Bu satırları aslında birkaç ay önce kaleme almıştım. Ancak son dönemde tarafıma ulaşan yeni bilgi ve iddialar nedeniyle bu konuyu yeniden gündeme getirme gereği duydum.
Orhan Şaylan, Bornova Belediyesi'nde insan kaynaklarından sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Bu görevin temel amacı; kurumun insan kaynağını geliştirmek, liyakati esas alan adil bir çalışma düzeni oluşturmak ve çalışanlar arasında huzuru sağlamaktır.
Ancak uzun süredir belediye kulislerinde dile getirilen eleştirilere göre, liyakati önceleyen bir yönetim anlayışı yerine çalışanlar arasında "sol sosyal demokrat", "bizden-onlardan" ayrımı yapıldığı, bunun da kurum içinde huzursuzluğa ve kutuplaşmaya neden olduğu ifade edilmektedir. Böyle bir yaklaşımın yalnızca çalışanların motivasyonunu değil, Bornova
Belediyesi'nin kurumsal yapısını da zayıflattığı yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.
2011 yılından bu yana Ömer Eşki ile sürdürdüğü yakın çalışma ilişkisi boyunca da kurum içinde görev yapan çok sayıda deneyimli, nitelikli ve çalışkan bürokrat ile emekçinin çeşitli nedenlerle kurumdan ayrıldığı ya da ayrılmak zorunda kaldığı yönünde eleştiriler dile getirilmektedir. Kimileri başka kurumlara geçmeyi tercih etmiş, kimileri istifa etmiş, birçok çalışan ise pasif görevlere çekilerek bilgi ve birikiminden yeterince yararlanılamaz hâle getirilmiştir.
Oysa bir belediyenin en büyük gücü, yetişmiş ve deneyimli insan kaynağıdır. Liyakati geri plana iten, kurumsal hafızayı zayıflatan her yönetim anlayışının bedelini yalnızca çalışanlar değil, o kentte yaşayan herkes öder.
Bugün Bornova'da yaşanan hizmet aksaklıklarına bakıldığında bu tablonun yansımalarını görmek mümkündür. Çöplerin zamanında toplanamaması, yolların köstebek yuvasını andıran hâli ve belediyenin birçok alanda vatandaşın beklentisini karşılamakta zorlanması, yönetim anlayışının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Elbette bu sorunların tamamını tek bir kişiye bağlamak doğru olmaz. Ancak insan kaynakları yönetimi, bir kurumun başarısını ya da başarısızlığını doğrudan etkileyen en önemli alanlardan biridir. Liyakatin yerini ayrımcılık, kollektif fikir yerini kişisel tercihler aldığında bunun bedelini en sonunda Bornova halkı öder.
Halkın beklentilerini, çalışanların uyarılarını ve kurumun gerçek ihtiyaçlarını göz ardı eden anlayış değişmediği sürece,
Bornova'nın kaybedecek zamanı kalmayacaktır.
Benden söylemesi.