Taaa 160 - 170 yıl önceydi... İzmir'in güzel “Bergama”sı ve çevresi... Serin bir sonbahar akşamı… Adeta tavanı yıldızlarla dolu bir kent... Alman mühendis Carl Humann, Akropol civarında gezinmeyi pek severdi…

Osmanlı'dan davet aldığı için gelmişti buralara…
Görevi 28 kilometrelik Bergama – Dikili yolunu yapmaktı…
Güneşin batmaya başladığı saatlerdi…
Kazara ayağı bir taşa takıldı…
Toprağı eşeledi…
Son derece estetik mermerden bir “kadın eli” figürü gözüne ilişti…
Hiç şaşırmadı…
Biliyordu Anadolu'nun tarihi eser zengini olduğunu…
Bi'an düşündü…
Eşelediği o Ege topraklarının altında kim bilir ne hazineler vardı?
*
İçinde bir “heyecan” büyüyordu Carl Humann’ın…
Ayağına takılan bir-iki parça tarihi eseri Almanya'ya gönderdi…
Berlin, anında telgrafla karşılık verdi:
“Aman ses çıkarma bunlar altından kıymetli… Hemen Osmanlı Padişahı'ndan kazı izni al…”
Ve…
Bergama’daki tarihi “kalk gidelim” projesi(!) böyle başladı…

Whatsapp Image 2026 09 16 At 07.28.11
*
Sabırla...
Dolu, dolu tam 15 yıl içinde…
Osmanlı'nın, “Taş bunlar ne işe yarar ki?” zihniyeti sayesinde…
“Dünyanın Sekizinci Harikası” kabul edilen “Zeus Sunağı”…
Kağnılarla, fark ettirmeden…
Önce Dikili Limanı'na, oradan da…
Teknelerle Hamburg Limanı'na taşındı…
Tam, “5 bin 475” günde; yani, 15 yıl içinde…
Adeta mermerden küçük bir kent…
Parça parça…
Bergama'dan “yürütüldü” resmen…
O paha biçilmez sunak, o günden beri “Berlin Müzesi”nde…
Şaka gibi ama...
Yılda en az bir milyon kişi...
Dünya harikası o sunağı görmek için Almanya'ya gidiyor...
Bi’de üstüne “seyir parası” veriyor...
*
Bir buçuk asırlık “gurbet”; hak verirsiniz…
Taşı(!) bile çatlatır…
Yıllar boyu milyonlarca meraklı “Bizim Zeus Sunağı”nın…
Mitolojik lezzetinin tadını…
Berlin Müzesi'ndeki basamaklarında “para basarak!” çıkarırken…
Ne yazık ki…
Biz sadece karşıdan seyrettik, seyrediyoruz!
Bir kişi hariç…
Varlığıyla onur duyduğum dostum (*)Sefa Taşkın...
O tarihlerde henüz 39 yaşındaydı…
Bergama'nın Belediye Başkanı olduğunda...
Temellerinde ders çalıştığı Zeus Sunağı'nı…
Doğduğu topraklara getirmek için…
Adeta yemin etmişti…
Gazeteci olarak bizzat tanığım Sefa Taşkın'ın çabalarına…
1989 – 1999 arasında…
Berlin'e otobüs otobüs Bergamalı gönderdi…
Devasa müzenin önünde eylem yaptırdı…
Az daha Türkiye-Almanya ilişkileri zedeleniyordu…
Ne var ki, emeline ulaşamadı…
O sunak, kaçırıldığı yerde prangalarından kurtulamadı…
*
Efsane Başkan Sefa Taşkın…
Neredeyse “çeyrek asır”dır, hiç yılmadı…
Bir Bergamalı olarak…
Bir entelektüel olarak…
Bir yazar olarak ve...
Tarih zengini bir kente “reis” olarak ama...
Hepsinden önemlisi...
Vatanının çakıl taşını bile seven biri olarak…
Zeus Sunağı'nın peşini hiç bırakmadı…
Yıllarca…
“Taş Yerinde Ağırdır” başlığı altında…
Yüzlerce heyecan veren, bilgilendiren yazıları kaleme aldı…
Hani, “taş olsa çatlar” derler ya, aynen öyle…
Hep “Unutmayalım, Unutturmayalım” diye seslendi Türkiye'ye…
Neden?
