Oturup düşünüyorum da bunu bir türlü algılayamıyorum. Biz muz cumhuriyetinde değil, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşıyoruz. Bu ne zaman algılanacak, gerçekten merak ediyorum.
Bir çocuğun gözünün önünde duran Atatürk fotoğrafının, İstiklal Marşı'mızın ve Andımız'ın yazılı olduğu bir çerçevenin bize ne zararı olabilir ki?
Aksine yararı olur.
Çocuğun hafızasında İstiklal Marşı'mız ve Andınımız ezberinde kalır. Atamızın derin mavi gözlerine bakarak kendine güvenmeyi öğrenir, damarlarında asil Türk kanı taşıdığını unutmaz.

Bir zamanlar, bundan birkaç yıl önce, sınıflardan Atatürk fotoğraflarının, Andımız'ın ve İstiklal Marşı'mızın yazılı olduğu çerçevelerin kaldırılacağı konuşuldu. Ve geçerçekleştirildi, ama çokta kalıcı olmadı. Velilerin ve öğretmenlerin direnmesiyle o üçlü güzel çerçeve, okullarımızın sınıflarında yine yazı tahtasının üzerinde yerini aldı.
Mesela eskiden ne güzeldi, Cuma günleri iki gün tatil olduğunu iliklerimize kadar hissederdik. Son zil çalınca kimse dağılmazdı, yağmur, çamur demeden hep birlikte İstiklal Marşımızı ve Adımızı okuyup haftayı kapatırdık.
Şimdilerde ise zil çalıyor, çocuklar apar topar evlerine dağılıyor.
Bir de her Pazartesi günü ya da her sabah bütün sınıflar ip gibi dizilir, sınıf öğretmenleri sınıflarının başına geçer. Okulun müzik öğretmeni ses veriyorum "Korkma" derdi ve İstiklal Marşı gururla müzik öğrenmenin yönetimde okunurdu.
Araştırmalarıma göre artık bu güzelim tören, bazı okullarda devam ediyor, bazı okullarda ise hiç yok ya da sadece milli bayram törenlerinde İstiklal Marşı'mız okullarda okutuluyor.
Dip not: Bu araştırmayı internet üzerinden yapmadım, bizzat çevremde ilkokula giden çocuklara sordum. Aldığım cevaplar; "Bizim okulda hiç okunmuyor.", "Pazartesi günleri okuyoruz." veya "Sadece milli bayramların törenlerinde okuyoruz. " oldu.
Peki...
Ben bu kadar uzun bir girizgah neden yaptım?

Çünkü... 1. ve 2. sınıfların yarıyıl karnelerinin adı "Öğrenci Gelişim Raporu" oldu.
Geçtiğimiz Cuma günü milyonlarca öğrenci yarıyıl karnesini alarak 15 gün tatile girdi.
Okullar, 2025 - 2026 ikinci öğretim yılının ikinci dönemine, 2 Şubat 2026 Pazartesi günü yeniden başlayacak.
Karnenin adının "Öğreci Gelişim Raporu" olmasına Milli Eğitim Bakanlığı kendince açıklama yaptı.
Fakat cuma günü sosyal medyada birçok kişi, hikayesinde "Atatürksüz, müfredat ve karne istemiyoruz." paylaşımı yaparak durumu protesto etti.
Şimdi...
Ben bir halk olarak bu konuda fikrimi belirtmek isterim. Karnelerimize öğretmenler, kanaat notları kısmında ayrılan bir bölümde öğrenciyle ilgili olumlu ya da olumsuz fikirlerini yazdıkları bir bölüm vardı.
Sevgili Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma; şu konuda senden memnunum, bu konuda değilim. İkinci dönemde ya da önümüzdeki yıl bunları düzeltirsen senin adına daha iyi olur."
gibi öğrenci ile ilgili fikirlerini belirtir, böylelikle öğreci gelişim raporu oluşturulmuş oluyordu.
Bu rapor, daha kapsamlı bir hale getirilip süslü bir A4 kağına yazılarak karneye iliştirilebilirdi.
Ve böyle yapılsaydı yeni tasarım yapılmasına gerek kalmazdı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın parası boşuna harcanmamış olurdu.
Çünkü yine halk değerlerinden vazgeçmeyecek.
Atasının fotoğraflarını, Adımızın ve İstiklal Marşı'mızın basılı olduğu karneleri çocuklarının ellerinde görmek isteyecek.
Son cümle olarak demek istediğim şudur ki;
Atamızı ve değerlerimizi rahat bırakın...
Mutlu yarınlar dilerim.