1992 yılında Turgutlu Belediyesi’nde zabıta memuru olarak göreve başlayıp sonrasında zabıta komiseri, insan kaynakları ve eğitim müdürü ve son olarak da belediye başkan yardımcılığı görevlerinde bulunan Çetin Akın, 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Yerel Seçimlerini kazanarak Turgutlu Belediye Başkanı olmuştu.

Biz onunla 24 Aralık 2022’de tanışmıştık.

Manisa’nın Demirci ilçesi CHP İlçe Başkanlığındaki Rasime Şeyhoğlu- Yekta Güngör Özden Kütüphanesi açılışında…

Whatsapp Image 2026 08 22 At 07.59.50

O günlerde CHP Manisa İl Başkanı olan Sevgili arkadaşım Semih Balaban’ın önayak olmasıyla 55. Kütüphanemizin açılışına katılmış, Turgutlu’dan gelirken de yanında kütüphanemiz için kitaplar getirmişti. Açılışa geliyorken elinde torba torba kitap getirmesi beni çok etkilemişti.

Kitap ve aydınlanma dostu biriydi demek ki…

Biz de Şeyhoğlu Ailesi olarak bu güzel başkanın memleketinde bir kütüphane kurmanın gerekli olduğuna inandırmıştık kendimizi.

Nitekim 23 Nisan 2024’te 60. Kütüphanemizi ve aydınlanma evimizi ‘Vali Refik Arslan Öztürk- Rasime Şeyhoğlu ‘adıyla açmıştık Turgutlu’da.

Özene bezene kitaplar almış, aydınlanma evi için de antikacı antikacı dolaşmıştım o günlerde.

Annemin adının dışında neden Refik Arslan Öztürk?

Sorusuna gelince…

2005-2007 yılları arasında Manisa topraklarında kütüphaneler açmaya başlamıştık.

Sırasıyla; Bağyolu, Üçpınar, Maldan, Nuriye ve Koldere’de…

RECAİ KÖŞEEE

Sayın Kemal Nehrozoğlu’ndan öğrenmiştim Manisa valiliğine atanan Refik Arslan Öztürk’ün kimliğini.

Özellikleri olan, ülkesi ve milleti için akla gelmez fedakarlıkları ve özveriyi göze alan, entelektüel, güzel mi güzel bir bürokrattı Refik Arslan Öztürk.

Gördes’te açmayı planladığımız kütüphane, Üçpınar’da düzenleyeceğimiz ‘Yazönü Şenliği’ ve Manisa’nın kırsalında düşlediğimiz projelerimiz için canla başla bana kulak verdiği o güzel günleri unutamıyorum.

Nitekim, resim sergisi, şiir dinletisi, gitar dinletisi, fotoğraf sergisi, arya dinletisinin bulunduğu Üçpınar Yazönü Şenliği’ne çıkıp gelmiş, ‘Bu etkinlikte yok yok! ‘’ diyerek bizi kutlamış, belde başkanına olsun, bize olsun teşekkürlerini sunmuş, uzun süre aramızda kalmıştı.

Arada bir yanına gider, düşüncelerimizi paylaşır olmuştum.

Bana ne hocam ne de Recai Bey diyordu. Hep ‘’ Üstadım’’

Doğrusu bu ya, benim de çok hoşuma gidiyordu bu sıfat.

Yazık ki Manisa valiliği kısa sürdü. 14 Ocak 2006- 26 Nisan 2008

Manisa Kültür Sanat Kurumu’nun yayımladığı Gediz Dergisi’nin ilk sayısına karikatürle sigara bağımlılığı ve zararlarını çizmiş, karikatürist biriydi değerli valimiz.

Çoğu işte ‘yan çizenler’ in bulunduğu ülkemizde o çizer bir valiydi.

Vali konağından makamına yürüyerek gelen biriydi.

Vilayette yanan fazla ışıkları söndüren, tasarrufa çok önem veren, Manisa’nın caddelerinde korumasız dolaşan biriydi.

Ankara’daki valiler toplantısına bile bilet alıp otobüsle giden bir valiyle tanışmış olduğum için kendimi şanslı görüyorum.

O, eski Türkiye’nin valisiydi.

14 Kasım 2020’de sonsuzluğa uğurladık onu.

Her 14 Kasım’da aklıma Orhan Veli Kanık gelir benim. Ölümü yakıştıramadığım, 14 Kasım 1950’de kaybettiğimiz Orhan Veli…

2020’den bu yana da Kasım’ın 14’ü bana hep Yozgatlı valimizi anımsatıyor.

*

Valilik yaptığı illerde birileri onun adını çeşmeye, okula, parka ya da caddeye vermiş olabilir.

Turgutlu’da açacağımız kütüphanenin açılış tarihinin 23 Nisan olarak düşünülmesi beni çok etkilemişti.

Ulusal bayramımızın yıldönümünde biz de Manisa topraklarında valilik yapmış olan Refik Arslan Öztürk adını annemin adıyla birlikte yaşatmalıydık Turgutlu’da.

Kararımız buydu!

*

Değerli mi değerli, abim bildiğim Kemal Nehrozoğlu ve can kardeşim dediğim Gazeteci Saygı Öztürk ile yaz mevsiminde ziyaret programları düzenliyorum. Eşe, dosta, sivil toplum kuruluşlarına, belediyelere…

Saygı Öztürk, can kardeşliği bir yana, çalışkanlığına/ içtenliğine hayran olduğum gazetecilerden…

Bana onun kadar güzel ‘Recai abi’ diyen kişi sayısı bir elin parmakları kadar azdır.

Bu kez rotamız Turgutlu’ydu.

