Siyasette en hızlı yayılan şey haber değildir. Dedikodudur. Hele konu İzmir ise, hele işin içinde Cemil Tugay gibi kamuoyunun yakından izlediği bir isim varsa, kulisler gerçeklerin önüne geçmekte hiç gecikmez.
CHP’deki ayrılık daha gerçekleşmeden, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AKP’ye geçeceği konuşulmaya başlanmıştı.
Bazı medya organları bu iddiayı günlerce manşetlerden ve ekranlardan düşürmedi.
İstifa gerçekleşince de aynı çevreler bu kez kesin konuşmaya başladı.
“Artık gidiyor.”
Oysa Başkan Tugay’ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları farklı bir tablo çiziyordu.
Yeni siyasi oluşuma sıcak baktığını ifade etmiş, ardından ise sessizliği tercih etmişti.
Daha sonra Özgür Özel’in alternatif il binasının açılışına katılmaması, iki isim arasında telefon trafiği yaşandığı, aramaların karşılıksız kaldığı ve ilişkilerin gerildiği yönündeki iddialar kulislere yansıdı.
Bunların ne kadarının doğru olduğunu bugün kesin olarak söylemek mümkün değil.
Siyasette kulis bilgisi ile gerçek bilgi her zaman aynı şey değildir.
Fakat görünen o ki Cemil Tugay, bugün için hiçbir siyasi adresin tabelasını taşımak istemiyor.
Önceliğini parti tartışmalarına değil, İzmir’e vermeyi tercih ediyor.
Belki de kendisi için en doğru olan budur.
Çünkü İzmir’in çözüm bekleyen onlarca sorunu var.
Ulaşım var.
Altyapı var.
Kentsel dönüşüm var.
Körfez var.
Ekonomik sıkıntılar var.
Böylesine ağır gündem varken her gün parti değiştirme senaryoları üretmek, siyaset mühendisliğinden öteye gitmiyor.
+++
Peki Cemil Tugay AKP’ye geçer mi?
Ben buna inanmıyorum.
Çünkü insanları yalnızca bugünkü konumlarına bakarak değerlendiremezsiniz.
Onları yetiştikleri siyasal kültür, birlikte yürüdükleri insanlar ve bugüne kadar verdikleri mücadele belirler.
Karşıyaka Belediye Başkanı olduğunda CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ydu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığını ise Özgür Özel döneminde aldı.
Yani iki farklı dönemin de sorumluluğunu taşıyan bir isimdir.
Üstelik bu tartışmalara kendisinin verdiği en net cevap da hafızalarda duruyor:
“Böyle bir transfer olursa eşim beni boşar.”
Bazen tek cümle, sayfalar dolusu açıklamadan daha güçlüdür.
+++
Bir siyasetçinin kim olduğunu yalnızca kendisi değil, yol arkadaşları da anlatır.
Başkanvekili Zafer Levent Yıldır…
Mustafa Özuslu…
Bu arkadaşlar sol kültürün içinden gelen, geçmişin devrimcileridir.
Karşıyaka günlerinden beri yanında olan, düzgün insan Atilla Baysak…
Farklı geçmişlere sahip olsalar da ortak bir değer etrafında buluşan insanlar.
Onların bulunduğu yerde, Cemil Tugay’ın AKP saflarında siyaset yapacağına inanmak bana gerçekçi gelmiyor.
+++
Öte yandan deneyimli gazeteci Fatih Yapar farklı bir kulis bilgisi paylaşıyor.
Ona göre Cemil Tugay’ın yolu yeniden CHP ile kesişecek.
İşte bana göre konuşulması gereken ihtimal budur.
Elbette siyasette yirmi dört saat bile çok uzun bir zamandır.
Hiç kimse geleceği kesin olarak bilemez.
Ancak siyaset yalnızca hesap işi değildir.
Karakter de önemlidir.
Benim tanıdığım Cemil Tugay, rüzgar hangi yönden eserse oraya savrulan siyasetçilerden değildir.
Bu nedenle bugün bir ihtimal hesabı yapılacaksa, AKP iddiasından çok CHP’ye dönüş ihtimalini daha güçlü görüyorum.
Bekleyip göreceğiz.
Ama bir şeyi biliyorum.
Siyasette herkes yön değiştirebilir.
Asıl önemli olan, insanın omurgasını değiştirmemesidir.