Bergama’daki tarihi Tabakhane binası, Bergama’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıldönümü olan 14 Eylül 2026’da düzenlenen bir törenle Tabakhane Restaurant olarak hizmete açıldı.
Tarihi Yapı, kentin sosyal yaşamına ve gastronomi kültürüne yeni bir mekan olarak dahil edilmiş oldu.
Tabakhanenin restore edilerek bu duruma getirilmesine kimler öncülük ettiyse onları tek tek kutlamak gerek.
Tabakhane, bilindiği gibi hem hayvansal derilerin kimyasal ve mekanik işlemlerden geçirilerek giyim, ayakkabı ve aksesuar gibi alanlarda kullanılmaya uygun, dayanıklı mamul deriye dönüştürüldüğü tesise verilen ad. Genel anlamda, derilerin işlenip kullanıma hazır hale getirildiği işletmelerdir.
Tabakhane, köken olarak Osmanlıca “debbağhane” sözcüğünden geliyor. Osmanlıcada debbağ, ham deriden meşin, kösele yapan anlamına geliyor.
Önce kesilen hayvanların derileri yaş veya tuzlanmış halde tesise getirilir. Deri üzerindeki kan, kir ve koruyucu tuzlar suyla arındırılır. Deriler kireç ve sodyum sülfür içeren havuzlara yatırılarak üzerindeki tüylerden ve epidermis tabakasından temizlenir. Derinin çürümesini önlemek ve kalıcı esneklik kazandırmak için kimyasal maddeler uygulanır. İşlenen deriler kurutulur, zımparalanır, boyanır, preslenip parlatılır.
Selinos deresinin sağında solunda tabakhaneler vardı bir zamanlar. Bergama’nın ekonomisine önemli bir katkı sağlıyordu bunlar. Ne yazık ki tarihe yenik düştüler ve yıllardır viran bir görüntü olarak varlıklarını sürdürür oldular.
Kim/kimler akıl ettiyse o viran yapıyı ele alıp bugünkü durumuna getirdiler.
Kıyıda köşede kalmış, yalnızlığa terkedilmiş o taş bina, şimdi apayrı bir kimlikle Bergamalılara hizmet için kullanıma açıldı.
Bugünkü belediye başkanıyla, önceki iki başkanın açılışta bulunması ve konuşması bana iki buçuk yıl öncesini anımsattı.
Yerel seçimler yapılıyordu ve Sefa Taşkın, Mehmet Gönenç gibi önceki belediye başkanlarıyla Bahri Kalyoncu, Dr. İdris Yavuzyılmaz, Mehmet Ecevit Cambaz gibi eski ilçe başkanları ile iş ve siyaset dünyasının öznelerinden Özcan Durmaz el ele vererek Tanju Çelik’i başkanlığa getiriyordu.
İktidarın onca asılmasına karşın Bergamalının barış-demokrasi ve dayanışma ruhu AKP’yi yenilgiye uğratıyordu.
Birlik-Dayanışma ruhu galebe çalıyordu.
Aristonikos’un, Galenos’un, Bergamalı Kadri’nin, Osman Bayatlı’nın, Haluk Elbe’nin genlerini taşıyan bugünün Bergamalısı, Tabakhanenin Tabakhane Restauranta dönüştürülmesi konusunda kendilerinden önce bu projeye emek vermiş olanları anmayı/anımsamayı da unutmadı 14 Eylül’de.
Bergamalının bu değerbilirliği beni çok etkiliyor. Görmezden gelmiyor. Benden önceki başkanın projesi diye örtbas etmiyor.
2004’ün 14 Mart’ında AKP’li başkanın beldesinde, Ayaskent’te üçüncü kütüphanemizi açmıştık. Sosyolog Selim Karyelioğlu o gün gitarıyla Bella Ciao’yu (Çav Bella) çalmış ve söylemişti onca kalabalığa. İki de vali yardımcımız vardı o açılışta yanılmıyorsam...
Bergamalı hoşgörülü. Bergamalı barışsever. Kavga dövüş kültürüne yabancı.
Yapılan iş doğruysa duvarın üstüne bir tuğla da benden diyor.
Şunu da söylemeden geçemeyeceğim ama... O açılışta Sefa Taşkın, Hakan Koştu da bulunmalıydı.
Ezcümle...
Bergama; Ilıca ve Çamlıpark'tan sonra üçüncü bir yeme içme adresine kavuştu.
Sahi...
Neden Tabakhane Lokantası değil de, Tabakhane Restaurant?
Ya da neden "Tabakhane Yeme İçme Evi" değil?