2026 bütçesi açıklandı.
Biz de açıldık.
Cüzdan açıldı, cepler havalandı, umutlar cereyana kapıldı.
Bu bütçe nasıl anlatılır diye uzun uzun kafa patlatmaya gerek yok.
Gerçekler ortada.
Bütçeyi tutturabilmek, daha fazla açık vermemek için yine ve yeniden vatandaşa yüklenecekler.
Alavere, dalavere…
Vatandaş Mehmet nöbete.
Bütçede rakamlar büyük.
O kadar büyük ki insan bakarken kendini zengin sanıyor.
Meğer bakmak bedava, yaşamak paralıymış.
Gider: 18 trilyon 929 milyar TL
Gelir: 16 trilyon 216 milyar TL
Açık: 2 trilyon 713 milyar TL
Yani daha yılın başında devlet,
“Ben bu seneyi borçla geçireceğim”
diye not düşmüş.
Ama merak etmeyin, borçlanırken sizden kefil istenmeyecek.
Zaten borç sizin.
*
Vergi Devleti Değil, Vergi Vatandaşı
Devletin kasasına girecek her 100 liranın 87 lirası vergiden.
Verginin büyük kısmı da maaşlıdan, emekliden, pazarda file taşıyandan.
Zengin?
O da vergisini veriyor tabii…
Ama vermese de olur kısmı bütçeye yazılmış.
Gelir vergisi artışı: yüzde 39,5
Kurumlar vergisi artışı: yüzde 1,9
Yani devlet diyor ki:
“Emekçi sen koş, patron sen yorulma.”
Koşan yoruluyor, yorulan borçlanıyor, borçlanan sabretmeye davet ediliyor.
*
Cehennemi Biz Yaşıyoruz
2026’da devlet, sermayeden alması gereken
3 trilyon 597 milyar TL’lik vergiden vazgeçmiş.
Adı çok güzel:
İstisna…
Muafiyet…
Teşvik…
Halk dilindeki karşılığı net:
“Biz almayalım, siz ödersiniz.”
*
Uçmadık, Geçmedik Ama Ödedik
Uçmadığımız havaalanı.
Geçmediğimiz köprü.
Yatmadığımız hastane.
Ama parası yatıyor.
Hem de 238 milyar TL.
Demek ki vatandaşlık artık ikiye ayrılıyor:
• Hizmeti kullananlar
• Parasını ödeyenler
Biz ikinci gruptayız.
Hem kalabalığız, hem sessiziz.
Sessizliğimiz de bedava değil.
*
Faizler Yükseliyor, Biz Eğiliyoruz
Faiz giderleri 2,7 trilyon TL.
Bütçenin yüzde 14,5’i.
Eğitime bakıyorsun…
Sağlığa bakıyorsun…
Faizin gerisinde kalmış.
Demek ki bu ülkede en iyi yatırım alanı:
Para.
Para, parayı kazanıyor.
Yoksul uzaktan seyrediyor.
En riskli yatırım alanı ise hâlâ aynı:
İnsan.
*
Saray Tok, Halk Diyette
Cumhurbaşkanlığı bütçesi 21 milyar TL.
Günlük harcama 58 milyon TL.
İletişim Başkanlığı, Diyanet derken toplam 195 milyar TL.
Ama emekliye gelince:
“Sabredin.”
Gence gelince:
“Girişimci olun.”
Çiftçiye gelince:
“Yağmur duası.”
Sürücüye gelince:
“Trafik cezası.”
Memura, emekliye gelince:
“Fakirlerin cennette yeri hazır.”
Dünya pahalı ama ahiret bedava.
*
Bu bütçe bir ekonomi belgesi değil,
bir mizah metni aslında.
Gülmeyin deniyor ama…
Başka çare de bırakılmıyor.
Çünkü gülmezsek,
ağlayacağız.