Bugün 20 Şubat!
‘’ Dünya Sosyal Adalet Günü ‘’
Her şeyi bilen ama fakülte mezunu olduğuna dair diplomasını bir türlü gösteremeyen Sayın Cumhurbaşkanımız bugünün ‘Dünya Sosyal Adalet Günü ‘olduğunu da biliyor mudur acaba?
Neyse… Bırakalım siyaseti de 17 Şubat 2026’da ne olmuş ona bakalım biz.
*
1 ay önceden bilgi vermiş -randevu istemişti Recai Şeyhoğlu, gazetenin Ege Bölge Temsilcisi Mehmet Şakir Örs’ten. Emekli vali yardımcıları Ardahan Totuk ve Mustafa Aydın ile birlikte gelip ziyaret edeceklerini…
Araya Şeyhoğlu’nun yaklaşık bir ay süren ateş, öksürük, mide bulantıları ve sancıları girince, üstüne üstlük bir de 7 dişi sökülünce ertelenmişti bu ziyaret.
Sonunda; Eski Çiğli Kaymakamı Mevlüt Kurban, emekli vali yardımcıları Ardahan Totuk ve Mustafa Aydın ile 17 Şubat’ta Cumhuriyet’teydiler.
İlk merhaba dedikleri, gazetenin 40 yıla yakın çalışanı olan İdari ve Mali İşler Müdürü İsmail Çetinkaya oldu. Öncelikle beş dakikalığına ona konuk oldular
İsmail’le Recai yaklaşık 35 yıldan bu yana tanışıyordular. Birbirini çok seven/ sayan iki dost… Abi/ kardeş…
Recai, o yıllarda gazetenin bölge temsilcisi olan Serdar Kızık’ın da isteğiyle CUMOK İzmir Başkanıydı. Başkan değil de ‘Temsilci’ de denilebilirdi buna.
O yıllardaki Recai’nin ve arkadaşlarının performansını bir görmeliydiniz. Toplu yemekler, fuardaki İİSM’de biri Uğur Mumcu adına, diğeri Ruhi Su adına düzenlenen görkemli anma geceleri, kültür gezileri, Cumhuriyet dostu varsıl kişilerden alınan bir aylık Cumhuriyet parası ve o parayı veren kişi adına kenar semtlerdeki kahvelere Cumhuriyet gazetesi bırakılması, söyleşiler, dinletiler, dayanışma toplantıları…
Düşünebiliyor musunuz İİSM’deki her iki anma gecesinde koca salon ağzına kadar doluyor, geceye katılan kişilerden alınan paralar da CUMOK yönetimindeki Erdal Karademir tarafından UM-AG’a ve diğer ilgili adrese gönderiliyordu. Mustafa Balbay da bu etkinliklerin birindeydi. Sonraki yıllarda CHP İzmir Milletvekili seçilen Erdal Karademir, o günlerde bürosunun bir odasını ve telefonunu/ faksını Recai’nin yazışmaları, Deniz Som ile telefon konuşmaları, gazeteye gönderdiği yazılar için tahsis ediyordu. Tam olarak ‘tahsis’ sözcüğünü kullanmasak da… O günlerde yurdun dört bir köşesindeki CUMOK etkinlikleri, rahmetli Deniz Som’un ‘Vaziyet’ köşesinde Çarşamba ve Perşembe günleri yayımlanıyordu. ‘’ İzmir’den Recai Şeyhoğlu bildiriyor’’ imzasıyla.
Bir aylık Cumhuriyet parası veren kişilerin adları da her hafta bu köşede yer alıyordu.
İzmir CUMOK; Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünde Derneği ve Eğitim-İş (daha sonra Eğitim-Sen) gibi çalışıyordu.
CUMOK adına bazı arkadaşlar sivil toplum örgütlerini ve vali yardımcılarını ziyaret edip Cumhuriyet’le ilgili yapılanları anlatıyorlardı. Örneğin Ramazan Urgancıoğlu, örneğin Fahir Işıksız, örneğin Akhisarlı Mustafa Bey (soyadını anımsayamadım) gibi… Her üçünün ilgisini, bizlere olan saygı ve sevgisini unutmamız mümkün değil. Zamanla Fahir Bey ile Recai abi/ kardeş oldu zaten.
