83 YAŞINDA
EMEKLİ OLDU!

Her ne kadar “emeklilik” kelimesinin bilinen karşılığı...

“Yoruldum artık; bundan sonra emekli maaşımla idare ederim!”

Olarak anılsa da...
Bazılarımız...
Var gücüyle “çalışarak yaşamaya” devam eder...
İşte onlardan biriydi...
Türkiye’nin gururu “Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen”...
Önceki gün kendi dileğiyle...
“Benden bu kadar!” dedi ve...
Aktif siyaseti bırakarak...
Göğsünü gere gere...
Türkiye’ye şöyle seslendi önceki gün:

“Kendimi emekli ettiğimi duyuruyorum...”

...Ve; tam da o sırada “88’inci yaşında olmanın tadını çıkarıyordu...

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatından “bir yıl önce” gözlerini dünyaya açmıştı...

Önceki gün...
Mihalıçık'ta düzenlenen törende...
Aktif siyaseti bıraktığını açıkladı; gerisini şöyle getirdi:

“Atatürk ve Yunus Emre sevgisi olan Hocanız sıfatıyla...
Sizler arasında sevgilerinizle ve ömrümün kalan kısmını böylece tamamlama dileğimi beyan ediyorum...”

*

Yorulmuş muydu?
Hayır!
Ne var ki...
Çok çalışkandı...
Emeklerini... Becerilerini... Lider kimliğini...
Yalnız Türkiye değil, dünya alkışladı...
Üstelik...
En önemlisi...
Şarkılardaki gibi...

“Yıllar yorgun ben yorgun...”

Demeden çalıştı; gençleri yetiştirdi...

*

Yazının dümenini...
Türkiye’nin en güzel kentlerinden Eskişehir'e kıralım…
Dünyada…
Böylesi “çalışkan” ve “sanatçı ruhu”na sahip…
Bir belediye başkanı zor bulunur!

Taaa 88 yıl önce…

Eskişehir'de gözlerini açtı bu yaşlı dünyaya…
53 yıl önce “profesör” oldu(!)
Türkiye'nin ilk “Sinema ve Televizyon Okulu”nu yarattı…
Anıtkabir Müzesi'ndeki…
Atatürk'ün birebir boyutlardaki balmumu heykeli…
O'nun sanatçı kimliğinin “şah eseri” olarak kayıtlara geçti…
Bitmedi…
Dünyada bi'eşi daha olmayan…
Eskişehir'deki “Açıköğretim Fakültesi” de O'nun eseri…
Siyaseti seviyordu ama…
En çok da “bu yaşlı dünyayı güzelleştirmeyi” arzuluyordu…
Tam bu sırada…
Demokratik Sol Parti…
Teklifi masanın üstüne koydu:

“Eskişehir Belediye Başkan adayımız olur musunuz hocam?”

“Tamam…” dedi; arkası şöyle geldi?
18 Nisan 1999 Seçimleri'ni, “%44”le kazandı ve…

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi…

28 Mart 2004'te…
Oylarını %45'e çıkardı; yine seçildi…
2009 yerel seçimlerinde…
Artık %50'nin gurunu yaşıyordu…
DSP'den ayrıldı…
27 Şubat 2011'de Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçti…
2014 Türkiye yerel seçimlerinde…
“Altıok” rozetiyle…
%45'in üstünde oy aldı; dördüncü kez Eskişehir'in Reisi oldu…
Artık…
O güleç yüzlü profesör için…
Yerel seçimler Eskişehir'de bir şölene dönüşüyordu…
Rakipsizdi…

2019 Yerel Seçimi'ni…
Yüzde 53'le kazandı ve o sanatçı belediye reisi…

Başkanlık rotasında “5'inci kez” o koltuğa oturdu…
Eskişehirliler, O'nu çok seviyordu…

Yaşını almış... Tonton… San'atçı… Naif politikacı…

Unvanlarını hak eden…
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen…
Eskişehir'in Reis koltuğunda 25 yılı geride bıraktı...

Bu erişilmesi zor bir rekordu!

Başkanlık Koltuğu'na oturduğu günlerde dünyaya gelenlerin bir kısmı…
Ev-bark kurmuş; hatta çoluk çocuğa karışmıştı…

*

Çeyrek asır boyunca…
Hiç “Yoruldum...” demeden Eskişehir'e(!) dokundu…

Denizi olmayan Eskişehir'e plaj yaptı!

O tarihi kenti…
Türkiye'nin en yoğun ziyaret edilen, turizm merkezi haline getirdi…

*

Aynı zamanda eşsiz bir sanatçı…
Eskişehir'in, her tarafı O'nun imzasını taşıyan heykellerle süslü…
Yolu O'nun şehrine düşenlere parmak ısırtıyor…

*

Sanatçı kalbi, bir dönem daha Eskişehir'i yönetmek istemiş miydi?
Kim bilebilirdi ki gerçek arzusunu?
Ama...
Çok sevilen sanatçı ve siyasetçi başkan...
Son yerel seçim öncesi...

“Benden bu kadar dedi ve ayakta alkışlandı!”

Belki de...
Gönülden kalbi “devam” diyor olabilirdi ama...
O, en yakışanı yaptı...
İstiyor muydu?
Bunu kimseler bilemez...

*

Şunu diyebilirsiniz?
“25 yıl belediye başkanlığı yetmez mi?”
Neredeyse Cumhuriyet rekoru...
Haklı olabilirsiniz?
Ancak…
CHP'nin yeni çatısı...
Yakın zaman diliminde...
Acaba…
İkinci bir “Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen” yaratabilir mi?

*

Bitiriyoruz...
Türkiye’nin...
Efsane belediye başkanları arasında yer alan Prof. Büyükerşen’in...
48 saat önceki “veda” konuşmasından...
Unutulmaz bir bölüm:

“Ne mutlu, bu güzel anda sevgili hemşehrilerime bugüne kadar bir akademisyen ve bir yerel siyasetçi olarak hizmet veren hocanız olarak şu andan itibaren siyaseten kendimi emekli ettiğimi duyuruyor; Atatürk ve Yunus Emre sevgisi olan hocanız sıfatıyla sizler arasında sevgilerinizle ve ömrümün kalan kısmını böylece tamamlama dileğimi beyan ediyorum...”

Nokta...

Hamiş: Tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilen Muhammed Ali dokuz yıl önce aramızdan ayrıldı… 74 yaşındaydı ve Parkinson hastalığıyla savaşıyordu… Bu dünyaya veda ederken geriye şöyle unutulmaz bir hayat felsefesi özeti bıraktı: “Yorulduğunda dinlenmeyi öğren, bırakmayı değil!” Bu altın öğüt “azmin” ve “güzeli yaratma aşkı”nın ne denli kıymetli olduğunu anlatıyor di'mi?

Sonsöz: “Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz… Hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz… Fakat sanatkar olamazsınız? / Gazi Mustafa Kemal Atatürk…”