Başlığımız...
Klasikleşmiş “Boş Vere Boş Vere” şarkısının nakarat kısmıdır!
Ve o “kıpır kıpır” şarkı...
Zamanın hızlı akışını ve dahi...
Yaşanan değişimi anlatan nostaljik bir eserdir...
Ve önceki gece...
Aynen bu melodiyi hatırlatan...
Hem acıklı...
Hem de “sanat” adına üzücü dakikalar yaşandı...
Yıllar sonra...
Yeniden sahnelere taşınan “Gırgıriye Müzikali”nde...
Nasıl olduysa...
Bi’anda ortalık karıştı...
Nasıl karıştı?
Şöyle karıştı...

“Gırgıriye Müzikali”nin henüz ilk dakikalarında...
“Gülelim mi, ağlayalım mı?” dedirtecek bir olay yaşandı...

Seyircilerden biri...
Sahneyi “net bir şekilde” göremediğini iddia ederek...
Tepkisini seslendiriyordu...
Daha da çarpıcı olan şu:

Yılların sanatçısı Müjdat Gezen...
O izleyiciye...

“Yarın sizi en önde misafir edelim...”

Diyerek sıkıntılı durumu çözmeye çalışırken...
Birdenbire...
“N’oluyor?” demeye bile kalmadan...
Usta oyuncu Müjdat Gezen...

“Madem şikâyet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz!”

Diyerek, sahneyi terk ediyor ve...
Birkaç dakika sonra...
Rahatsızlandığı için hastaneye kaldırılıyor...

*

Yıllardır sahnelerde neredeyse benzeri olmayan böylesi bir olay...
Neden?
Bunca yıldan sonra “Gırgıriye” gibi bir eserin ilk gecesine tosladı?
Bilen var mı; yok!
Peki, neden böylesine “abuk” bir olay yaşandı?
Dikkat!
Burası önemli işte...
O oyunu izlemek için...
İstanbul Kongre Merkezi'ni son koltuğuna kadar dolduranlar arasında...

“Sadece, evet sadece (bir) seyirci...”

Whatsapp Image 2026 04 23 At 07.29.45

İddialara göre...
Sahneyi net göremediğini belirterek tepki gösteriyor...
Oysa...
Bütün biletler satılmış...
3 bin 500 kişi var, oyunu izlemeye gelen!..
Olacak şey değil...
Ama bakın, oluyor işte!

*

Müzikalin kadrosunda kimler yok ki...

Perran Kutman... Müjdat Gezen... Gülben Ergen... Ceyhun Fersoy... Uğur Dündar... Günay Karacaoğlu... Melek Baykal... Şeyla Halis... Gülşah Saraçoğlu... Melih Ekener... Selçuk Ural... Semiha Yankı... Defne Yalnız ve Ömür Göksel...

Hepsi, “n’oluyor şaşkınlığı” içinde...
Çünkü...
Şaşırmamak elde değil?
Acaba, yarınlarda neler yaşanacak ?

*

Bitiriyoruz...
Böylesi “sanatçıyı da rahatsız eden” bir olay...
Görsel san’at camiasında çok ender rastlanır!
Affınıza sığınarak...
Yarım asrı çoktan geride bırakmış bir gazeteci olarak...
İfade etmek gerekirse...
İzmir Fuarı’nın renkli geceleri dahil...
Bu güzel kentte...
Bir sahne gösterisinin daha ilk dakikasında...
Oturduğu “yerden” ve koltuğundan “şikayet” eden...
Bir vatandaşa çok ender rastladım...
Öyle ki...
Fuar’da bir gece...
10 yaşındaki torunu sahneyi “iyi göremediği” için...
O dedeye...
Gazino yönetiminin
En öne “ekstra sandalye” koyduklarını hatırlıyorum...
Kaldı ki...
Bir büyük sanatçının ertesi gece için sergilediği “zarif” teklifi...
Bence...
Sanatsever vatandaşın kabul edip, teşekkür etmesi gerekirdi...
Aslında...
Hala kuşku içindeyim...
Bir büyük sanat gösterisinin...
3 bin 500 seyircisi arasında...

Neden sadece bir sanatsever(!)...
Oturduğu yerden şikayetçi olur?

Biraz düşünmekte yarar var!

Nokta...

Hamiş: Atatürk'ün vurguladığı gibi "Sanatçı el öpmez, sanatçının eli öpülür" sözü sanatın değerini anlatırken, Picasso'nun "Çocukken herkes sanatçıdır, zor olan yetişkinken sanatçı kalabilmektir" sözü çok önemlidir...

Sonsöz: "Sanatçı kavga etmez" ifadesi, sanatın doğası ve sanatçının duruşu üzerine yapılan tartışmalarda sıkça dile getirilen, farklı perspektiflerden değerlendirilebilecek bir yaklaşımdır... / Anonim...”