Yıl 1991… SHP milletvekili önseçiminde ikinci sıradan çıkmıştık. İzmir 3. Bölge; Bornova, Buca ve Torbalı’yı kapsayan seçim çevresi…

O yıllarda Turgut Özal’ın getirdiği tercihli oy sistemi uygulanıyordu. Halkımızın tercihleriyle ikinci sıradan birinci sıraya yükseldim. Ancak Anavatan Partisi çok küçük bir farkla seçim barajını aşınca dördüncü milletvekilliğini de aldı.

Biz ise Bornova’da kaldık.

Bir anda işsizdim…

İstersem eski görevime, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne dönebilirdim. Yasal hakkım vardı. Ama dönmek istemedim. Gazetecilikten ve siyasetten kopmayı kendime yakıştıramadım.

Tam dokuz ay işsiz kaldım.

Kolay değildi…

Ailemizin desteğiyle ayakta durmaya çalışıyorduk. Oğlum Özmen ilkokulu bitirmişti. Önünde sınavlar vardı. Kursa gitmesi gerekiyordu. Evin hesabını yaparken her kuruşun değerini biliyorduk.

Tam da o günlerde kapımı bir dost çaldı.

Çetin Gürel…

“Bize gel” dedi.

Kurduğu Gözlem Gazetesi’nde haber müdürlüğünü teklif etti.

SHP’den milletvekili adayı olduğum için birçok gazetenin kapısı bana kapanmıştı. Ben de kimsenin kapısını aşındırmıyordum.

Çetin abi, “Çok para veremem” dedi.

Verdiği ücret belki yüksek değildi ama onuru, dostluğu ve güveni paha biçilemezdi.

Yaklaşık bir yıl birlikte çalıştık.

Bana yeniden gazeteciliğin kapısını açan, mesleğime dönüş yolunu gösteren kişi Çetin Gürel oldu.

Bugün onu kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum.

Çetin Gürel yalnızca başarılı bir medya patronu değildi.

O, gazeteciliğe ömrünü adamış bir meslek insanıydı.

1960 yılında Ege Ekspres’te spor muhabiri olarak başladığı meslek yaşamında Cumhuriyet, Demokrat İzmir ve Yeni Asır’da önemli görevler üstlendi. Sabah Gazetesi’nin kuruluşunda yer aldı, genel müdürlüğünü yaptı. Sonra İzmir’e dönerek kendi medya grubunu kurdu; Gazete Ege’yi ve Gözlem Gazetesi’ni yayın hayatına kazandırdı.

Servetini gazeteciliğe harcadı.

Gazeteciliği sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi olarak gördü.

Benim yaşamımda ise yeri çok daha farklıdır.

İnsan zor günlerinde uzanan eli hiç unutmaz.

Ben de unutmadım.

Bugün bir gazeteci büyüğümü, ağabeyimi ve zor günümde bana sahip çıkan iyi bir insanı uğurluyoruz.

Işıklar içinde uyu Çetin Abi…

Gazetecilik sana çok şey borçlu.

Ben ise daha fazlasını…