CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer yine önemli bir gerçeği Türkiye’nin gündemine taşıdı.

Antalya’nın Serik ilçesinde bir üreticinin henüz dalında olgunlaşmamış, yeşil haldeki 36 ton domatesi icradan satışa çıkarıldı.

Evet, yanlış okumadınız.

Daha hasat edilmemiş…

Daha pazara inmemiş…

Daha üreticinin eline tek kuruş geçmemiş…

Ama icra kapıya dayanmış.

Ömer Fethi Gürer’in yıllardır Meclis’te dile getirdiği tablo aslında değişmiyor.

Bir gün süt üreticisini anlatıyor…

Bir gün patates üreticisini…

Bir gün besiciyi…

Şimdi de dalındaki domatesi.

Çünkü tarımın içinde dolaşıyor, köy köy geziyor, üreticiyi dinliyor ve onların sesini Meclis’e taşıyor.

Anlattıkları da ne yazık ki birbirinin tekrarı.

Artan gübre fiyatları…

Mazot maliyetleri…

Elektrik faturaları…

Sulama giderleri…

Banka kredileri…

İcra dosyaları…

Sonunda ise çiftçinin emeğine uzanan haciz.

Üretici, şubat ayında diktiği fideyi aylarca emek vererek büyütüyor.

Don riskiyle mücadele ediyor.

Hastalıkla mücadele ediyor.

Sıcakla mücadele ediyor.

Borçla mücadele ediyor.

Ama en sonunda doğayla değil, icra memuruyla karşı karşıya kalıyor.

Bir ülke için bundan daha acı bir tablo olabilir mi?

CHP’li Ömer Fethi Gürer’in dikkat çektiği bir başka gerçek de tarım sektörünün borç yükü.

Çiftçinin bankalara ve finans kuruluşlarına olan borcu artık trilyon liralarla ifade ediliyor.

Borç büyüyor…

Gelir büyümüyor.

Maliyet artıyor…

Ürün para etmiyor.

Sonra da çözüm diye çiftçinin dalındaki ürüne haciz konuluyor.

Bu yöntemle alacak tahsil edilebilir belki.

Ama tarım kurtarılamaz.

Çünkü toprağa umut ekmeyen bir üretici, ertesi yıl o tarlaya tohum atmaz.

Çiftçiyi üretimden koparmanın bedelini ise yalnız çiftçi ödemez.

O bedeli, pazarda yüksek fiyatla alışveriş yapan emekli de öder.

Market raflarında fiyatlara yetişemeyen çalışan da öder.

Çocuklarına meyveyi tane hesabıyla alan anne baba da öder.

Tarım yalnızca çiftçinin meselesi değildir.

Tarım, 86 milyonun sofrasıdır.

Gürer’in gündeme taşıdığı bu olay, bir icra haberi olmanın çok ötesindedir.

Bu olay, Türkiye’de tarımın içine sürüklendiği çıkmazın fotoğrafıdır.

Dalındaki domatese haciz konulan bir ülkede, aslında haczedilen yalnızca ürün değildir.

Haczedilen; üreticinin umudu, toprağın bereketi ve bu ülkenin gıda güvencesidir.