Çünkü…
Sefa Başkan’a sorarsanız…
Tünelin ucunda “ışık” görünür gibi oluyor arada sırada!
Merak ettiniz di'mi?
O zaman…
Kulak verelim ısrarla “taş yerinde ağırdır” diyen Sefa Taşkın'a…
*
Almanlar…
Zeus Sunağı’nın hapsedildiği(!) Berlin Müzesi’nin bir kısmını…
Ziyarete kapatan (2013) Almanya…
Bu alışkanlığını arada sırada yine uyguluyor…
Neden?
Büyük olasılıkla, “yenilenme” bahanesiyle…
Nemin, çürümelerin, hırsızların, meczupların…
Zeus Sunağı'na verdikleri zararlar örtülüyor…
Bi'de…
Saf saf olmayacak bi'şi yaptılar!
Müzenin kapısına…
Yıllar önce...
“Neden bu Sunak, Berlin'de?” diye afişler astılar…
O afişlerin üstünde…
“Bergama” adının “B”si yer almıyor…
Yemezler!
Muhteşem Zeus Sunağı'nı görmek için…
Dünyanın bir ucundan gelenleri kandırabilirler ama…
Bizi kandıramazlar!
Çünkü…
Bergama'nın eserlerini çalan şebekenin başı Carl Humann'ın…
1864'de Bergama'ya geldiğini…
1878'e kadar yasak olmasına rağmen…
Zeus Sunağı'nın parçalarını ve heykellerini Almanya'ya kaçırdığını…
Ve bunları nasıl yaptığını…
“Kazı Defteri”nde bir güzel yazmıştı…
Üstelik…
Yıllar sonra…
Yine Alman Hükümeti adına…
Taaa 1990'lı yıllarda…
Bergama'da kazı yapan heyetin başkanı W. Radt'ın bile…
Bu kaçakçılığı onayladığını sağır sultan biliyor…
*
Zeus Sunağı Bergama kentinin bir parçasıdır...
Bergama'nın tarihi eserleri…
Herhangi bir mal ya da ganimet değildir…
Artık güneş balçıkla sıvanmıyor…
Gerçek kirli çamuru kurutup atıyor…
Bir ara Berlin Müzesi'nin kapısına asılan afişler…
Çağdaş ve yüksek kültürlü…
Alman Devleti'ne hiç yakışmıyor…
“Zeus Sunağı”…
Doğduğu topraklara gelirse…
Türkiye adına…
Özellikle de İzmir ve güzel ilçesi Bergama adına…
Unutulmaz bir zafer olur!
*
Bitiriyoruz...
Neyle?
Bugüne kadar...
“Zeus Sunağı”nın kaderini oluşturan...
Ve...
Hiç sorulmamış bir soruyla...
Sahi...
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu topraklarda yaratılan...
Dünya kıymetlisi Zeus Sunağı...
Doğduğu Bergama’ya nasıl gelir; nasıl korunur?”
TEK “REÇETE” VAR...
O DA SAYIN “SEFA TAŞKIN”IN ŞU SATIRLARINDA YER ALIYOR:
Bergama’nın Zeus Sunağı ve heykellerinin Berlin’de bulundurulması, çağımızda akıl dışıdır... İnsanlığın pozitif kültürüne aykırıdır.
Elbette ısrarlı taleplerimiz sonucunda evine geri dönecektir...
Peki, nasıl?
Tarihten bir yaprak örneğiyle...
13 Kasım 1918’de...
İstanbul galip devletler tarafından fiilen işgal edildiğinde...
Gazi Mustafa Kemal Paşa...
İşgal donanmasını işaret ederek, “Geldikleri gibi giderler” demişti...
Benzer öngörüyle ifade etmek gerekirse...
Anadolu’nun tarihi eserleri de kaçırıldıkları, götürüldükleri Almanya’dan...
Mutlaka geri gelecektir... İnsanlık dediğin bunu gerektirir...
Mücadelemiz bundandır...
Dünyanın kıymeti “Zeus Sunağı”...
Bergamalılar’ın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ısrarı...
Kamuoyunun baskısı...
Türkiye ve dünya aydınlarının talebi...
Alman devletinin “anlamlı” hoş görüsü...
