Okuma kültürü, kütüphaneler ve edebiyat tarihi üzerine yazdığı derinlikli yapıtlarıyla tanınan dünyaca ünlü Arjantinli-Kanadalı yazar-çevirmen-editör ve eleştirmen olarak bilinen Alberto Manguel 25 Eylül'de Bergama'daydı.

Dile Kolay, Okumanın Tarihi, Hayali Yerler Sözlüğü, Resimleri Okumak: Aşk ve Nefretin Tarihi, Homeros'un İlyada ve Odysseia'sı: Bir Biyografi, Efsanevi Yaratıklar, Dönüş, Ayrıntılara Aşık Adam, Kütüphanemi Toplarken, Okuma Günlüğü, Dokumanın Arka Yüzü, Bütün İnsanlar Yalancıdır, Kelimeler Şehri, Okumalar Okuması, Ulisenin Dönüşü, Hayali Bir Hayat, Geceleyin Kütüphane, Maimonides, Başka Ateşler, Gezgin Kule ve Kitapkurdu gibi kitaplarıyla okurların belleğinde derin izler bırakmış olan Manguel'i ağırladı Bergama.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın izinden giderek Türkiye'nin beş şehrini (Ankara-İstanbul-Erzurum-Konya-Bursa) gezip gözlemlerini 'Tanpınar'ın İzinde Beş Şehir' adlı kitabında kaleme almış olan Alberto Manguel gibi derya deniz bir entelektüelin Bergamalılarla bir araya gelmesini sağlayan kişi ve kurumlara öncelikle teşekkür etmekte yarar var.

Kitaplarını okuyan Bergamalılar bu kez onun elini sıktılar, sesini işittiler. Daha yakından tanıdılar.

24-27 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 10. İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali'nin ana teması 'Edebiyat İyileştirir' idi.

Festivalin onur konukları Alberto Manguel ve Zülfü Livaneli'ydi. Festivalin direktörlüğünü de ünlü şairimiz Haydar Ergülen üstlenmişti.

Ahmet İnam, Hadaa Sendoo, Ayşe Acar, Nihan Kaya, Çağla Ayhan, Eşref Yener, Louis Armand, Hüseyin Peker, İlhan Sami Çomak, Dalmira Tilepbergenova, Fabienne Leloup, Erkut Tokman gibi şair ve sanatçılar da festivalin davetlileriydi.

Özetle... 10. İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali, kültürel zenginliğin adıydı.

İzmir Büyükşehir'i yöneten bir tıp doktoruydu. 5 bin yıllık köklü geçmişi olan Bergama'yı da bir tıp doktoru yönetiyordu. Hem de çocuk hastalıkları uzmanı olan bir profesör doktor.

İki belediyenin işbirliğiyle Alberto Manguel, İzmir sonrasında bir zamanlar 200 bin kitabıyla dünyanın ikinci büyük kütüphanesi olarak belleklerde iz bırakmış Pergamon Kütüphanesi'nin bulunduğu ilçedeydi. Akropol'ü, Asklepion'u, Kızıl Avlusuyla bilinen Bergama'da...

Whatsapp Image 2026 09 28 At 07.01.20

Buradaki söyleşide 'Antik Kütüphaneler'i anlatacaktı.

Haydar Ergülen, Hüseyin Peker, Altay Ömer Erdoğan, Erkut Tokman, Dalmira Tilepbergenova ve diğer sanatçılarla Bergama'ya, Haluk Elbe Salonu'na geldiklerinde Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik şöyle konuştu:
"Binlerce yıllık tarihi ve güçlü mirasıyla Bergama, kültür ve sanatın buluştuğu önemli merkezlerden biri. 10. İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali kapsamında dünyaca tanınan yazar Alberto Manguel başta olmak üzere farklı ülkelerden bizi ziyarete gelen yazar ve şairleri ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduk."

Haluk Elbe'den sonraki durak Akropol'dü. Binlerce yıl öncesine bir yolculuk yapmış gibiydik. Bilindiği gibi Bergama 2014 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almış bir İLK'ler şehri! Asya'daki ilk kütüphane, ilk parşömen, ilk hastane, ilk psikoterapi merkezi, ilk doğal tedavi, ilk farmakoloji...

