Ayvalık’ın upuzun kumsalıyla ve deniziyle ünlü Sarımsaklı’sına üç beş adım ötede Badavut diye bir cennet var ki görmediyseniz/ orada yüzmediyseniz kayıptasınız.
Plajı dışında bir başka görülesi adresi de anayoldan o ünlü plaja açılan sokağı… Sokağı bir başka yapan, sokağın edebiyat ve şiir kokuyor olması… Her ağacın gövdesine çakılı ünlü şair ve yazarlarımızın fotoğraf ve özgeçmişleri buraya gelen herkesi edebiyat âşığı yapıyor. Sokak, şairlerin şiirleriyle çok ün yapmamışsa da beni çok etkiledi doğrusu. Sokak, Ayvalık Belediyesinin kültür politikasıyla apayrı bir kimlik kazanmış. Sağ olsun düşünenler!
Annemle Tiflis’in cadde ve sokaklarını arşınlıyorken de kaldırımda adım başı şair, yazar, besteci, ressam ve eğitimcilerin büstlerine rastlamıştık. Büstler de laf olsun diye yapılmış büst değildi, her biri metaldendi. Sanırım bronzdu.
Tiflis’ten esinlenerek bir yazımda dile getirmiştim. Neden Karşıyaka’nın ünlü ana caddesinde de Osman Nuri Koçtürk, Attila İlhan, Ekrem Akurgal, Sâlâh Birsel, Hüseyin Yurttaş, Hidayet Karakuş, Mehmet Atilla, Özdemir Nutku, Tan Sağtürk, Dinçer Sezgin gibi değerlilerimizin birer büstü bulunmasın caddenin sağında ve solunda… Üçer beşer metre aralıklarla…
Kente kimlik kazandırmaz mı?
Sosyal belediyecilik başkanların/ siyasilerin ağızlardan düşmüyor ama gereği de pek yapılmışa benzemiyor.
İran’a yolu düşen herkes, İran’ın bütün büyük şehirlerinde şairlerin/ yazarların/ ressamların büstlerine ve devasa heykellerine tanık olur. Hiç de Floransa’yı, Roma’yı, Milano’yu, Paris’i, Barselona’yı aratmaz.
*
Bergama’mız da dünyanın en eski şehirlerinden. Kızıl Avlu, Asklepion, Akropol gibi yıllara meydan okuyan yapılarıyla Atina’dan farksız. Tarihi, coğrafyası ve kültürüyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken bir dünya kenti. Hümanist, barışsever insanıyla da barışın/ sevginin kenti canım Bergama’m!
Dünya çapında canlılığıyla ünlü 78 dünya kenti (Lizbon-Porto- Vartagena - Rio de Janerio- Havana vb.) arasında yer almamış olsa da İLKLER KENTİ olduğu söylenen/ yazılan bir ilçemiz.
Düşünebiliyor musunuz, Mısır’ın İskenderiye şehrindeki kütüphaneden sonra gelen en tanınmış ve saygın kütüphanesi olan Pergamon Kütüphanesi bu topraklarda kurulmuş. M.Ö. 197-159 yılları arasında hüküm sürmüş II. Eumenes Hükümdarlığı döneminde… Bu kütüphane Bizans Dönemine kadar da hizmet vermiş.
II. Eumenes, edebiyata ve bilime büyük önem vermiş. Bu kütüphanede çoğunluğu parşömen üzerine yazılmış 200 bin kitabın bulunduğu biliniyor.
Buradan Bergama Belediyesi’ne bir öneri; Neden 200 bin + 1 şiarıyla yeni bir Bergama Kütüphanesi için adım atılmaz!
Pekala gerçekleştirilebilecek bir proje.
Bu, zaman içinde yaşama geçirebilecek bir aydınlatma projesi!
Bergamalıların bugün için hayata geçirebileceği bir başka kültür projesini de belediyeye ve Bergamalılara bu köşeden duyurmuş olayım;
İzmir’den Bergama’ya giriş yaparken soldaki Berksoy Hotel’den sonra/Atatürk Bulvarı Toki Girişi Yokuşu bulunuyor. Zeus Spor Salonu karşısına düşüyor.
Yokuşun başladığı yerde sevgi yolu benzeri bir yol başlıyor ve 48 aydınlatma direğine benzeyen metal direklerin dikildiği bu yol pekala ‘Bilim-Sanat-Edebiyat Yolu‘ olarak isimlendirilebilir.
Bergama girişine bu adın verildiği bir yol, çok da yakışır doğrusu.
Gelelim direklerle bilim-sanat-edebiyatın ilişkisine…
Başlangıçtan sona kadar her direğe öncelikle isim yapmış Bergamalıların, sonra da Türk Edebiyatı’nda isim yapmış olan şair-yazarların ve eğitimcilerin, bestecilerin, siyaset ve devlet adamlarının özgeçmişleri ve fotoğrafları…
Kimler mi onlar?
Aristonikos, Galenos, Bergamalı Kadri, Osman Bayatlı = Adları Bergama ile bütünleşmiş kişiler
Sonra da ünlü bilim-sanat- edebiyat insanları:
Ahmet Hamdi Tanpınar- Âşık Veysel- Abidin Dino-Ömer Seyfettin- Halit Ziya Uşaklıgil- Yakup Kadri Karaosmanoğlu- Ömer Asım Aksoy-Nazım Hikmet, Sabahattin Ali- Orhan Kemal- Aziz Nesin-Sait Faik Abasıyanık- Ceyhun Atuf Kansu, Yaşar Kemal- Orhan Veli Kanık-Fazıl Hüsnü Dağlarca- Melih Cevdet Anday- Oktay Akbal- Behçet Necatigil- Demirtaş Ceyhun- Cemal Süreya- Özdemir Asaf- İlhan Berk- Oktay Rifat- Süreyya Berfe- Bekir Yıldız- Cemil Meriç- Oğuz Atay- Muzaffer İzgü- Rıfat Ilgaz- Metin Altıok- Yıldız Kenter- Hidayet Karakuş- Hüseyin Yurttaş- Mehmet Atilla- Attila İlhan, Şükran Kurdakul - Sâlâh Birsel- Cahit Arf- Fazıl Say- Aziz Sancar- İdil Biret- Hasan Âli Yücel- İsmail Hakkı Tonguç.
İsterim ki, yıllar/ yüzyıllar sonra ‘’Bilim-Sanat-Edebiyat Kenti Bergama’’nın çocukları oldukları için gurur duysunlar yarının Bergamalıları.
200 bin +1 kitaplı = Bergama Kütüphanesi ile ‘ Bilim-Sanat-Edebiyat Yolu ‘
Çok da yakışır!