Yeni bir hayat deyince insanın aklına ne gelir?

Kimine göre para, kimine göre sağlık, kimine göre ise yeni bir ortam.

Mesela para insanın hayatını rahatlatır ve insanı refaha erdirir, değil mi?

İnsan istediğini yer, içer, giyer ya da bütün dünyayı gezer, keyfine göre hayat yaşar.

Ama burada unutulmaması gereken, atlanan büyük bir şey var "Sağlık"...

Atalarımız ne demiş; " Her işin başı sağlık"

Sağlık olmazsa para hiçbir işe yaramıyor ne yazık ki!

Örneğin çok zenginlik, mal, mülk, servet denilce ilk aklımıza kim gelir? Sempatik iş insanı Sakıp Sabancı.

Hatta arkadaşlar arasında espiri yaparız, "sanki Sakıp Sabancı'nın oğlusun" der güleriz.

Ama; Sakıp Sabancı'nın içinde kopan fırtınaları kimse bilmez.

Ünlü iş insanı, bir röportajında cümlesine şöyle başlar:

"Mal, mülk, para bir yana... Ona ayakkabı giydiremedim ya, yüreğimde ateştir" demiştir.

Rahmetli iş insanı bu sözlerinde oğlu Metin Sabancı'dan bahsetmektedir.

Aslında "Yeni hayat" derken ufak bir girizah yapıp konuya girmeyi planlamıştım, çenem düştü ve girizah uzadı.

Yeni hayata başlamanın ilk adımı olarak, bir insanın ameliyat olduktan sonra sağlığına kavuşup, dış görünüşünün de ufak ufak değişmesinden ve en güzeli de insanın öz güveninin yerine gelmesinden bahsedeceğim.

"İnsan kendini nasıl mutlu hissederse öyle davranmalı. "diye bir söz vardır ya, işte tam da bu sözle yola çıkmalı insan.

Özendiricilik olmaması açısından bu ameliyatın adını söylemeden yazıya devem etmek isterim.

Ameliyatın ilk 10 günü zor olasa da sonrası su gibi akıp gidiyor. Aynaya bakınca görmüş olduğuz değişim, o ilk 10 günü silip atıyor ve önünüze gelen güzellikleri yaşamaya başlıyorsunuz.

Sabah uyanınca güne dinç uyanmanın hazzı, yürürken yorulmamak, gece kafanızı yastığa koyduğunuzda hemen uykuya dalmak... Bunlar yeni hayatınızda piyangodan çıkmış büyük ikramiye gibi.

Yani kısacası hayat sizin hayatınız, hayatınızı yaşanabilir kılmak sizin elinizde, bazı durumlarda cesur olup adım atmak gerekir.

Herkese mutlu günler, mutlu yarınlar dilerim...