Son Mühür- Uluslararası danışmanlık şirketi KPMG'nin "Arzudan Farkındalığa" başlıklı çalışması, zayıflama ilaçlarının yeme içme alışkanlıklarını nasıl sarstığını rakamlarla ortaya çıkardı. Yapılan açıklamada ortaya çıkan rakamlar ağızları açık bırakıyor.
Paylaşılan verilere göre, küresel GLP-1 pazarının 2035 yılına kadar 150 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Kullanım oranlarının dünyada yüzde 11'e, ABD'de ise yüzde 20'ye dayanacağı öngörülüyor. Peki bu veriler gıda sektörünü ne kadar etkiliyor diye hiç düşünmeyin çünkü cevap çok net: Doğrudan! . Önümüzdeki 10 yıl boyunca sadece ABD'de gıda harcamalarının her yıl 48 milyar dolar azalacağı hesaplanıyor. İlaç kullanan kişilerin yıllık kalori tüketimi ortalama yüzde 21 daha düşük seyrederken, her 10 kişiden 3'ü yani yüzde 31'i market bütçesini kıstığını belirtiyor.
Su tüketimi arttı, beklentiler değişti
Araştırma, bu tedaviyi görenlerin günlük rutinlerinde nelerin değiştiğini şöyle özetliyor:
- Kullananların yüzde 55'i artık çok daha küçük porsiyonlarla doyuyor.
- Yüzde 53'ü gün içinde çok daha fazla su içiyor.
- Özellikle Z kuşağı ve milenyum kuşağının bu ilaçlara yönelmesi, değişimin geçici bir trend olmadığını gösteriyor. Tüketiciler artık yediği her şeyden yüksek protein, lif ve sindirim desteği bekliyor.
"Tek çözüm küçük ambalaj değil"
KPMG Türkiye İlaç ve Sağlık Sektör Lideri Başak Diclehan, şirketlerin uykusunu kaçıracak durumu şu sözlerle özetliyor:
"Zayıflama ilaçları ile birlikte gıda ve içecek sektörünü de büyük bir dönüşüm bekliyor. Sektör açısından asıl sınav ise GLP-1 kullanıcılarının tek tip bir tüketici kitlesi olmaması. Bu nedenle gıda ve içecek şirketleri için tek çözüm daha küçük ambalaj üretmekten ziyade ürünlerini protein ve lif içeriği yüksek, porsiyon kontrollü, sindirimi destekleyen seçeneklerle yeniden tasarlaması gerekiyor."

190 milyar dolarlık yeni pasta doğru hamleleri bekliyor
KPMG Türkiye Gıda ve İçecek Sektör Lideri Erdem Erdem ise daha az tüketime rağmen ortada hala büyük bir pazar olduğuna dikkat çekiyor. Erdem, konuyu şu ifadelerle değerlendirdi:
"Homojen bir tüketici grubu olmayan GLP-1 kullanıcılarından bir kısmı mevcut alışkanlıklarını koruyarak daha az tüketirken kimi daha sağlıklı kategorilere yöneliyor, kimi de daha az tüketmesine rağmen premium ürünlere yaptığı harcamayı sürdürüyor. Bu nedenle sektör için önemli konu, toplam hacimdeki olası kaybı yönetmenin yanında hangi tüketici segmentlerinde yeni değer alanları oluştuğunu doğru tespit etmek olacak."

Erdem, "KPMG analizine göre GLP-1 kullanıcıları daha düşük tüketim seviyelerine rağmen yaklaşık 190 milyar dolarlık bir gıda ve içecek pazarını temsil ediyor. Bu büyük pazar doğru stratejileri bekliyor. Önümüzdeki dönemde rekabet, tüketici segmentlerini doğru okuyabilen, portföy ve fiyatlandırma stratejilerini bu farklılaşan davranışlara göre şekillendirebilen şirketler açısından yeniden tanımlanacak" dedi.
Değişim İzmir'e sıçradı!
İşin en can alıcı noktası ise şu: Bu devasa değişim sadece okyanus ötesinde ya da büyük merkezlerde kalmıyor. Değişim İzmir sokaklarında, market reyonlarında ve yerel gıda üreticilerinin tezgahlarında da yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Ege'nin incisinde porsiyonlar küçülürken, hem yerel markalar hem de perakendeciler bu yeni "tokluk ekonomisi" rüzgarına ayak uydurmanın yollarını arıyor.




