Bir Ocak ayı sabahında doğdu…
Bir Şubat ayı akşamı milyonlara veda etti…
Üstelik…
En sevilen 56 yıllık şarkısındaki iki cümlecik gibi…
“Rüya gibi her hatıra her yaşantı bana…
Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kısa…”
*
Yaşasaydı…
Dün...
“82 yaşına basmış olacaktı...”
Ne gam!
İyice kırlaşan uzun saçlarıyla…
Hala şarkılarıyla bizi mest edecek…
Hatta…
İki kuşak önce sahneye çıkardığı bebişlerin…
Büyük olasılıkla çocukları hatta torunlarıyla(!)…
Aynı sahneyi paylaşacaktı…
Ne yani, şaşırdınız mı?
Taaa, 37 yıl önce…
“Adam Olacak Çocuk” programında şarkı söyleyen…
Altı yaşındaki bebiş…
Bugün 40'lı yaşlarını sürdüğüne göre…
Neden olmasın?
*
Allahı var; büyük sanatçıydı…
Zarif adamdı…
Yüksek öğrenimini Belçika Kraliyet Akademisi’nde, “resim-grafik-iç mimari” alanında tamamladı; birincilik ile mezun oldu...
Şarkıcı, besteci, aranjör ve söz yazarıydı…
TV programları unutulacak gibi değildi…
Sunucuydu, köşe yazarıydı…
Bu toprağın gençlerine rock müziğini sevdirmişti…
Devlet Sanatçısı ve kültür elçisiydi…
Eskilerin dediği gibi…
10 parmağında 10 marifet vardı…
Size, bize, hepimize veda ettiğinde…
Henüz…
56 yaşındaydı…
Demek ki…
Türkiye, 26 yıldır O'nsuz…
Neredeyse...
Yokluğunu derinden hissettiğimiz çeyrek asırdan söz ediyorum…
Çıkın sokağa…
O’nun adını söyleyin…
Yeni yetmelerin bile gözleri nemlenir!
*
Barış Manço…
Adam gibi adamdı…
O'nun gibisi bi'daha gelmedi…
*
Belki de…
En büyük hayali “Cumhurbaşkanı olabilmek” için…
100 bin imzayı bir çırpıda bulup…
Adaylık yarışına bile girebilirdi…
Şaka yapmıyorum…
Türk Pop Müziği ile Türkiye'nin adını…
Avrupa'dan Asya'ya kadar duyuran Barış Manço'nun en büyük hayali…
Cumhurbaşkanı olmaktı…
*
Üstelik, bu önüne geçilmez arzusunu iki kez seslendirmişti…
Siyasette ise, adeta “direk”ten dönmüştü…
Yıl; 1992…
Barış Manço Almanya'nın Köln kentinde düzenlenen “Top Pop'92 Festivali”nden Türkiye'ye şöyle sesleniyordu:
“Ben herhangi bir siyasi partiye bağlı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girmek istemiyorum… 2000'li yıllarda cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi için hazırlık yapılıyor… O zaman adaylığımı koyup halkım da beni desteklerse Cumhurbaşkanı olmak isterim…”
Dikkat buyurun lütfen!
Barış Manço, neredeyse çeyrek asır önce…
Bir (*)kahin gibi...
“Türkiye'de gün gelecek cumhurbaşkanını halk seçecek” diyor…
*
O hayal bitiyor mu?
Hayır…
Bi'ara dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile…
Baş başa kaldıklarında…
Kalbinden geçenleri bi'çırpıda “Baba”ya seslendiriveriyor:
“Hiç bir zaman partili filan olmadım… Politikadan anlamam, öğrenmek istediğim de yok… Ben siyaset dünyasına yeni bir boyut, yeni bir tat, yeni bir çizgi, farklı bir gusto ve renk getirmek istiyorum… Arkamda bunca milyonluk kitle var… Hem de 7'den 77'ye kadar… Hele halk seçsin, Cumhurbaşkanlığını benden başka kimse kazanamaz…”
*
Çok haber, çok röportaj yaptım O'nunla…
Siyasetçi değildi ama “milliyetçi kesime yakınlığı” bilinirdi…
Cumhuriyet'e sevdalıydı…
Su katılmamış bir hümanistti…
Bu özellikleri nedeniyle zaman zaman “Sağdaki Solcu” yakıştırması bile yapılmıştı…
Yaşı müsait olanlar hatırlayacaktır...
