"Sevgi güzelleştirir. Sevgiyle güzelleşmeyen insanlar, önce sevginin tadına bakmamış insanlardır."
Hayatın en büyük eksikliği para değildir, makam değildir, şöhret değildir. İnsan hayatındaki en büyük eksiklik sevgisizliktir. Çünkü sevginin olmadığı yerde merhamet yeşermez, anlayış filizlenmez, vicdan konuşmaz.
Bugün etrafımıza baktığımızda öfkenin bu kadar çoğalmasının, insanların birbirine tahammül edememesinin, en küçük bir tartışmada kırıcı sözlerin havada uçuşmasının temelinde aslında sevgisizlik yatıyor. Sevgiyle büyümemiş bir yürek, çoğu zaman kırmayı güç sanır. Oysa gerçek güç, incitmeden konuşabilmektir.
Sevgi; bir annenin evladına baktığı gözlerde saklıdır. Bir babanın sessiz fedakârlığında, yaşlı bir insanın elini tutan gençte, aç bir hayvana uzatılan bir kap suyun içinde, tanımadığın birine edilen içten bir selamda yaşar. Sevgi büyük sözler istemez; küçük ama samimi davranışlarla hayat bulur.
İnsan sevildikçe değişir. Sert kalpler yumuşar, önyargılar erir, kin yerini affetmeye bırakır. Çünkü sevgi, insan ruhunun en güçlü ilacıdır. Dokunduğu her yeri güzelleştirir. Bir çiçeği sulamak nasıl onu canlandırıyorsa, sevgi de insan ruhunu öyle diriltir.
Ne yazık ki bazı insanlar sevgiyi zayıflık sanıyor. Oysa sevgi, cesaretin en güzel hâlidir. Affedebilmek cesaret ister. Dinleyebilmek cesaret ister. Empati kurabilmek cesaret ister. Kırıldığı hâlde kırmamayı seçmek ise en büyük insanlıktır.
Belki de bu yüzden sevgiyi hiç tatmamış insanlar, başkalarının mutluluğundan rahatsız olur. Sürekli eleştirirler, küçümserler, yargılarlar. Çünkü içlerinde eksik olan şeyi dışarıya öfke olarak yansıtırlar. Sevgiyle tanışmamış bir kalp, çoğu zaman karanlığı normal zanneder.
Oysa dünya, sevgiyi çoğaltan insanların omuzlarında güzelleşir. Bir öğretmenin öğrencisine verdiği umut, bir doktorun hastasına gösterdiği şefkat, bir komşunun zor günde uzattığı yardım eli, bir dostun omzumuza koyduğu güven veren el... Bunların hiçbiri satın alınamaz. Çünkü sevgi, değeri parayla ölçülemeyen tek hazinedir.
Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
En son ne zaman bir insanın kalbine dokunduk? En son ne zaman karşılık beklemeden iyilik yaptık? En son ne zaman sadece sevmek için sevdik?
Belki de hayatın bütün karmaşası içinde unuttuğumuz tek şey budur.
Unutmayalım...
Sevgi bulaşıcıdır. Bir tebessüm başka bir tebessümü doğurur. Bir iyilik başka bir iyiliğin kapısını açar. Bir güzel söz, belki de bir insanın bütün gününü hatta hayatını değiştirebilir.
Ve şunu asla unutmayalım:
Sevgi güzelleştirir. Sevgiyle güzelleşmeyen insanlar ise, belki de henüz gerçek sevginin sıcaklığıyla tanışamamış olanlardır.
Öyleyse gelin; öfkeyi değil sevgiyi, nefreti değil merhameti, ayrılığı değil kardeşliği büyütelim. Çünkü geriye dönüp baktığımızda bizi hatırlatacak olan ne sahip olduklarımız ne de kazandığımız unvanlar olacaktır.
Bizi yaşatacak olan, dokunduğumuz kalpler ve geride bıraktığımız sevgidir.