kredi kartlarında 502 milyar lira, toplamda 1 trilyon 222 milyar lira faiz ödenmiş.

Başka bir ifadeyle…
Vatandaş çalışıyor, kazanıyor, ödüyor ama borç azalmıyor.

Çünkü sistem borcu büyütüyor.
Faize yakalandın mı, yandı gülüm keten helva. Öde öde bitmez.
Tefecinin eline düşmüş gibi olursun.

*

İzmir’den bakınca manzara daha da net.
Bornova’da, Buca’da, Bayraklı’da, Karabağlar’da, Çiğli’de…
Hangi muhtarlığa giderseniz gidin aynı zarf yığınını görüyorsunuz.

Bu artık bireysel hataların toplamı değil.

Bu, ekonominin sokaktaki fotoğrafıdır.

*

Unutmayalım;
Gelir artmadan…
Enflasyon düşmeden…
Üretim güçlenmeden…
Adil bölüşüm sağlanmadan…

O zarflar hiç ama hiç azalmayacak.

Muhtarın rafı boşalmayacak.

Ve Türkiye, her dakika 21 yeni icra dosyası üretmeye devam edecek.

Sorun tam da burada.
Çünkü bir ülkede icra dosyaları dakikayla anılmaya başladıysa…
Ekonomi çoktan evleri yıkmaya başlamış demektir.