Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa Mahkemesi...
64’üncü kuruluş yıldönümü töreni...
Başkan Kadir Özkaya’nın...
Dikkat çekici konuşmasıyla yıllarca hatırlanacak...
Çünkü...
O tarihi konuşma etkili anlamıyla “bir ilk” özelliğini taşıyordu...

*

AYM Başkanı kıdemli hukukçu Özkaya’nın konuşmasını...
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanı sıra...
Adalet Bakanı Akın Gürlek ile...
Yüksek yargı mensupları da dikkatle dinledi...

*

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’nın...
Konuşmasından çarpıcı bölümler...
Belli ki, uzun süre gündemden düşmeyecek...

Whatsapp Image 2026 04 30 At 07.25.22

*

Mesela...

“Kul hakkı ibadetle affollmaz!” diyen yılların hakimi Başkan Özkaya, Adalet Vurgusu’ndan söz ederken Kur'an-ı Kerim'den, özellikle de “Nahl” ve “Maide” surelerinden örnekler verdi; adaletin ve hakkaniyetin önemine değindi...

*

Mesela...

“Helal kazanç”a gelince... Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya’ya göre, yargı mensuplarının "bir gram helalin yıllarca peşinden koşması" gerektiğini, "meccanen (bedavaya) bir ton haram gelse bile ona sırtını çevirmeleri" gerektiğini anlattı...

*

Mesela...

Başkan Özkaya, “Vicdani Sorumluluk” bölümüne de bir parantez açtı ve şöyle dedi: “Hâkimlik ve savcılığın derin bir ahlaki ve vicdani sorumluluk alanı olduğunu unutmayın; haram yiyenler gönül gözüyle bile gerçeği göremeyecektir” şeklinde konuştu...

*

Mesela...

“Hakim neden yalan söylememeli?”

İşte, AYM Başkanı Özkaya’nın final sözleri; diyor ki: “Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de anlatıldığına göre başlangıçlarında adalet üzere hareket etmekte iken sonradan adaletten uzaklaşan Firavun, Nemrud ve Karun gibi güç sahipleri hep helak olmuşlardır... Birini sinek halletmiş, biri de suda boğulmuştur... Yalnızca anahtarlarını 100 devenin taşıdığı rivayet edilen Karun'un hazineleri ise yerin dibine girmiştir... Güç adaletli ise hangi inançtan olursa olsun her şeyi başarır... Yani ne kadar zengin ve ne kadar güçlü olursa olsun haksız ise, adil değilse hepsi elinden çıkar...”

*

...Ve, bitiriyoruz...

Biraz naftalinli de olsa...
Yaşanmış asırlık bir öykü ile...

KÜÇÜK ADAMIN BÜYÜK HAK MÜCADELESİ...

Yıl 1750... Taa, 276 yıl önceye gidiyoruz... Prusya Kralı İkinci Frederick, gezerken bir araziyi görür; oraya saray yaptırmaya karar verir... Ancak seçtiği alan içerisinde bir değirmen vardır... Kralın adamları değirmeni değerinin iki misline satın almaya kalkarlar... Ancak yaşlı değirmenci, “Satmıyorum” der... Kral’ın huzuruna götürürler ama inatçı değirmenci krala de şöyle der: “Değirmen atalarımdan kaldı, ben de çocuklarıma bırakacağım; kral için bile olsa satılık değildir...”

Kral öfkelenir, “Unutma ki ben kralım! İstesem değirmenini para vermeden de alabilirim...” der... Ancak değirmencinin verdiği yanıt, adalet tarihine altın harflerle yazılmıştır:

“Asıl sen unutma! Berlin’de hâkimler var... Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar, kral bile olsa adaletten üstün değildir...”

Kralın, değirmenciye tepkisi, herkesi şaşırtır... Adalet sistemini güçlendirmek için yaptığı çalışmaların meyvelerini görmek onu mutlu eder ve şu unutulmaz sözü söyler:

“Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz!..”

Nokta...

Hamiş: Adalet topaldır; ağır ağır yürür ama gideceği yere er geç varır." – Mirabeau / Fransız Devrimi'nin önemli figürlerinden...

Sonsöz: "Adalet mülkün temelidir" ve adalet, aynı zamanda her şeyi yerine koymaktır... / Hz. Mevlana...”