Kıyafetlerini… Müzik tarzını…
Hatta…
Evlatlarına, “Batıkan” ve “Doğukan” adlarını vermesini…
Siyaseten “iç dünyası” için bir fikir vermiyor mu?
*
Bana sorarsanız…
İlk kez Recep Tayip Erdoğan tarafından dillendirilen…
“Türkiye'nin 2023 Vizyonu”nu…
Taaa o yıllarda Barış Manço (pek kimseler bilmez) şarkı yapmıştı…
Bu işten harbiden anlayanlar…
“Kurtalan Ekspres”in katkılarıyla 1975 yılında piyasaya çıkan “2023” isimli albüm, Türkiye'nin 100 yıl sonra neler yapabileceğini, ne seviyeye gelebileceğini işaret ettiği gibi, bu güzel vatanın 2023'te birçok Türk devletleri ile beraber bir medeniyet kuracağından bahsettiğini müzik eşliğinde anlatır… İşte, “2023” albümündeki “Kayaların Oğlu” şarkısının sözleri… Gel de etkilenme…
“1923'ün ılık bir ekim sabahında,
Kayaların toprağa dikine saplandığı yerde doğdum,
Toprak anayla kaya babanın oğluyum ben,
Ve sen kayaların oğlu,
Bu taşı toprağı bir arada tutacaksın,
Kolay değil kayaların oğlu olmak,
2023'ün ılık bir ekim sabahında,
Bacaklarımda hafif bir uyuşma ile uyandım,
Ve sanki yüz yıllık ulu bir çınar gibi,
Kök salmaya başladım o sabah,
Ve ilk kez sağımda solumda asırlardır,
Durmakta olan diğer çınarları fark ettim,
Doğudan hafif bir seher yeli yükseldi,
Ve asırlık çınarlar beni de aralarına aldılar,
Ve 2023'ün ılık bir ekim sabahında,
Yeni bir kayaların oğlunun doğuşunu,
Beraberce seyre koyulduk...”
*
O plağı boşuna bitpazarlarında filan aramayın…
“2023” adlı Barış Manço'nun uzunçaları…
Bir elin parmağı kadar kaldı; onlar da koleksiyoncularda…

Bitiriyoruz…
Bir Barış Manço geçti…
Ata yurdu memleketimden…
Ve de bu fani dünyadan…
Yeni bir Barış Manço yok!
Çıkmıyor…
Hasretiyle yaşıyoruz…
Dün doğum gününü (02 Ocak) yad ettik...
29 gün sonra (1 Şubat) ise...
O ölümsüz sanatçının aramızdan ayrılışını anacağız…
Nurlar içinde uyusun güzel kalpli dostum…
(*) Kahin: Gelecekle ilgili olarak görünmez evrenden haber veren kişi...
Nokta…
Hamiş: Milyonların “Barış Abi”si, televizyonculukta şimdiye kadar ulaşılamamış rekorlara imza atarak Türkiye’de en uzun ve en başarılı televizyon yayıncılığını gerçekleştirdi... “Ekvator’dan Kutuplar’a” programında beş kıtada 100’den fazla değişik yöreye giderek, “600.000 km.” yol katetti; rekor üstüne rekor kırdı...
Sonsöz: “Ben yaşarken kendime sanatçı diyemem… Ancak 10, 20, 40 yıl sonra diyebilirler… / Barış Manço / Devlet Sanatçısı…”