Ramazan Urgancıoğlu ise hiç unutamayacağımız bir isim. Eğit-Der İzmir Şubesinde ‘Salı Söyleşileri ‘adı altında 15 günde bir söyleşiler düzenleniyordu. O söyleşilere emniyet mensuplarının da katıldığını nereden bilsin Recai? Söyleşilere moderatörlük yaptığı için konuşurken zaman zaman muhalif ruhu nedeniyle sataştığı kişi ve kurumlar oluyordu.
Sonuç mu? Eğit-Der 10 ya da 15 günlüğüne kapatılıyordu.
Recai, Ramazan Urgancıoğlu ile içli dışlı olduğundan doğruca vilayete gidip olup biteni anlatıyordu o güzel insana. O da hemen emniyet müdürünü arayıp ‘’ Değerli müdürüm…’’ diye ricada bulunuyor ve Eğit-Der bir iki gün sonra açılıyordu. Ramazan Bey, CUMOK’un düzenlediği etkinliklere de katılıyordu. Köşe yazarlarından Aydın Engin, Balçova taraflarında düzenlenen bir yemekte Şeyhoğlu ile aynı masada bulunan Ramazan Urgancıoğlu’na ‘’ Ne kadar güzel sayın valim, sizi aramızda görmek! ‘’ demişti. Aydın Engin, o gün EMO’da düzenlenen konferansta konuşmacıydı.
Tam bir ekip ruhu vardı o günlerin CUMOK’unda.
Haftanın üç dört günü Serdar Kızık’ın yanına uğrayan Recai, görülmez/ bilinmez, gönüllü muhabir gibiydi. Genellikle eğitim sorunlarıyla ilgili konuları yazıp teslim ediyordu.
Çalıştığı okulun müdürünün yaptığı bir yolsuzluk ‘Cumhuriyet Ege Bürosu’ imzasıyla yayımlandığında hemen okuluna müfettişler gelmiş ve müdürü görevden almışlardı.
Haberi o yıllarda muhabir olan rahmetli Necati Aygın’a verdiğinde ‘’ Yayımlarsak başın derde girer.’’ dese de Recai onu dinlememiş ‘’ Olsun, göğüslerim’’ demişti.
Kimileri sokakta ‘’ Nasılsın Bay CUMOK?’’ diye seslenmeye başlamıştı Şeyhoğlu’na.
*
Cumhuriyet, onun ailesi gibiydi. Mustafa Ekmekçi’si, Mustafa Balbay’ı, Deniz Som’u, şimdi Alev Coşkun abisiyle ve çalışanlarla hep güzel ilişkileri olmuştu.
Vakıf Başkanı Alev Coşkun da son aylarda ona hep ‘’ Kütüphaneciler Kralı ‘’ diye hitap etmeye başladı örneğin. O da ona ‘’ Canım abiciğim’’
İşte İsmail Çetinkaya, o günlerden kalma bir arkadaşı/ kardeşi. Onun odasına girip mola vermeden temsilciyi ziyaret olur mu hiç!
Mehmet Şakir Örs ise, onun çok beğendiği/ her zaman takdirle andığı 50 yıllık arkadaşı. Geçmiş yıllardaki bir gençlik örgütü günlerinden…
Şakir Bey, İzmir’in sayılı centilmenlerindendir diyorsa biri haklıdır. İzmir; onu Tariş günlerinden, iletişim Evi’nden, Yeni Asır’daki köşe yazılarından, danışmanlıklarından, CHP İzmir İl yöneticiliği günlerinden ve son olarak İZFAŞ Müdürü olduğu günlerden biliyor.
*
Ziyaretteki konular; belediyeler, başkanlar, iz bırakmış bürokratlar, geçmiş günlerle ilgili anekdotlar ve anılar oldu.
Emekli Kaymakam Mevlüt Kurban, ilk kez geliyordu buraya. Onu tanıtma görevi tabii ki üçünün de göreviydi.
Mehmet Şakir Örs olsun, Mevlüt Kurban ve Ardahan Totuk olsun bir konuya değinmeden geçemediler.