Şehrin adı "Korunaklı tepe", "Kale", "Sarp Kayalık" anlamlarına geliyor. İyonlara, Helenlere, Romalılara, Bizans ve Osmanlı'ya ev sahipliği yapmış bir kent. Pergamon Krallığının başkenti.

Yeniden Akropol'e gelelim...

Şehrin 300 m. yüksekliğindeki tepesine kurulu olan Akropolis, günümüzde 'Kale tepesi' olarak adlandırılıyor.

Burası anlatılmaz. Gezilir, görülür ancak! Dünyanın en dik ilk tiyatrosu burada. Devasa sütunlar illâ görülmeli.

Manguel attığı her adımda dikkat kesilmiş gibiydi. Arkeolog Dr. Ali Özkan'ın anlattıklarını anında çevirip bizleri bilgilendiren çevirmen Barış Yıldırım (simultane tercüman) ikilisi bu kültür turunun iki yıldızıydı.

BerKM'deki 'Antik Kütüphaneler' söyleşisi bana bir kez daha "Canım Bergamalılarım" dedirtti.

Salon lebaleb doluydu.

Eğitim, kültür, sanat, spor ve siyasete olan ilgilerini yakından bildiğim Bergamalı, Alberto Manguel'i bağrına basmış gibiydi.

Ama bir eksiklik / bir arıza yok değildi. Neydi o diyecek olursanız? Manguel'in kitapları getirilmeli, bir stand kurulmalı ve isteyen kişi kitabını Manguel'e imzalatabilmeliydi.

Belli ki bunu düşünememişler.

"Okuma Günlüğü" kitabında "Arjantin bitti ama onu bitiren piçler hâlâ yaşıyor." diyen, yazarlığının yanı sıra çok sayıda dile hâkim bir çevirmen/antoloji yazarı ve editör olarak da ün kazanmış Alberto Manguel'e 'Çürüme ve Çöküşün Anatomisi' adlı yeni çıkan kitabımı takdim ederken heyecanımı görmeliydiniz.

Dostlarım kütüphaneci olduğumu, açtığımız kütüphane sayısının 67, aydınlanma evlerinin ise 15 olduğunu söyleyince aramızda ister istemez bir sıcaklık olmuştu.

Düşünün, tanıştığım kişi 'Okumanın Tarihi' adını taşıyan kitabı 30'dan fazla dile çevrilmiş bir yazar! Ona en çok yakıştırılan tanımın ne olduğunu biliyor muydunuz? KİTAPLARIN CASANOVA'SI!

BerKM'de söylediklerinin özetine gelince...
"Antik Dönem'de yaklaşık 200 bin cilt parşömen rulosuna ev sahipliği yapan Pergamon Kütüphanesi, farklı dillerde yazılmış on binlerce eseri barındırıyordu. O dönemde çok tanrılı inanca sahip olan Bergama toplumu / Pergamon Krallığı bu zengin birikimi sayesinde entelektüel anlamda zirvedeydi.

Kütüphaneler ruhları iyileştiren hastanelerdir. Antik dünyanın en önemli tıp ve sağlık merkezi olan Asklepion gibi, milattan önce 2. yüzyılda Bergama'da Athena Tapınağı'nın kuzeyinde kurulan kütüphanenin de ruhları sağaltıcı bir yönü vardı."

Bu arada totaliter ve diktatoryal rejimlerin bilgiye olan düşmanlığından söz etmeyi de ihmal etmedi. Şu mesajı da vermiş oldu: "Kitaplarla geçirilen zaman tanrılarla geçirilen zaman kadar kutsaldır."

Hemen hemen tüm kitaplarında entelektüel etkinliğin eski itibarını yitirdiği günümüz dünyasında kitapların hâlâ sarsılmaz önemi olduğuna dair inancını da yineleyen Manguel'in on binlerce kitaptan oluşan kütüphanesiyle dünyanın en önemli kitap koleksiyoncularından biri olduğunu biliyor muydunuz?

Ona göre, kütüphaneler kolektif belleğin koruyucu mekânları olarak değerlendirilmesi gereken yerler.

