Güngörmüş bir büyüğüm ile çarşı-pazardaki “hayatın ne kadar pahalı” olduğunu konuşuyorduk... Söz, durmadan artan fiyatlara gelince dedim ki: “Bir alışveriş yapıyorsun anında 200 lira gidiveriyor... Paranın da bereketi kalmadı galiba...”

Tecrübeli büyüğüm, “Bunun bereketle ilgisi yok!” dedi ve belki de bugüne değin hiç bilmediğimiz bir ayrıntıya dikkat çekti:

“Eğer bir ülkenin tedavüldeki en büyük banknotu eskiyip yıpranmaya başladıysa, bil ki o ülkede enflasyon acayip yükselmiştir ama biz farkına varamıyoruz demektir!..”

Yani...
Küçük banknotlar azalıyor ve zaman içinde ortadan kayboluyor(!)...
Gerçekten de öyle...
Dikkat edin, bakkal irisi marketlerde bile, kasiyer kız, size “68 lira 50 kuruş” diyor tüm aldıklarınız için...

Hooop n'oluyor? “50 TL'lik banknot (tabii bulabilirseniz!) yerine “100” veya “200 TL.” banknotu uzatıyorsunuz... (Tabii, kartla alışveriş yapmayanlar için...)

Sonunda öyle günlere geldik ki...
Ne kağıt “5 liralık” kaldı, ne de “10 ve 20 liralık” kağıt para...

Madeni para ise neredeyse kayboldu!

Bi’düşünün...
Son dört / beş ay içinde...
Cebinize koymak için madeni para yerine “bakkallar” “kibrit” vermeye başladı; olacak şey değil...

Bitmedi...
Neredeyse...
Ayakkabı boyacısı kalmadı bu şehirde...
Mesela...
Kaldırımlarda mini tartılar ile ekmeğini çıkaranlar vardı...
Madeni “1 TL.” verip, kilonuzu öğreniyordunuz... Hiç görüyor musunuz o çocukları?

*

200 TL.'lik banknotları “1 Ocak 2009”da kullanılmaya başladık...
Topu topu 17 yıllık para birimi...
100'lük banknotlara çok benzediği için...
Bi'zamanlar dalgınların çok canını yakmıştı...

Takvimler şu sırada Ağustos’un neredeyse ortasına yürürken...
150 / 200 liranın altında “kiraz” yoksa...
“Barbunya”, 200 / 250 lirada çakılıp kaldıysa...
“Taze fasulye”, 150 / 200 liralık etiketi ile kimseleri yanına yaklaştırmıyorsa...
O pazarda “enflasyon” taht kurmuş demektir...
Dikkat ederseniz, “kırmızı et”ten hiç söz etmiyorum...
Çünkü...
Ayakta kalmaya çalışan tek-tük kasap dükkanlarının önünü ikametgah belleyen “kediler” bile artık ortalıktan kayboldu!

*

“200 TL'lik” banknotların hızla erimesi ve alım gücünü yitirmeye başlaması...
Tamamen, yüksek enflasyon ve Türk Lirası'nın değer kaybı nedeniyle piyasadaki mal ve hizmet fiyatlarının sürekli artmasından kaynaklanıyor...
2009’da piyasaya sürüldüğünde yaklaşık “133 dolar” değerinde olan bu “200 TL.” banknot, alım gücünün aşınmasıyla “temel ödeme aracı” haline geldi ve tedavüldeki toplam nakit içindeki payı yüzde 90 sınırına dayandı...

Whatsapp Image 2026 08 13 At 06.56.10

*

Madem...

“Enflasyon ve Alım Gücü Kaybı” zirveye tırmanıyor...
O zaman, eyvah, eyvah!

Böyle giderse...
Yıllardır cüzdanda taşıdığımız kağıt paraların...
Yakında adını unutacağız!
Hatırlayın; iki yıl önce yazmıştım!
Artık cebimizde “200 TL.” dışında kağıt para kalmayacak!..
Neden?
Çünkü...
Küçük kupürler (5, 10, 20, 50 ve 100 TL.) değerlerini...
Neredeyse tamamen yitirdiği için...
Piyasadaki “nakit ihtiyacını karşılayan” tek ana unsur...

Aslanlar gibi sadece “200 TL.” oldu...

Ne var ki...
İlk çıktığı güne kıyasla döviz karşısında eriyor tek kıymetlimiz “200 TL.” Günümüzdeki karşılığı ise “4,19 Amerikan Doları”...
Sanki, “Harca harca bitsin!” hikayesi...

*

Ni’tekim bitiriyoruz...
Dikkat ettiniz mi?
Artık...
Cami kapılarında, ellerinde bir tas ile sadaka isteyenler bile buharlaştı...
Neden?
Zaten madeni para arasanız, onu bile bulamıyorsunuz!
En kötüsü şu:

Yıllar içinde artan enflasyon...
“200 TL”nin karşılayabildiği mal ve hizmet miktarını...
Birkaç temel gıda veya bir litre benzin seviyesine düşürdü...

Nokta...

Hamiş: Ekonomistler, tedavüldeki en büyük banknot olan 200 TL'nin toplam banknot hacmi içindeki payının %90'a yaklaşmasını sert bir şekilde eleştiriyor... Çünkü bu durum, paranın değerindeki erimenin teknik bir kanıtı olarak yorumlanıyor...

Sonsöz: “Cüzdanınızda hala 200 TL.'lik bir banknot kaldıysa aman ona gözünüz gibi bakın...”