Türkiye siyasetinde klasik bir tablo vardır; muhalefet eleştirir, iktidar ya umursamaz ya da sert cümlelerle yanıt verir.
Kısaca muhalefet söyler, iktidar kulak tıkar.
Ama bazen söz, tam kalenin içinden gelir.
İşte o zaman durup düşünmek gerekir. Hele bu sözleri söyleyen kişi muhalif değil de yıllarını o hareket için harcamış bir isimse, dikkat kesilmek şarttır.
Bu kez konuşan sıradan biri değil.
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluşunda ilk üç isim arasında yer alan; yıllarca milletvekilliği yapan, Basından Sorumlu Başbakan Yardımcılığı ve TBMM Başkanlığı koltuğunda oturan Bülent Arınç konuşuyor.
Üstelik oğlu Mücahit Arınç hala AKP sıralarında milletvekili.
Yani söz içeriden geliyor.
Bülent Arınç, sözlerini esirgemeden düşüncelerini dile getiriyor.
Hem de sakınmadan, dolandırmadan, açık açık…
Arınç özetle diyor ki:
• Toplum “aziz millet” vasfını kaybediyor.
• Dindarlık geriliyor.
• Deizm yükseliyor.
• Çıkarcılık yaygınlaşıyor.
• Erdem ve etik değerler aşınıyor.
Ve en çarpıcı cümleyi kuruyor:
“Bu toplumdan yeni bir uyanış, yeni bir diriliş beklemeyin.”
Bu söz sıradan bir serzeniş değil.
Bu söz, iktidarın kurucu aklından gelen bir iç muhasebe çığlığıdır.
*
Anımsayalım…
AKP, yola çıkarken kendisini “Erdemliler Hareketi” olarak tanımlıyordu.
Temiz siyaset, yüksek ahlak, yeni bir toplumsal diriliş…
Erbakan Hoca’nın çevresinde siyaset yapan, ardından yeni bir yol açan kadrolar kendilerini bu kavramla ifade etmişti.
Aradan geçen yıllarda Türkiye büyüdü mü, tartışılır.
Ama şu gerçek inkar edilemez:
Toplumun adalet duygusu zedelendi.
Ekonomik sıkıntı derinleşti.
Gençler umudu bavula koyup yurt dışına yöneldi.
Ve en önemlisi…
Siyasete güven eridi.
Bugün bir kurucu ismin çıkıp
“Erdem de kayboldu, etik de kayboldu” demesi,
sadece bir görüş değil, bir dönemin aynasıdır.
Belki de bir dönemin kapandığının ilanıdır.
*
Elbette Arınç’ın sözleri tartışılır.
Katılan olur, katılmayan olur.
Ama şu soruyu sormadan geçemeyiz.
“Eğer bu tespitler yanlışsa,
neden toplumda bu kadar karşılık buluyor?”
“Eğer doğruysa,
o zaman asıl sorumluluk kimde?”
Çünkü toplum dediğimiz yapı gökten zembille inmiyor. Onu şekillendiren siyaset, ekonomi, eğitim ve adalet düzenidir.
Toplum aynadır.
Ve aynaya bakınca görünen görüntü,
çoğu zaman aynayı değil, bakanı anlatır.
*
Türkiye bugün yeni bir eşikte.
Toplumun adalet algısı,
siyasete güveni,
geleceğe umudu…
hepsi ciddi bir sınavdan geçiyor.
İçeriden gelen bu uyarı, kulak arkası yapılacak türden değildir.
Çünkü bazen en sert eleştiriler en yakından gelir.
Ve bazen…
en ağır itiraflar en içerden kopar.
Ancak Arınç’ın konuşmasında katılmadığım bir cümle var: “
“Bu toplumdan yeni bir uyanış, yeni bir diriliş beklemeyin.”
Eğer bu söz AKP kadroları için söylenmişse, tartışılır. Ama Türkiye halkı için söylenmişse, işte orada dururum. Çünkü bu ülkenin insanı, en zor zamanlarda bile umudunu kaybetmemiştir. Bu topraklar, umudun tükendiği anlarda bile yeniden ayağa kalkmayı bilmiştir.
Bizim için umutsuzluk yoktur.