O gün ile bugün arasında...
Tam “111 yıl” geldi, geçti...
Bu, parmak hesabıyla...
“40 bin gün”den fazla demektir...
Unutuldu mu?
Asla...
Neden?
Cevabı, ölümsüz sanatçı Barış Manço’nun yarattığı...
O unutulmaz tarihe nakşeden özlü sözde saklı!
Ne demiş yıllar önce büyük sanatçı?
Aynen şöyle:

“Geçmişini bilmeyen, bugününü anlayamaz ve yarınını kuramaz!”

Neden böyle demiş ve...
Aslında ne demek istemiş “Barış Abi”?
Cevabı şudur:

“Geçmişin bilinmesi, bugünün anlaşılması ve geleceğin inşaası için zorunludur...”

*

Bu millet...
111 yıl önce yaşananları ne unutur ne de unutturur!
Neden?
Cevabı şu kısa gözyaşlarıyla süslü “gerçek” öyküdedir!
Başlıyoruz...

*

Deniz savaşlarının bir ay…
Kara savaşlarının sekiz ay sürdüğü…
Şehit olan 250 bin kahraman Mehmetçik'in...
“Çanakkale Geçilmez Destanı”nı yazdığı…
O günleri daha iyi anlayabilmek için…
Yine o günlerden “ibretlik” bir anı…

*

18 Mart 1915 günü…
Çanakkale Deniz Savaşları'nda…
Gelibolu'da ağır bozguna uğrayan…
İtilaf Devletleri (İngiletere – Fransa…)
Karaya asker çıkardı…

Tarihin yazdığı en kanlı kara savaşları başlamıştı…

Whatsapp Image 2026 03 18 At 07.11.41

25 Nisan 1915'te düşman Kemalyeri'ne kadar ilerledi…
Burada 27. Türk Alayı ile karşılaştı…
Düşman çıkarmasını gören Mustafa Kemal...
Ordudan emir almayı beklemeden...
Kuvvetlerini harekete geçirdi…
Birlikleriyle Kocaçimen tepesine geldi…
Askerlerine dinlenme molası verirken...
Kendisi de yanındakilerle yaya Conkbayırı'na ulaştı…
Orada cephaneleri bittiği için çekilen ve...
Düşman tarafından kovalanan bir gözetleme bölüğüne rastladı…
Bundan sonrasını Gazi Mustafa Kemal şöyle anlatıyor:

*

“Niçin kaçıyorsunuz?” dedim...
Asker, “Efendim düşman…” diyecek oldu...
“Düşman nerede?” diye sordum...
Mehmetçik’ler...
“İşte...” diyerek, 261 rakımlı tepeyi gösterdiler...
Gerçekten de düşman bana, askerlerimden de yakındı…
Düşman bulunduğum yere gelse...
Kuvvetlerim kötü duruma düşecek…
O zaman bir mantıkla mıdır, yoksa...
Bir içgüdü ile mi, bilmiyorum, kaçamaya çalışan erlere...
“Düşmandan kaçılmaz...” diye bağırdım...
Askerlerim, “Cephanemiz kalmadı...” dediler…
“Cephanemiz yoksa süngümüz var...” dedim ve bağırarak:
“Süngü tak”, emrini verdim; yere yatırdım…
Askerlerim yatınca düşman da yere yattı…
Kazandığım an, işte bu andır…
Düşman ne yapacağına karar verinceye kadar...
57. Alay da Conkbayırı'na yetişti…

*

Çanakkale savunması işte böyle tarihe geçti…
Gazi Mustafa Kemal...
O gün Arıburnu Kuvvetleri Komutanı olarak…
Verdiği emirde şöyle diyordu:

“Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum…
Biz ölünceye kadar geçecek zamanda yerimizi başka kuvvetler alabilir…”

Nokta...

Hamiş: Ülkenin kaderinin belirlendiği bir noktada, geri çekilmenin mümkün olmadığı ve son ana kadar direnmenin tek çare olduğu bir gerçektir...

Sonsöz: “Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır... Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir ve Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır... O satıh bütün vatandır... / Gazi Mustafa Kemal Atatürk...”