Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın...
Etiyopya ziyaretinden dönerken...
Uçakta gazetecilere yaptığı açıklamalar...
Siyaseten hayli dikkat çekiciydi...
Mesela...
Cumhuriyet Halk Partisi’ni eleştiren Cumhurbaşkanı...
Belki de ilk kez...
Ana muhalefet partisi için şu değerlendirmeyi yaptı:
“Siyasetin dinamikleriyle açıklanmayacak kadar karışık!”
Bununla da kalmadı Cumhurbaşkanı...
CHP’nin son iki Genel Başkanı için şu yorumu yaptı:
“Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz; bugünün dönemden çok daha farklı...”
Nasıl farklı?
Uçaktaki gazeteciler doğal olarak Erdoğan’a soruyor:
“İktidarda olduğunuz 24 yılda üç CHP genel başkanı gördünüz ve aynı dönemde siyaset yaptınız... İlk ikisine yönelik zaman zaman çok sert eleştirileriniz de oldu ama son günlerde Özgür Özel’e karşı tavrınız bir hayli değişti... Hem eleştirileriniz sertleşti hem de (umudumu kestim!) gibi bir tespit yaptınız... Bu ne anlama geliyor?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yorumu dikkat çekici:
“Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde... Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar, öbür taraftan CHP’yi kuşatmış durumda... Böyle bir gayretin içindeler...”
Bu kadar mı?
Hayır...
Cumhurbaşkanı devam ediyor:
“Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz; politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız... Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz... Bu siyasetin doğasında var ama onların böyle bir derdi var mı? Sayın Kılıçdaroğlu’nun dönemine bakıyoruz... Bu dönemden çok daha farklı...”

İşte, tam sözün burasında Cumhurbaşkanı Erdoğan...
Geçmişi asıl şu sözlerle hatırlatıyor:
“O dönemde CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık; sıkıntı yaşamadık... Fakat şimdi CHP’nin içine düştüğü durum karmakarışık... Ayak oyunları, parti içi komplolar, CHP’nin siyasette oturduğu zemini kaydırdı... Bunu sadece “vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik” olarak açıklamak mümkün değil ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor...”
Bitti mi; hayır!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, noktayı şöyle koyuyor:
“Sayın Genel Başkan (Özgür Özel) gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor... Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki... Onun için de biz CHP’nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz... Sadece işimize bakıyoruz... Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz...”
*
Unutulmaz bir ayrıntı...
“Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP'ye iade-i ziyaretinde gündeme gelen Cumhurbaşkanlığı forsu tartışmasını Özgür Özel şöyle anlatıyor: “Önce ben gittim. Randevu istedim ve Cumhurbaşkanı'nı ziyaret ettim... Sonra, Cumhurbaşkanı, bize iade-i ziyarette bulunacağını bildirdi... 10 dakika sonra arkadaşlara talimat verdim... Külliye'den Cumhurbaşkanlığı Forsu isteyin dedim... Sayın Erdoğan geldiğinde... CHP Genel Merkezi'ne o forsu çektik... Niçin? Cumhurbaşkanı bir yere giderse... Orada... İçeride olduğunun herkes tarafından bilinmesi için... Biz bunu yaptık... İyi ettik... Elimize mi yapıştı?"
Nokta...
Hamiş: Tarihten bir yaprak: Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2011 yılından 2021’e kadar CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na 44 tazminat davası açtı... Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik ise, 44 davanın 21’inin nihai olarak sonuçlandığını, Türkiye yargısının bu davaların yalnızca üçünde Erdoğan’ı haklı bulduğunu aktardı... Kılıçdaroğlu, bu üç davanın da ikisini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı ve davalar lehine sonuçlandı. Çelik, müvekkili Kılıçdaroğlu’nun nihai olarak haksız bulunduğu tek davayı da AİHM’e götüreceklerini söyledi...
Sonsöz: “Ne arkadaşlarımızı unutacağız ne de bu mücadeleyi bırakacağız... / Özgür Özel /CHP Genel Başkanı...”