Mahmut Türkmenoğlu’nu, Gümrük ve Tekel Bakanlığı döneminden bu yana bilirim.

Ama onu sadece bir bakan olarak anlatmak haksızlık olur.
Çünkü o, makamdan önce memleketi düşünen, kalkınması için ömrünü ortaya koyan bir kuşağın temsilcisiydi.

Bademler köyünden çıktı…
Kendisini kurtardı.

Ama sadece kendini kurtarmadı.

Köylünün, tarımın, kooperatifçiliğin öncüsü oldu.
Bir köyden çıktı…
Bir ülkeye yol gösterdi.

*

Okudu.
İTÜ Makina Mühendisliği’ni bitirdi.
Mühendis oldu.
Müteahhit oldu.

Ama en önemlisi…

Köylünün kaderine razı olmadı.

*

İzmir Köy Kooperatifleri Birliği Başkanlığı yaptı.
CHP’den İzmir Milletvekili oldu.
1974’te Gümrük ve Tekel Bakanı oldu.

Ve o gün…

Basmane’de Tekel binasının önünde tütün baş fiyatını açıkladığında…

Sadece bir fiyat açıklanmadı.

Bir sevinç dalgası yayıldı.

Gavurköy sallandı…
İzmir sallandı…
Ege sallandı…

Türkiye sallandı.

Çünkü köylü kazandı.

O yıllarda tütün üreticisi, sattığı ürünle
çocuğunu evlendirir, bir yıl geçimini sağlar, onuruyla yaşardı.

İşte bu yüzden…

Mahmut Türkmenoğlu “efsane bakan” olarak anıldı.

*

Ama asıl mirası…

Bir imza,
bir makam,
bir koltuk değil.

Bir modeldi.

*

1962 yılında kurulan Bademler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi…

Bugün hala ayaktaysa…
Bugün hala örnek gösteriliyorsa…

Bunun nedeni nostalji değil.

Doğru temeldir.

*

Türkmenoğlu, kooperatifçiliği sadece ekonomik bir araç olarak görmedi.

Onu…

Bir kalkınma modeli yaptı.
Bir dayanışma düzeni kurdu.

Köy-Koop’un kurucularından biri olarak, kooperatifçiliği sosyal demokrat politikaların merkezine taşıdı.

Ve bu anlayış…

1980 öncesi CHP programına kadar girdi.

Yani bugün hala konuştuğumuz pek çok şeyin tohumu,
o yıllarda atıldı.

*

2017’de bu yapıya yeni bir soluk geldi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, doğal yaşam merkezini inşa etti. Bungalovları, restoranı, kıl çadırı yaptırdı.

Ve köylüye armağan etti.

Bu…

Yerel yönetim ile üreticinin el ele verdiğinde neler yapabileceğinin canlı örneğidir.

O yüzden kırsalda Aziz Kocaoğlu sevgisi tesadüf değildir.

Bugün Bademler’e baktığınızda…

Bir köy görmezsiniz.

Bir sistem görürsünüz.

322 dönüm arazi…
Zeytinyağı fabrikası…
Seralar…
Marketler…
Kafe…
Restoran…
Bungalovlar…
Kıl çadır…

Bu sadece üretim değil.

Bu…

Örgütlü aklın eseridir.


*

Ben o dönemi iyi bilirim.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde,
Yüksel Çakmur döneminde görev yaptım.

Kooperatif çiçekleri İzmir’i süslerdi.

Ama asıl önemli olan şuydu.

Türkmenoğlu kapı aşındırmadı.
Zaten buna gerek kalmadı.

Çakmur onu davet etti.
Ve İzmir’in çiçeklendirilmesi kooperatife emanet edildi.

*

Sonra bu model İstanbul’a taşındı.

Nurettin Sözen döneminde,
İstanbul tonlarca çiçeği Bademler’den aldı.

Yani Bademler sadece üretmedi…

Model ihraç etti.

*

Elbette…

Her hikayede olduğu gibi, bu kooperatif de zaman zaman duraksadı.

Yanlış yönetildiği dönemler oldu.

Ama gerçek şu:

Doğru model yıkılmaz.

Sadece bekler.

*

Bugün yeniden ayağa kalktı.

Seyfettin Şen başkanlığında,
deneyimle, birikimle, güvenle yeniden toparlandı.
Seyfettin Şen’in başkanlığında genç bir ekip görev başında. Yardımcısı Serçin Özşişman, saymanı Emirhan Tosun, yönetim kurulu üyeleri Burçin Bilginç, Fevzi Bacık ve çalışanları büyük emekle çabalıyor ve zorlukların üstesinden geliyorlar.

Onlara uzatılacak eller bir sistemin başarısını Türkiye’ye yeniden örnek gösterecektir.

*

Bugün gelinen noktada…

Kooperatif sadece üretmiyor.

Yaşıyor.

Parkları süslüyor…
Çiçek satıyor…
Kesme çiçek gönderiyor…

Zeytinyağı üretiyor…
Doğal ürünler satıyor…

25 kooperatifin ürününü raflara taşıyor.

Avluda düğün var…
Kafede kahvaltı var…
Doğada yaşam var…

Yani üretim ile hayat birleşmiş durumda.

*

Ve şimdi…

Yeni bir adım.

Cemil Tugay ile birlikte,
İZMAR’lar büyüyor.

TANSAŞ ruhu yeniden canlanıyor.

Ve Bademler’in ürünleri bu raflarda yerini alıyor.

Bu çok önemli.

Çünkü üretmek yetmez.
Satamazsanız yaşayamazsınız.

İZMAR sadece market değil…

Bir çıkış yoludur.

*

Yakında…

Anneler Günü için çiçekler…
Sardunyalar…
Papatyalar…

Ve balkonlar için sebze fideleri…

Toprak, şehre geliyor.

*

Mahmut Türkmenoğlu’nun hayali tam da buydu.

Köy üretsin…
Kentle buluşsun…

Üreten kazansın…

İnsan kendi emeğiyle ayakta dursun.

*

Ve bugün…

Bademler bize şunu söylüyor:

Doğru fikirler eskimez.

Toprağa doğru ekilmişse…

Mutlaka filiz verir.

*

Ve bazen…

Bir köyden çıkan akıl,
bir ülkenin kaderini değiştirir.