Sosyal medyada ilginç bir akım dolaşıyor. “Mesleğinizi yasadışı bir iş yapıyormuş gibi anlatın.”

Ortaya çıkan cevaplar gerçekten gülümsetiyor.

Anestezi teknikeri, “İnsanlara uyuşturucu enjekte ediyorum” diyor.

Ebe, “Dokuz ay içeride kalan insanları çıkarıyorum” diye anlatıyor kendini.

Fotoğrafçı, “Sürekli tetiğe basıyorum.”

Psikolog ise “Odama gelenleri ağlatıp paralarını alıyorum.”

Tarih öğretmeni şöyle diyor:
“Ölülerin arkasından konuşuyorum”

Gelinlikçi, “Beyaz ticareti yapıyorum” diyor.

Öğretmen, “Sistem için köle yetiştiriyorum” itirafında bulunuyor.

Çevreci ise, sürekli kirli işlerin peşinde olduğunu söylüyor.

Komik geliyor ama bu söylemlerin hepsi aynı gerçeği gösteriyor.

Kelimelerle oynandığında en saygın meslekler bile suç örgütünün faaliyet alanı gibi gösterilebilir.

Aslında bu durum yalnızca bir sosyal medya şakası değil.

Yaşadığımız çağın da küçük bir özeti.

Bugün insanlar çoğu zaman gerçeğe değil, gerçeğin nasıl anlatıldığına inanıyor.

Bir cümleyi bağlamından koparıyorsunuz…

Bir görüntünün birkaç saniyesini paylaşıyorsunuz…

Bir başlığı çarpıtıyorsunuz…

Ve bambaşka bir algı oluşturabiliyorsunuz.

İşte tam da bu yüzden gazetecilik, yalnızca haber yazmak değildir.

Gazetecilik, kelimelerin arkasındaki gerçeği bulma mesleğidir.

Biz de istersek mesleğimizi o akıma uydurabiliriz.

“İnsanların en büyük sırlarını ortaya çıkarıyor, sonra milyonlara duyuruyorum.”

Ya da…

“Kimsenin görülmesini istemediği dosyaları karıştırıyorum.”

Hatta…

“Her gün birilerinin uykusunu kaçırıyorum.”

Evet…

Bir yönüyle doğrudur.

Çünkü gerçek gazetecilik, rahat koltukların değil; kamu yararının peşindedir.

Gerçek ortaya çıktığında huzursuz olanlar varsa, bunun sebebi gazeteci değil; gerçeğin kendisidir.

Toplumun haber alma hakkını savunan gazeteciler, bazen alkışlanır, bazen hedef gösterilir.

Ama tarih şunu defalarca kanıtlamıştır:

Gerçeklerden kaçabilirsiniz…

Gerçeği söyleyeni susturmaya çalışabilirsiniz…

Fakat gerçeğin kendisini sonsuza kadar saklayamazsınız.

Belki de bu yüzden, gazeteciliği “yasadışı” gibi anlatmak kolaydır.

Çünkü bazıları için gerçeğin ortaya çıkması, işlenen en büyük “suç”tur.