Meltem Babir

Meltem Babir

Tüm Makaleleri

CUMHURİYETİN EN GÜZEL KAZANIMI: KADININ EŞİTLİĞİ...

Bir ülkenin çağdaşlığı, kadınlarına sunduğu haklar ve hayatın içindeki yerleriyle ölçülür. Bağımsızlık, yalnızca bir milletin kendi geleceğine karar vermesi değil, o milleti oluşturan her bireyin kend...

BÜYÜRKEN İÇİMİZDEKİ ÇOCUĞU KAYBETMEMEK...

Gözlerinin içi gülen, hayata neşeyle bakan, sokakta aç bir kedi görse yüreği sızlayan, müziğin ritmini duyduğu anda dans etmeye başlayan, elinden resimlerini eksik etmeyen kızım… Onun dünyasında sevgi...

BİR ZAMANLAR SESİNİ DUYMADAN YAPAMAZDIK...

Bir zamanlar onsuz yaptığımız hiçbir şeyden tam anlamıyla zevk alamadığımız bir insan vardı hayatımızda. Yanımızda olmadığında yalnız hisseder, gün içinde defalarca arar, sesini duymadan yapamazdık. O...

EGO DEĞİL KARAKTER...

Bazı insanlar vardır; bulundukları ortamda kendilerini olduğundan daha büyük göstermek için öylesine çaba harcarlar ki, bir süre sonra gerçek karakterleri egolarının altında kaybolur.

KEŞKE DEMEMEK İÇİN...

"Şu önümdeki evrağı tamamlayayım…” “Çocukların sınavları geçsin…” “Biraz daha bekleyelim, şu masrafları atlatalım…” “Şimdi sırası değil, daha sonra yaparız.” Hayatımızın içinde ne çok “sonra” var.

AYNA AYNA SÖYLE BANA...

Kendimizi iyi hissetmenin birçok yolu var. Kimi güzel bir kıyafet giydiğinde, kimi saçını değiştirdiğinde, kimi spor yaptığında daha iyi hissediyor. Son yıllarda gelişen estetik uygulamalar da bunlard...

BAŞKASININ AYAKKABISINI GİYERKEN...

“Ben Olsam…” “Beni aldatsa asla affetmem.” “Ben olsam o eve bir daha dönmem.” “Çocuğum bunu yapsa evlatlıktan reddederim.” “Ben bu paraya asla çalışmam.” “Böyle bir şey başıma gelse ne yapacağımı...

MUTLU OLMAK KOLAY AMA...

Akşam rutini tamamlanmış, yemekler yenilmiş, çay demlenmişti. Sonbahar daha kendini tam olarak hissettirememişti. Hava hâlâ yazdan kalma bir ısrarla sıcaktı; biz de klimayı açıp oturuyorduk.

EN SEVDİĞİM MEVSİM SARI SONBAHAR...

Takvim yaprakları bir bir düşerken en sevdiğim mevsime geldik. Bayılıyorum sonbahara.

BİR GÜN TELEFON SUSUYOR...

Bir zamanlar telefon çaldığında bazen açmazdım. “Şimdi müsait değilim, sonra ararım.” Hayatın telaşı vardı. Yapılacak işler, yetişilecek yerler, konuşulacak insanlar…

45 SANİYEDE YIKILDIK!

Saatler 03.02’yi gösterdiğinde, yalnızca yer kabuğu değil; milyonlarca insanın hayatı, umutları ve geleceği derinden sarsıldı.

MUTLULUK NEREDE?

Denizin laciverte çalan maviliğinde, güneş batınca yüzüne vuran serinlikte, o serinlikte içilen soğuk biranın buruk tadında…

Daha fazla göster
Üst