Bugün Türkiye’nin dört bir yanında, liselerden üniversitelere kadar gençlerin gözlerindeki o ışığı, ellerindeki lehim makinelerini ve kendi kodladıkları yazılımlarla geleceği nasıl inşa ettiklerini büyük bir gururla izliyoruz.
Adını artık yediden yetmişe herkesin ezbere bildiği TEKNOFEST kuşağı, sadece bir festival katılımcısı değil; yıllarca dışa bağımlı kalmış bir ülkenin prangalarını söküp atan sessiz ama muazzam bir teknoloji devriminin ta kendisidir. Yıllarca bu ülkenin çocuklarına "siz yapamazsınız, hazır alın" telkininde bulunan vesayet odaklı zihniyet, bugün bu gençlerin karşısında eriyip gitmektedir. Çünkü artık sahnede, "en iyisini biz yaparız" diyen ve hayallerini gökyüzüne sığdıran özgüvenli bir nesil var. Bu devrimin ardındaki en büyük siyasi güç ise hiç şüphesiz, her adımda gençlerin arkasında duran, onların yolunu açan ve bu vizyonun mimarı olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğidir.
Hatırlayalım, geçmişte bu topraklarda bu milletin evlatları kendi uçaklarını yapmasın, kendi motorunu üretmesin diye ellerinden gelen her şeyi yapanlar vardı. Nuri Demirağların, Vecihi Hürkuşların hayalleri bu ülkenin makus kaderiymiş gibi raflara kaldırılmıştı. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, "Bu millet isterse en alasını yapar, yeter ki önündeki engelleri kaldıralım" diyerek bu tarihi kırılmayı başlatan iradenin adı oldu. "Savunma sanayiinde dışa bağımlılığı düşürdük" demek kolaydır ama bunun arkasındaki o korkusuz liderliği görmek gerekir.
Sayın Cumhurbaşkanımız, sadece stratejik bir karar almakla kalmadı; bu ülkenin gençlerine kol kanat gerdi, onlara "Siz projenizi yapın, arkanızda dağ gibi bu devlet var" mesajını bizzat yaşattı. Bugün Bayraktarlardan Akıncılara, KAAN’dan Kızılelma’ya kadar uzanan bu başarı hikayesi, işte bu büyük iradenin ve vizyonun eseridir.
Bu topraklarda "milli teknoloji" ateşini yakan, sadece birer mühendis değil aynı zamanda birer dava insanı olan Sn. Selçuk Bayraktar ve Sn. Haluk Bayraktar kardeşlerin rolünü ve fedakarlıklarını anmadan geçmek imkansızdır. Onlar, yıllarca bizzat elleriyle atölyelerde çalışarak, geceyi gündüze katarak, bu ülkenin evlatlarına "biz de başarabiliriz" inancını aşıladılar. Sadece kendi projelerini geliştirmekle kalmayıp, arkalarından gelen on binlerce gence mentorluk yaptılar, TEKNOFEST coşkusunu bu ülkenin kalbine nakış nakış işlediler. Sn. Selçuk Bayraktar ve Sn. Haluk Bayraktar'ın öncülüğünde şekillenen bu ruh, Cumhurbaşkanımızın devlet aklı ve desteğiyle birleşince, Türkiye bugün insansız hava araçlarında ve deniz sistemlerinde dünyanın zirvesine yerleşti.
Bu teknoloji ateşi sadece göklerde değil, denizlerimizde ve Anadolu'nun dört bir yanındaki şehirlerimizde de gürül gürül yanmaya devam ediyor. Bu hafta, denizlerimizin bağımsızlığı ve geleceği için hayati önem taşıyan Mavi Vatan vizyonuyla atılan adımlar, bu kuşağın sadece karada ve havada değil, denizlerde de ne kadar iddialı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Öte yandan, önümüzdeki ay Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek olan TEKNOFEST coşkusu, bu heyecanın Mezopotamya'nın kalbinden tüm dünyaya yayılacağının müjdesini veriyor. Tarihin ve medeniyetin beşiği olan Şanlıurfa’da, Anadolu'nun dört bir yanından gelen pırıl pırıl gençlerin projeleriyle buluşacak olması, bu hareketin sadece teknolojik değil, aynı zamanda köklü bir medeniyet ihyası olduğunun en somut kanıtıdır.
Bugün TEKNOFEST alanlarını dolduran yüz binlerce gence baktığımızda, sadece roket tasarlayan veya İHA yarıştıran bireyler görmüyoruz; aynı zamanda "Tam Bağımsız Türkiye" idealinin en canlı neferlerini görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın her fırsatta dile getirdiği "Teknolojide bağımsız olmayan bir ülkenin siyasi bağımsızlığı olamaz" düsturu, bugün bu gençlerin zihinlerinde hayat buluyor. Sağlıktan tarıma, yapay zekadan uzay teknolojilerine, Mavi Vatan'dan Şanlıurfa’ya uzanan bu geniş coğrafyada atılan adımlar, Türkiye’nin küresel bir teknoloji üssü haline geldiğinin habercisidir.
Gençlerimizin uykusuz gecelerde atölyelerde kurdukları hayaller; Sayın Cumhurbaşkanımızın açtığı bu geniş vizyon ve Sn. Selçuk Bayraktar ile Sn. Haluk Bayraktar'ın omurgasını oluşturduğu bu milli ekosistem sayesinde dünya sahnesinde yankı buluyor. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, Sn. Selçuk ve Sn. Haluk Bayraktarların gayretleriyle ve bu gençliğin enerjisiyle temelleri atılan bu büyük teknoloji hamlesi, Türkiye Yüzyılı’nın en sağlam harcıdır.