Bizler, insan olarak her şeye, herkese teşekkür ederiz.
İnsan, öncelikle sabah gözünü açtığında "Bugün de uyandım, sağlığım yerinde deyip, öncelikle Yüce Yaradan'a şükretmelidir. Verdiği nimetler için Allah'a teşekkür etmelidir.
Gün başlayınca, diğer teşekkürler de başlar. Ailemize günaydın deyince, teşekkürler sana da günaydın cevabını alırız.
Evden çıkıp toplu taşımada yolculuk ederken, birileri bize yer verince ya da selam verince, onlara da teşekkür ederiz.
Gün devam eder; biz sürekli bu kelimeyi kullanmaya devam ederiz...
"Teşekkür ederim.''
Dün 11 ocak, Dünya Teşekkür Etme Günü'ydü.
Her yıl, bir kez daha teşekkür etmeyi hatırmak için.
11 Ocak'ta dünya genelinde "Teşekkür Etme Günü" olarak kutlanır.
Bizler bir fincan kahveye, bir bardak çaya, hatta bir bardak suya bile teşekkür ederiz.
Teşekkür etmek, bazı insanlar tarafından acizlik ya da zayıflık olarak görülse de, aslında bir medeni kuraldır.
Dünya Teşekkür Etme Günü'ne, araştırma yaparken denk geldim. Gerçekten de böyle kutlanan bir gün varmış.
Şöyle bir düşündüm de;
teşekkür etme günü varsa, her şeyin günü olacak bu gidişle. Dünya nefes alma günü, dünya adım atma günü...
gibi günler icat edeceğiz.
Öyleyse, bende 12 Ocak'a bir isim veriyorum...
"Dünya Ağzımızın Tatı Günü..."
Ne ortamda olursak olalım, ağzımızın tadı bozulmasın. Hep tatlı sohbetlerimiz olsun.
Mutlu yarınlar...