Bugün bambaşka bir konuyu yazmak istiyordum. Biliyorsunuz, son günlerde gündem çok çabuk değişiyor.

Tam telefonu elime aldım. Yazmaya başlarken... Grubumuza bir mesaj geldi. Genel Müdür Yardımcımız Tunç Erciyas göndermiş.

"Annem dayanamadı. 14.50'de kaybettik. Melek oldu"

Ayşen annemiz ile hiç karşılaşmadım. Ancak Tunç Beyin onunla ilgili yazdığı yazılardan tanıyordum. O kadar güzel anlatıyordu ki! "Anneniz Hasta" yazısı ile geçen sene onun hastalığını duyurmuştu. İzmir'e gelmiş. Meme kanseri tedavisi görmeye başlamıştı. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Prof Dr Aziz Karaoğlu ona iyi geldiğini söylüyordu.

Her şey iyi giderken 10 Nisan sabahı Baba Barış Erciyas inme geçirdi. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ne yatırıldı. Ertesi gün onu ziyarete giden Ayşen anne de acilde soluğu aldı. Oksijen seviyesi düşüktü. Baba yoğun bakıma, anne Göğüs Hastalıkları servisine alındı. Doktorlar her ikisini de tedaviye başladı.

Her gün iyi haberler bekledik. Her anını yazılarında paylaştı Tunç Erciyas... En son 23 Nisan gazetemizde "Haydi evimize dönelim" diye yazmıştı. "Baba kötü, anne iyiye gidiyor" diyordu.

24 Nisan Cuma günü Barış baba servise alınırken Ayşen anne yoğun bakıma alınıp entübe edildi. Dünde acı haberi aldık. Aykan Ayşen Erciyas sonsuzluğa yürüdü.

Bugün Balçova Eyüp Sabri Cami'nde ikindi namazına müteakip, Seferihisar Kavaklıdere Mezarlığına defnedilecek.

Çok zor bir süreç... Biz dostları bu acı gününde yanında olarak üzüntüsünü gidermeye çalışacağız.

Hayat çok güzel. Hem de kavgalara, savaşlara, şiddete yer olmayacak kadar... Yarın ne olacağımız belli değil. Gülerek ayrıldığınız kişi ertesi gün başka bir dünyaya geçmiş. Olabilir. O yüzden hiçbir zaman kimseyi kırmamak gerekiyor. Yarın ölecekmiş gibi yaşatmalıyız sevdiklerimizi...

Bugün yastayız. Ayşen Annemize Allah'tan rahmet diliyorum. Başımız sağ olsun...