Bana göre O, "bibliyofil" tanımına uyan en önemli bir portre!

Çok genç yaşta Borges'a kitap okuyarak edebiyatın büyülü dünyasına adım atmış Alberto Manguel o gün Bergamalılara Seneca'nın şu sözünü anımsattı: "Okumak Tanrılarla birlikte zaman geçirmek gibidir. İşte bu yüzden cennete gitmek için en kestirme yoldur."

Tekrar tekrar iki tıp doktoruna teşekkür etmeyi görev biliyorum. Bizleri Manguel ile bir araya getirdikleri için...

Whatsapp Image 2026 09 28 At 07.01.20-1

2002-2004 yılları arasında Bergama köylerinde 10 kütüphane açmıştık. O günlerde altında arabasıyla bir doktor (uzman hekimlik ihtisası yapan) elim ayağım olmuş, aracıyla her işimize koşuyordu.

2022'de ise CHP İzmir İl Başkanlığında kütüphane kurma çabalarımda her öğle vakti CHP'ye gelip benimle birlikte oluyor, yine elimden tutuyordu.

Çocuğu hasta olan arkadaşlarımıza da el vermeyi ihmal etmiyordu.

Kim miydi o? Tanju Çelik!

Bugünün Bergama Belediye Başkanı, çocuk hastalıkları ve sağlığı profesörü Tanju Çelik!

Vaktiyle açtığımız kütüphaneler için benimle birlikte koşuşturan, bugün yine aynı amaç için elimden tutan, 1980-84 yıllarından öğrencim Tanju Çelik!

Dile kolay onunla ve köyü Sarıdere ile olan ilişkim 1980'den bu yana hiç sekteye uğramadan sürüyor.

Kitaplara, kütüphanelere, Recai öğretmenine olan sevgisi/saygısı ve katkılarını şimdi Bergamalı hemşerilerine hizmet olarak sürdürüyor.

Alberto Manguel'i Bergamalı hemşerileriyle buluşturarak Bergama'nın yıldızını parlattı.

Programın sonuna doğru Manguel'in Tanju Çelik'e yaptığı öneri ise evrensel önemde bir çağrıydı:
"Bergama'ya 200 bin +1 hedefli bir Bergama Kütüphanesi için ne dersiniz?"

Bunu duyuverince yerimden sıçradım ve haykırdım: "1000 kitap benden!"

Belli mi olur, günün birinde o antik çağların yıldızı Bergama'daki 200 bin kitaplı kütüphaneyi +1 ile geçivermişiz. Bence hiç de zor değil.

O gün BerKM'de Manguel, Seneca'dan söz etti etmesine ama Seneca'yı anlatan bir sözü unuttu nedense...

Ne de olsa 78 yaşında.

O sözün ne olduğunu söylemeden önce 2002-2004 yıllarımın Bergama'sında her kütüphane açılışında söylediğim bir sözü anımsatmak istiyorum:

Whatsapp Image 2026 09 28 At 07.01.21

KİTAPSIZ YAŞAMAK; KÖR, SAĞIR VE DİLSİZ YAŞAMAKTIR.

Bergama'daki bir kitapçı bu sözü yağlı boya ile vitrinine yazmasın mı? Altındaki yazı ise beni iyice afallatmıştı.

Recai Şeyhoğlu!

O söz güya bana ait.

Arkadaşlar anlatmıştı bunu bana. Yanıma bir iki arkadaş alıp o kitapçıya gidip tanışmış ve adımı sildirmiştim.

Çünkü o söz Seneca'nındı.

Romalı düşünür, devlet adamı, oyun yazarı Lucius Annaeus Seneca... (M.Ö. 4 Cordoba - M.S. 65 Roma)

25 Eylül 2026'da Cemil Tugay ve Tanju Çelik Başkanın girişimiyle evrensel yazın adamı Alberto Manguel'i tanımış olduk. Seneca'yı bir kez daha anmış olduk.

Emeği geçen herkese teşekkür eden Başkan Tanju Çelik ve ekibini, özellikle arkeolog Dr. Ali Özkan'ı, özel kalem müdürü Seyhan Sarıca'yı ve Bergamalı gazeteci arkadaşlarımı kutluyorum