Polisin sıktığı kahpe kurşun...
Filmlerdeki gibi...
O sıcak saatlerde hedefini şaşırmadı...
En önde koşan…
19 yaşındaki Turan Emeksiz'in ciğerini parçaladı…
Gencecik üniversiteli can verirken...
Kaldırımdaki kan gölünün yarattığı dehşet nedeniyle...
İstanbul Üniversitesi'nin önünde kıyamet kopuyordu…
Öğrencilerin (*)nümayişine destek veren profesörler bile…
Cüppeleri üstünde yerlerde sürünüyordu…
Polisi tanımak mümkün değildi adeta gözü dönmüştü…
Cumhuriyet Tarihi…
“Üniversiteli gençlere sıkılan kurşunları hiç unutmadı...”
Turan Emeksiz’i kara toprağa sokan kurşun…
Sırtından girmiş; aort damarını parçalamıştı…
Polis…
O günkü hükümetin talimatıyla…
Gözlerini kapatıp…
Üniversiteli gençlerin üstüne rastgele ateş açmaya başladı...
O günün takvim yaprağı…
Hiç akıllardan çıkmadı…
“28 Nisan 1960 Perşembe”…
*
Bir nefes alalım…
Ve…
(*) “Geçmişini unutan geleceğini bulamaz!”
Özlü sözünün gölgesinde…
Taaa…
66 yıl önce bugünün Türkiyesi'nde yaşanan…
“Büyük Acı”yı bi'kez daha hatırlayalım…
*
“28 Nisan 1960 Perşembe”…
Tarihimize…
“Kanlı Perşembe” olarak geçti…
İktidarda...
Demokrat Parti vardı...
Ve…
Olanlar olmuştu…
Nitekim…
O kanlı öğrenci olayından 28 gün sonra…
Türkiye bir kez daha sarsıldı!
“27 Mayıs'ta Ordu idareyi ele aldı!”
*
Türkiye'yi “7 Mayıs Darbesi”ne taşıyan kaygan zemin…
Ailesinin…
Orman Mühendisi olduğunu bile göremediği…
Turan Emeksiz'in ölümüne neden oldu…
Onlarca üniversiteli polis kurşunuyla yaralandı…
Gençler yerlerde sürüklendiler…
Onları polisin elinden kurtarmaya çalışan…
Üniversite hocaları da…
Polisin insafsız uygulamasından payını aldı…
*
Bu acılar…
“64 yıl önce tam da bugünde neden yaşandı?”
Demokrat Parti…
Türkiye'yi neden?
“Kardeşi kardeşe vurdurma çılgınlığı”nın…
Eşiğine taşımıştı?
*
Dünyanın en büyük saçmalıklarından biriydi…
O günkü (Demokrat Parti) hükümetin yaptığı…
28 Nisan 1960'ta…
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde…
15 üyeli bir “Tahkikat / Soruşturmalar” komisyonu kuruldu…
Amaç…
Muhalefeti ve basını pes ettirip, susturmaktı!
Akil insanların…
Üniversite gençliğinin ve öğretim üyelerinin önderliğinde…
Türkiye ayağa kalktı…
28 Nisan 1960'da İstanbul'da…
Ertesi gün Ankara'da…
Üniversite öğrencileri ve akademisyenler…
Sokaklara döküldü…
Polis o kadar sert müdahale etti ki…
Biri üniversite öğrencisi iki genç hayatını kaybetti…
100'den fazla öğrenci yaralandı…
İnanılacak gibi değil ama gerçek…
Menderes Hükümeti…
Polise takviye için…
Ordu'yu göreve çağırdı(!)
Askerler olay yerine geldi ama…
Öğrencilere müdahale etmediler…
Hatta…
Polisin gözaltına aldığı öğrenciler…
Askerler tarafından serbest bırakıldı…
Kahreden olayın sonucunu…
Bugün 80'li yaşlarını sürenler çok iyi hatırlar…
Yaşanan acılardan yaklaşık bir ay sonra…
Ordu…
İdareye el koydu ve…
Demokrat Parti…
Yaşanan acıların hesabını verecekti!
*
28 Nisan 1960 süreci…
Üniversiteli gençliğin…
Acılarla boğuştuğu…
Can verdiği…
Onulmaz yaralar aldığı bir “zaman dilimi” olarak…
Cumhuriyet Tarihi'nin…
Okuyanı bile kahreden, acı veren sayfalarından biridir…

*
Turan Emeksiz…
Cumhuriyet Tarihi'nde…
Polis kurşunuyla hayatını kaybeden…
İlk üniversite öğrencisi olarak anılıyor hala…
O'nun arkasından şiir yazanlardan biri de…
Nazım Hikmet'tir…
Büyük Usta'nın ...
“Beyazıt Meydanı'ndaki Ölü”…
Eserindeki dizeleri hiç unutulmuyor:
Bir ölü yatıyor / on dokuz yaşında bir delikanlı / gündüzleri güneşte / geceleri yıldızların altında / İstanbul'da, Beyazıt Meydanı'nda…
Bir ölü yatıyor / ders kitabı bir elinde / bir elinde başlamadan biten rüyası / bin dokuz yüz altmış yılı Nisanında / İstanbul'da, Beyazıt Meydanı'nda…
Bir ölü yatıyor / vurdular / kurşun yarası / kızıl karanfil gibi açmış alnında / İstanbul'da, Beyazıt Meydanı'nda…
Bir ölü yatacak / toprağa şıp şıp damlayacak kanı / silahlı milletimin hürriyet türküleriyle gelip / zaptedene kadar / büyük meydanı…
*
Bitiriyoruz…
Başlarken hatırlattığımız çok yerinde bir özlü söz ile:
(*)”Geçmişini unutan geleceğini bulamaz!”
Çünkü…
Geçmişi olmayan insanın geleceği olamaz…
Olsa da sağlıklı bir gelecek olmaz…
Bazen daha çok sevmenize…
Bazen daha olgunlaşmanıza…
Bazen ise…
Daha çocuklaşmanıza sebep olsa da…
Asla vazgeçmeyin geçmişinizden…
(*) Nümayiş: “Gösteri…”
Nokta…
Hamiş 1: 64 yıl önce Gureba Hastanesi'nin…
Otopsi salonuna girdiklerinde…
Bir gün önce polis kurşunuyla ölen Turan Emeksiz'in bedeni…
Sehpanın üzerindeydi…
Talihsiz Emeksiz'in vücudundan…
Mermi çekirdeğini çıkardıktan 28 gün sonra…
27 Mayıs Darbesi gerçekleşti…
Otopsi raporunda imzası olan üç isim tutuklandı…
Hamiş 2: Merhum Tarık Buğra'nın 1979'da yayınlanan ve yazarın "en önemli eserim" dediği “Gençliğim Eyvah”, 1970'ler Türkiye'sinin karanlık atmosferini, anarşiyi, ideolojik çatışmalarla harcanan gençleri ve toplumsal kaosu konu alan psikolojik ve siyasi bir romandır... Devlet’in içine sızmış odakların gençleri nasıl kullandığını bir ihtiyar karakterin gözünden anlatan eser, ahlaki çöküşü ve "birey" olma mücadelesini işler...
Sonsöz: “Hayatta öyle seçimler yap ki; kazandığın şeyler, kaybettiklerine değsin… / Che Guvara: Arjantinli Marksist – Leninist siyasetçi…”