Günler günleri… Aylar ayları… Yıllar yılları kovalıyor… Takvim yaprakları ise... Nasıl da… Birer birer düşüp… Anılarımızı… Tavan arasındaki sandıklara tıkıştırıyor!.. Çoğu kez vaktimiz olmuyor, o kıymetli anıları eşelemeye… Bazen de... O hatıralar kendilerini hatırlatarak... Sizi... Bizi... Hepimizi şaşırtıyor...
Bugün, “11 Ağustos Salı”…
26 yıl önce “dün” (10 Ağustos)…
Görüp, görebileceğimiz “en yiğit” belediye başkanına…
Veda ettiğimiz gündür…
“Unutulmaz olmak” ise şahane bir “ünvan” diye bilinir…
*
Adı gibi “Aydın”dı… “Yiğit”ti… Ve de “Gültepeli”ydi…
Hepsinden önemlisi ise…
“Adam gibi adam”dı…
*
İzmir'in göçe açık…
En ihmal edilmiş yerleşim merkeziydi “Gültepe”...
1963 ile 1980 yılları arasında...
Ufacık, tefecik kendine has bir “belde belediyesi”ne sahipti...
Ne var ki...
Hiçbir dönemde idari olarak “ilçe” safatını kazanamadı!
12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından ise...
Yıldırım hızıyla çıkartılan kanunla “Gültepe Belediyesi” sizlere ömür!
Kapılarını kapattı...
İzmir Belediyesi sınırlarına dahil edildi...
Günümüzde ise...
İzmir'in merkez ilçesi Konak'a bağlı bir semt ve...
Mahalleler bütünü olarak varlığını sürdürüyor...
Eh, buna da şükür...
Aslında...
Kime sorarsanız sorun İzmir’de...
“Gül gibi insanların mahallesidir Gültepe”...
TV’de “dizi” bile oldu yıllar önce!
*
CHP il gençlik kolları başkanlığı yaptı...
“12 Mart Muhtırası” sırasında CHP İl Yönetim Kurulu üyesiydi...
1973 seçimlerinde Gültepe'den belediye başkanı seçildi...
*
Tipik “68 Kuşağı”nın efsane ismiydi Aydın Erten…
Diyarbakır doğumluydu ama ilk eğitimini İzmir'de almış…
İktisat Fakültesi'ni bitirmişti…
CHP'nin Gençlik Kolları'na üye olduğunda yaşı tutmuyordu…
Süzme devrimciydi…
1973'te Ecevit'li CHP'nin Gültepe Belediye Başkanı oldu…
(O zamanlar Gültepe, İzmir'in ilçesiydi, şimdi sadece bir semt…)
Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel…
O günlerde Meclis kürsüsünden…
“Gültepe'yi solcu komünistler ele geçirmiş, kurtarılmış bölge ilan etmişler…” demişti…
*
Aydın Erten'in başkanlık sürecindeki bir anısı unutulmaz…
O zamanki Türkiye Elektrik Kurumu…
Gültepe'ye elektrik direği dikmeyi her defasında sümenaltı yapıyordu…
“Madem öyle, işte böyle…” der, Başkan Aydın Erten…
Sabaha kadar işçileriyle birlikte çalışıp…
TEK'in yapmadığını yapar, direkleri diker…
Gültepe'de sosyal konut yapılması için halka arsa dağıtır…
Fırın çalıştırır, halka ucuz ekmek yedirir…
Tanzim satış mağazaları açar, halka temiz ve ucuz gıda ulaştırır…
Aklınız durur, maliyetine taksitle kömür dağıtır…
Aliağa'daki işçi eylemlerinde de yer alır…
Halkın sevgilisi olur, 1977'de yeniden seçilir…
O artık İzmir'in “Terzi Fikri”si olmuştur…
Bütün bunların yanı sıra...
Hükümet, Gültepe'ye “Küçük Moskova” demeye başlar(!)…
İller Bankası'ndan gelen payını keserler…
Gültepeliler, belediye yaşasın diye…
(Bakın burası çok önemli…)
Ziynet eşyalarını belediyeye bağışlar…
“Tariş Direnişi”ne katılanlara kumanya dağıttığı için(!)
Gencecik Başkan Erten...
Bedelini ağır öder!..
12 Eylül Darbesi'nde…
Başkan Aydın Erten ve belediyedeki çalışma arkadaşları…
İşkence tezgahlarından geçirilir, ardından tutuklanır…
Cezaevinden çıktıktan sonra 17 yıl yasaklı kaldığı halde…
Siyasetteki varlığını “rütbesiz” sürdürür ama…
Çektiği acılar O'nu bitirir; kansere yakalanır…
Hasta yatağında bile…
“Emek düşmanları sevinmesin… Bu yatışım yeni bir mücadelenin başlangıcıdır” diyecek kadar “Eski Tüfek” olduğunu hatırlatır…
*
...Ve, 10 Ağustos 2000…
İzmir'in, Aydın Erten'i kaybettiği tarihtir…
Bu kentin hafızası merhum “İzmir Baba / Sancar Maruflu”…
Aydın Erten için şöyle demişti bi'zamanlar:
“Aydın Erten'in gençlerle çabuk iletişim kurabilme özelliği, yaşamının son döneminde CHP'ye bıraktığı en büyük miras oldu…”
*
İzmir, Aydın Erten'in…
Bir “değer” olduğunu hiç unutmadı…
O günün gençleri için idol'den farksızdı…
Önderdi ama aynı zamanda…
Çilekeş babasıydı…
Hastalığında bile dimdik ayaktaydı…
Dostlarına o süreçte hep şöyle dedi:
“Acımasız sermaye sevinmesin, bu yatış dinlenme sürecidir…”
Vicdanı ile cüzdanı arasında sıkışanlara inat çok duyarlıydı…
Cebindeki son 5 lirayı bile ihtiyacı olana verirdi…

*
Bitiriyoruz…
Kadim dost Sancar Maruflu…
Yıllar önce…
Aydın Erten için şöyle demişti; hiç unutmuyorum:
“İnanılacak gibi değil ama gerçek… Vatandaş, Aydın Erten'in önderliğinde kendi öz olanaklarıyla, kendi yerel sorunlarını çözmüş ve kendi belediyelerini kurmuşlardı…”
Bu anlatılanlar, Türkiye'de…
Hiçbir belediye başkanına nasip olmamıştır…
Meslek büyüğüm merhum Okan Yüksel Abi'mizin…
Kaleminden döküldüğü gibi:
“Ayrılık Defteri'nin elimize verildiği gün! / Bin yıl geçse de unutmayız, unutamayız seni yoldaşım… / Yiğit 68'lim…”
Nokta…
Hamiş: “Buranın adı Gültepe’ydi ama ne gül vardı ne de gonca... Evlerde ne elektrik vardı, ne de su... Aydın Erten, Gültepeliler’i çok sevdi... Ne yaptıysa hep halkla yaptı... Elektrik direklerini halkla, su borularını üniversite öğrencileriyle birlikte döşedi... Sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini o verdi... Her zaman disiplinli ve devrimci bir kişi oldu...”
Sonsöz: “İnsan, okunacak en güzel kitaptır… / Hacı Bektaş-ı Veli…”