Sağ olsun ‘batıfide’. Sağ olsun Onur Yılmaz!

Onların sağladığı araçla doğruca Dikili’den Turgutlu’ya…

O sabah, Komünist Osman’ın oğulları Evren ve Barış ile bir başka can kardeşim Jinekolog Doktor Abdürrahim Kaplan’ı ziyaret etmiş, Saygı Öztürk’ün televizyon çekimlerinin bitmesini beklemiştim.

Saadet Öztürk kardeşimin kahvesini içtikten sonra yola koyulduk kaptanımız Sadık Bey ile.

Çetin Akın, üç arkadaşıyla birlikte bizi bekliyordu.

31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde ikinci kez belediye başkanlığına seçilen Çetin Akın, seçildiği günlerden bu yana Turgutlululara yeterince dokunmuş. Kuzey Irak’ta şehit düşmüş Piyade uzman onbaşı Onur Karakaya, şimdi Avşar Mahallesindeki bir parkta ölümsüzlük şerbeti içmiş durumda.

Elazığ’da şehit olan Adem Sığınak da Yiğitler Mahallesinde yaşatılıyor.

SMA Tip 1 hastalığıyla mücadele eden İrem Nur Çakto’nun sağlığına kavuşması adına yürütülen kampanyada tedavi için gerekli 34 milyon liranın toplanması gurur verici.

Kırsal mahallelere yeni aile sağlığı merkezleri kazandırmışlar.

Belediyeyi kredisi en yüksek belediyelerden biri durumuna getirmişler.

Söz verdikleri için Mustafa Kemal Mahallesi’ne Çocuk Kültür Sanat Merkezi kazandırmışlar. Sadık Dostlar Mama Üretim Tesisi kurmuşlar. Urganlı’ya düğün salonu kazandırmışlar. Atatürk Mahallesi’ne Kültür ve Taziye Evi yapmışlar. Atatürk Kültür Merkezi’nde 2 bine yakın kursiyer eğitim görmüş.

Turgutlu Belediyesi Eğitim Merkezi, El Emeği Halk Pazarı ile hemşerilerine hizmet götürmüşler. 95 bin metrekare yeşil alan kazandırmışlar. Meydanları yenilemişler.

Her şeyi satanların varlığına karşılık Turgutlu Belediyesi Satan Değil Alan Başkan görüntüsüyle Turgutlululara güven veriyor.

Bir başka gurur veren tablo da şu: Şeffaf belediyecilik anlayışı gereği tüm meclis toplantılarını ve ihaleleri canlı olarak yayınlamışlar.

Turgutlu denince akla ilk gelmesi gereken konulardan biri buradaki Kent Müzesi.

Kültür sanat çevreleri, Kent Müzesinin sorumlusu Mehmet Gökyayla ile illa tanışmalı derim.

Karşıyaka ve Bergama’da henüz bu konuda adım atılmamışken Turgutlu’daki Kent Müzesini İzmirli entelektüel çevrelerin görmesinde/ incelemesinde yarar var.

*

Atatürk Kültür Merkezi’nde iki yıl önce açtığımız kütüphane ve aydınlanma evi, açtığımız gün gibi pırıl pırıl ve hatta daha da güzelleşmiş gibiydi. Kitaplar kayda geçmiş, aydınlanma evi objeleri ise adeta cilalanmışçasına tertemizdi.

Saygı Öztürk’ün kitaplara ve objelere dikkatlice bakması gözümden kaçmadı.

Bu ziyaret sonrasında aklıma bir şey düştü. Biz de Turgutlu Belediyesi’ne bir teşekkür belgesi vermeliyiz. Açtığımız diğer kütüphaneler ve aydınlanma evleri, doğrusu bu denli bakımlı ve temiz değil çünkü. Çetin Akın ve ekibinin farkı olsa gerek!

Görevli Kamer Hanım, merkezde yapılan etkinlikleri anlatırken gözleri gülüyor gibiydi. İşini seven birilerinin varlığı bizi de çok mutlu etti tabii ki…

Daha önce burada işini severek yapan Aysel Buruk ile tanışmıştım. Çocuklara eğitim veren bir arkadaştı.

Partili arkadaşların bulunduğu bir kahvede içtiğimiz çayların tadı ve konuşulanlar o günün tatlı bir anısı olarak hafızamıza yerleşti. Sokaktakilerin Çetin Akın’a olan sevgisine de tanık olmadık değil.

Turgutlu o gün cıvıl cıvıldı. Biz ise kıpır kıpır!

Saygı kardeşimi evine bırakmak üzere Kuzeye doğru yol alıyorken heyecanımı/ coşkumu bir başka canım abim Alev Coşkun ve Kemal Anadol dostumuzla paylaşmayı da ihmal etmedim.

Ben herhalde ‘yorulmak’ sözcüğüne yabancıyım. Ya da anlamından habersizim.

Dikili’den ver elini Karşıyaka!

21 Ağustos’ta da Bademler…

Annemi yitirdiğimizi gün 21 Ağustos.

2015’in o 21 Ağustos’unu tarihlerden silesim geliyor. Aradan 11 yıl geçmiş olsa da acım/ üzüntüm sanki hiç kabuk bağlamamış gibi.

Benim canım annem!

‘’ Kalk da haydi Ayvalık’a gidelim.’’ diyesim geldi ona.

İtiraf edeyim, hiç konuşmadım da değil…

‘’ Türküsüz/ şiirsiz neler yapıyorsun orada? Türküsüz bir yaşam sıkıyordur herhalde seni.’’ dedim demesine ama…

Öğle uykusundaydı yalım. Hiç mi hiç yanıt vermedi sorularıma.