Nihayetinde...
Çağdaşlık, hukuk ve karşılıklı anlayış bağlamında...
Muhakkak yaratıldığı topraklara geri dönecektir...
Peki...
Bu operasyon nasıl gerçekleşecek?
Tabii ki...
Yüzyılın gelişmiş teknikleriyle...
Bugün...
Devletimiz...
Yıllar önce...
Amerika ve Avrupa’ya kaçırılmış bazı tarihi eserleri...
Çağdaş nakillerle getirtebiliyor...
Ve önemli bir ayrıntı...
Bergama’ya getirildiğinde...
Eşsiz “Zeus Sunağı”...
Bergama Akropolü’ndeki temelleri üzerine mi monte edilecek?
Yoksa...
Yeni, devasa bir müzeye mi yerleştirilecek?
Buna da arkeologlar ve mühendisler karar verecek...
Şimdi diyeceksiniz ki, doğal olarak!
Bakalım “Zeus Sunağı” bu topraklara “yüzde 100” gelecek mi?
Kesin bir anlaşma yok ama...
Uzun sürmez...
Çünkü...
Müjdeyi veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy...
Almanya'da (Berlin Pergamon Müzesi'nde) bulunan Zeus Sunağı'nın Türkiye'ye ve ana vatanı olan Bergama'ya geri getirilmesi için bakanlık nezdinde uluslararası diplomasinin başlatılacağını ve yürütülecek çalışmalara tam destek verileceğini belirtmişti... Nitekim, Bergama Belediyesi ile yapılan görüşmelerde Bakan Ersoy, eserin iadesi amacıyla uluslararası diplomatik girişimlerin bakanlık tarafından üstlenileceğini ifade etmişti...
Olsun bu proje; gerisi kolay...
Yeter ki, Zeus Sunağı doğduğu topraklara tek parça gelsin!
Neden?
Bana sorarsanız...
Projelendirme çalışmalarına şimdiden başlanabilir...
Türkiye bu sorunları çözecek güçtedir...
Üstelik...
Nazar değmesin!
Türkiye, “olağanüstü müzeleri” ile konuşuluyor son yıllarda...
Urfa, Gaziantep, İstanbul ve Ankara, Troya, İzmir – Bornova - Yeşilova müzeleri...
Avrupa’da bile eşine az rastlanan güzellikte ve yeterlilikte...
Türkiye’nin arkeologları...
Göbeklitepe ve Karahantepe - Urfa, Sagalassos - Burdur, Laodikeia - Denizli vb. kazı restorasyonlarıyla harikalar yaratıyor...
Yeter ki, Zeus Sunağı doğduğu topraklara gelsin... Türkiye ve Bergama onu “pamuklar içinde” korur!
Nokta…
Hamiş 1: Zor soruyu özellikle sona bıraktık… O sunağı doğduğu topraklara getirmek için iki yöntem var… Birincisi uluslararası mahkemelerde Türkiye olarak kendimizi yüzde 100 haklı çıkarmak… Bu zor ve uzun vadeli yöntem… Aradan bir asır daha geçebilir… İkinci yöntem; Almanya Devleti'ni ikna odasında tuş etmek… Kolay değil ama imkansız da değil…
Hamiş 2: Türkiye'ye son üç yıl içinde (2024, 2025 ve 2026 döneminde) binlerce tarihi eser ve kültür varlığı iade edildi... 1980’den bu yana toplam iade edilen eser sayısı 31 bine ulaştı... Bu yıl (2026) Smyrna Agora kazılarından kaçırılan mermer baş, İspanya ve İngiltere'den getirilen çiniler ile ABD'den gelen Zeugma mozaik panosu gibi çok sayıda önemli eser Türkiye'ye kazandırıldı... Yeter ki isteyelim!

Hamiş 3: Sefa Taşkın, Bergama'da 10 yıl (iki dönem, 1989-1999 yılları arasında) belediye başkanlığı yaptı...

Sonsöz: “Zeus Sunağı, soğuk ve puslu Berlin'e değil; güzel Bergama'ya, Anadolu'ya ait… Mutlaka evine dönecek… Bugün değilse yarın; yarın değilse pek yakında... / Sefa Taşkın – Siyasetçi, yazar, Bergama eski Belediye Başkanı…”