Spor tarihine dönüp baktığımızda bazı şampiyonluklar vardır; yıllar geçse de unutulmaz. Çünkü o zaferler yalnızca kupayla değil, ortaya konan karakterle hatırlanır. Filenin Sultanları'nın ikinci kez Voleybol Milletler Ligi şampiyonluğuna ulaşması da işte tam böyle bir başarıdır.
Final maçı boyunca sahada yalnızca iyi voleybol oynayan bir takım yoktu. Birbirine inanan, zor anlarda sorumluluk alan, her sayıda yeniden ayağa kalkan gerçek bir ekip vardı. Daha ilk setlerden itibaren tribünlere ve ekran başındaki milyonlara geçen duygu "Acaba kazanabilecek miyiz?" değildi. Tam tersine, "Bu takım bu maçı bırakmayacak." hissiydi.
Çünkü Filenin Sultanları artık yalnızca yetenekleriyle değil, oluşturduğu takım kültürüyle de rakiplerine üstünlük kuruyor.
Hepsi Tek yürek...
Melissa Vargas'ın kritik anlarda aldığı sorumluluk, Sinead Jack Kısal'ın savunmadaki direnci ve takım arkadaşlarına verdiği güven, sahadaki birlikteliğin en güzel örnekleriydi.
Doğdukları topraklar farklı olsa da ay yıldızlı formayı giydikleri andan itibaren bu ülkenin sevincini, hüznünü ve gururunu kendi duyguları gibi yaşadılar.Melissa Vargas, finalde turnuvanın En Değerli Oyuncusu (MVP) seçildi. Madalya töreninde Sinead Jack Kısal İstiklal Marşı'nı aynı coşkuyla söylemesi, bunun en anlamlı göstergelerinden biriydi.
Maç sonunda gözyaşlarını tutamayan oyuncuların görüntüsü ise kupanın gerçek değerini gösteriyordu. O gözyaşları yalnızca bir maçın kazanılmasının değil, aylar süren kampların, ağır antrenmanların, fedakârlıkların ve omuz omuza verilen mücadelenin dışa vurumuydu.
Başarı Tesadüf Değildir...
Ancak bu başarıyı yalnızca final maçıyla açıklamak eksik olur.
Bir kez şampiyon olabilirsiniz. Doğru gününüzdür, her şey istediğiniz gibi gider. Ama aynı kupayı ikinci kez kazanıyorsanız, artık bunun adı tesadüf değildir. Bunun adı sistemdir, planlamadır ve istikrardır.
Son yıllarda Türkiye Voleybol Federasyonu'nun ortaya koyduğu vizyon, TVF Başkanı Sayın Mehmet Akif Üstündağ'ın katkıları ve çabası, kadın voleybolunun dünyanın zirvesinde kalmasında büyük pay sahibi oldu. Oyunculara sağlanan destek, teknik ekibe duyulan güven ve sürdürülen istikrarlı yapı, bugün alınan başarıların en önemli temelini oluşturuyor. Türk voleybolu artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışın meyvelerini topluyor.
Belki de bu yüzden Filenin Sultanları yalnızca bugünün değil, yarının da en büyük umutlarından biri olmaya devam ediyor.
Şimdi ise önlerinde yeni bir hedef var. Avrupa Şampiyonası... Üstelik kendi seyircimizin önünde, evimizde.
Şampiyonluklar elbette çok değerlidir. Ancak bu takımın bize kazandırdığı en büyük şey, kupalardan daha fazlasıdır. Mücadele etmeyi, birbirine inanmayı ve vazgeçmemeyi öğretiyorlar.
İkinci kez Voleybol Milletler Ligi şampiyonu olan Filenin Sultanları, bir kez daha gösterdi ki zirveye çıkmak zordur, orada kalmak ise çok daha zordur.
Onlar bunu başardı. Ve artık hepimiz biliyoruz... Bu başarı tesadüf değil. Yolunuz parlasın Filenin Sultanları...
Sporla Kalın...