Bugün (29 Ekim Perşembe) Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en büyük bayramı “Cumhuriyet”... Kutlu Olsun... Asırlar boyu yaşasın...
Yarın... (29 Ekim Perşembe) Bir kez daha... “En büyük bayram Cumhuriyeti” karşılarken… Onurla... Gururla... Az bilinen yaşanmış bir “öykü buketi”ni paylaşalım...
Aslında… Kim istemezdi ki, büyürken… Cumhuriyet'in “yüzü” olmayı… Şu önümüzdeki iki gün içinde… Kısmetse…
Diş doktoru dedik mi, adeta “buz” kesiliriz... Yaşımız kaç olursa olsun; ürpeririz, korkarız! Haklı mıyız? Haklıyız ama... Diş hekimleri bizi “sıkıntımız”dan kurtarınca da... Dünyalar bizim olur;...
Önümüzdeki Perşembe günü...
Bırakalım, dünyanın bizi şaşırtan gidişatını bir kenara… Acıyla örülmüş bir “şöhret”in gerçek öyküsüne dalalım…
Her şey... Görünmesini istemediğimiz bir “zaman dilimi”ne sıkışıp kalıyor! Sonra hep beraber... Ya “Vah, vah...” demekle yetiniyoruz... Ya da? Bi’kenara çekilip... “Yarından sonra ne olacak?” diye kar...
Gülümseyerek başlayalım... Çünkü... Bilimsel olarak “gülmek” herkese iyi gelir... Çok değil, sekiz gün önce (13 Ekim 1927) doğum günüydü...
Her evde bulunduğuna gönülden inandığım... Belli bir yaşı geriden bırakan her Türk'ün okuduğunu varsaydığım… Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kaleme aldığı… “Nutuk…”
Hep onurluydu...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün...
70'li yılların ilk basamakları...
Bu bağlantı sizi https://www.sonmuhur.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.