Mevlüt Bey, Çiğli’de kaymakamlık yaptığı günlerde o günlerin valisinin Kemal Nehrozoğlu olduğunu ve onunla ilgili bir anısını anlatınca, Ardahan Totuk, Recai’yi işaretle Mevlüt Kurban’a ‘’ Onun can abisidir o. Çok sever.’’ dedi gururla. Çünkü Sayın Nehrozoğlu’yla olan yakın ilişkisini en iyi bilenlerden…
Ardahan Totuk ile Recai’nin sıkı dostluğunu Karşıyaka Kent Konseyi’nin önceki Başkanı Selman Boyacıoğlu, yürütme kurulu üyesi Seydi Önder, gazeteci Serkan Aksüyek, emekli albay/ yazar Hasan Zeki Sungur, işadamı Özcan Durmaz, emekli milletvekili Kemal Anadol da iyi bilir. Recai onu hep ‘’ Doğru bildiğini kimseden çekinmeden pat diye söyleyen biridir Ardahan Bey.’’ diye anlatır her daim.
Eski İzmir Valisi/ Eski Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olan Kemal Nehrozoğlu’ndan söz edilir de Recai heyecanlanıp konuşmaz mı hiç?
Rasime- Recai Şeyhoğlu Kütüphaneler Zinciri’ne olan katkılarını ve desteğini, aralarında geçen kimi dostluk aromalı muhabbetleri anlattıktan sonra Mevlüt Kurban’a dedi ki ‘’ Yaz tatillerini buralarda geçiriyor. Evi Ada’da. Her yaz ben onunla ilgili programlar yapıyorum. O da hiç itiraz etmiyor bu programlara. O kadar mütevazı yani…’’ dedi gururla.
‘’ Ama geçtiğimiz yaz program yapmadınız’’ mealinde konuşan Ardahan Totuk’a ‘’Hayır, yaptık. Bergama’nın Aşağıkırıklar köyündeki kütüphaneyi ve Bergama’da Belediye Başkanı Tanju Çelik’i ziyaret ettik.’’ yanıtını verdi. Hatta o programda yazlarını Dikili’de geçiren Emekli Vali Aydemir Ceylan’la gazeteci Saygı Öztürk’ü de ziyaret etmişler, Bergama’ya da Saygı Öztürk’ü alıp götürmüşlerdi Başkan ziyaretine…
Muhabbet arasında emekli Vali Temel Koçaklar’ı da anmadan edemediler. O sabah saat 09.10’da Şeyhoğlu’na ‘’ 17 Şubat 1926- Medeni Kanunun Kabulü’nün100.Yılı kutlu olsun.’’ iletisini göndermişti.
Her özel günde ve haftada olduğu gibi…
Şeyhoğlu bu arada bir mutluluk da yaşadı. ‘’ Bu kitapları senin için Alev Bey gönderdi.’’ diyerek Alev Coşkun’un iki kitabını uzattı Recai’ye.
*
Günün en güzel sözünün imzası da Karşıyaka vapurunda rastladıkları Bergama’nın önceki belediye başkanlarından Sefa Taşkın’a aitti.
Cumhuriyet’i ziyaretten döndüklerini, yanındaki arkadaşların da emekli kaymakam ve vali yardımcısı olduğunu söyleyince Sefa Taşkın, günün en esprili sözüne imza attı:
’’ Oooo, devlet burada! ‘’
Hava yağmurlu, hafiften soğuk ve sevgi doluydu 17 Şubat’ta.
O gün ‘’Dünya Kediler Günü’’ydü aynı zamanda.
Recai, Oğluşuna (damadına) ve kızına’’ Jimmy ile Frenk’e selamlarımı söylemeyi unutmayın! ‘’ demeyi unutur mu hiç?
21 ŞUBAT ...
19 Şubat 2016 da Karşıyaka da MEHMET ATILLA KİTAPLIĞI'ni aç- mıştık.
Cemil Tugayin OLUR'uyla da bu kitaplıkta iki buçuk yıl 'Bilim- Sanat-Edebiyat Şöyleşileri, düzenlemiştik.
21 Şubat 2025'te söyleşilere Son verildiği gibi 2 bine yakın kitaba sahip bu kitaplık, KARŞIYAKA BELEDİYESİ tarafından kapatıldı.