Bu güzel vatanın hekimleri... Can kurtarır, cana can katar... Bu ifade... Yaşlı dünyamızın her köşesinde geçerlidir... Dünyanın parmakla gösterilen... Doktorları ayakta alkışlanır... Kuşkusuz... Göz yaşartan acılar da yaşanır! Hatta... Can yakan, göz yaşartan istisnalar bile olabilir... Ne var ki... Önemli olan... “Hastanın hayatını kurtarmaktır!”
An itibarıyla...
Hastaneler tıkım tıklım...
Görülmemiş bir akın var sağlık uzmanlarına...
Ne var ki...
Cumhuriyet tarihinde belki de ilk kez hastalara...
“İki dakika ara” ile randevu veriliyor!
Evet, evet...
Yanlış okumadınız, sadece “iki” dakika…
Neyse...
Bu acıklı filmi başa saralım...
*
Topu topu “120 saniye” içinde...
Hasta, önce adını ve soyadını yazdıracak ardından...
Şikayetini dile getirecek...
Doktor da...
Hastasını dinledikten sonra...
Muayene faslı başlayacak...
Hastanın önce nabzına bakacak...
Ardından...
Kalbini dinleyecek, tansiyonunu ölçecek ve...
Teşhisini koyduktan sonra reçetesini yazacak...
…Ve bütün bunlar...
Sadece “iki dakika / 120 saniye” içinde gerçekleşecek...
Sizce...
Mümkün mü?
*
Türkiye’de hasta muayenesine...
Neden “2 dakika ısrarı” devam ediyor?
Cevap uzman doktorlardan geliyor:
“Bir hastaya ayrılması gereken muayene süresi en az 20 dakikadır... Bu suni çözüm arayışları iki dakikada çözüm olunamayan sağlık sorunları sonrası hastaların yeniden ve yeniden sağlık kurumuna başvurularının artmasına neden olacak... Yani tam da sağlığı ticarileştirenlerin istediği gibi sürekli talep üretecek... Hastalarımıza çağrımızdır: “Sağlığınız iki dakikadan daha kıymetlidir, sağlığınıza sahip çıkın!”
*
Bitiriyoruz...
Meclis’te Sağlık Bakanlığı Bütçesi görüşülürken konuşan...
İYİ Partili doktor - milletvekili Turhan Çömez’e göre...
“İki-üç dakikada hastanın şikâyetini anlatmasına bile yetmez!”
Peki, “yeter” süre ne olmalı?
*

Bitiriyoruz...
Bizim devlet hastanelerinde durum böyle!
Vatandaş ise şöyle diyor:
“İki dakikalık garip süre Sağlık Bakanlığı’nın...
Hastalarına verdiği değeri gösteriyor! Yazık; çok yazık!”
Sonsöz: “Dayatılan iki dakikada ne hastanın derdi anlaşılabilir ne de yeterli muayenesi yapılabilir... / Dr. Turhan Çömez...”