Ne yaş günü…
Ne de gıcır gıcır bir konser heyecanı…
Ne de…
Torun - tombalak sevinci…
O sadece…
Buram buram Ege kokan…
“Sevda Türküleri”nin büyükannesi!
85 yaşına merdiven dayadı ama ne gam?
Hala…
Yüreklere dokunan Ege türkülerinin…
Yanık sesli yıldızı…
Unutmayalım…
Bi'de “maşallah” çekelim…
Türkiye'nin her köşesinde…
Bizim lezzetli türkülerimizin…
Hala sahnelerde assolist ünvanını sürdüren…
“Sönmeyen tek yıldız”
“Yahu, nasıl olur?” filan diyecek olursanız…
İşte cevabı:
Türkiye'nin en “otantik” yerleşim merkezinde yaşıyor…
İçtiği su bile “tarih” kokuyor…
İzmir'in Ödemiş İlçesi'nin…
Dünya mirası Birgi'de doğdu…
Bugüne kadar da...
Başka hiçbir yere göz kırpmadı…
Çok ilginçtir ki…
Benzeri yok…
Yaşını büyüttü; İzmir Radyosu'nun yıldızı oldu…
Dokuz yıl boyunca o stüdyolar…
O'nun seslendirdiği türkülerle yankılandı…
Sonra?
Ver elini Ankara Radyosu…
Taaa…
Emekli olana kadar…
*
Ailenin tek çocuğu olduğu için…
Babasının soyadını…
Hiç değiştirmeden “devam” ettirdi…
72 yıldır aralıksız süren sanat yaşamında…
Gerçek adını hiç değiştirmedi…
Sanat hayatına…
Doğduğu beldeyi (Birgi, bi'zamanlar belediyelikti…)
Hep “kalbinin başkenti” olarak yaşattı…
*
Şimdi, Ödemiş Birgi'de…
Doğup, büyüdüğü topraklarda kızıyla birlikte yaşarken…
Bugüne değin seslendirdiği…
En güzel türkülerinden biri olan…
“Denizin Dibinde Hatçem”i söyleyerek…
(Youtube'da 5 milyondan fazla izlenmiş…)
Adeta size / bize hepimize tatlı bir fiske atıyor…
*
O, aslında bir “türkü hazinesi”…
Türkiye'nin bülbülü…
Annesinin bi'sözünü herkese gururla anlatıyor:
“Kız, sen konuşmadan türkü söylemeyi öğrendin…”
*
Devasa bir rekoru var...
Türkiye'de ayak basmadığı…
Yanık sesini dinletmediği kent, ilçe kalmamış…
Bu da “efsane” bir rekor!
*
Sanat hayatının 30 yılını turnelerde harcıyor; bi'kez olsun yüksünmüyor…
Dört kıtada…
Onlarca ülkede alkış yağmuruna tutuluyor…
Paris Olympia'da…
Muhteşem bir konserin “ufacık-tefecik yıldızı” oluyor…
O geceden sonra şöhreti Avrupa'yı sarsıyor…
Türkülerin kraliçesi olmakla kalmıyor…
Yeşilçam'da yedi filmde başrol kapıyor…
Filmleri gişe rekorları kırdıkça; hayran sayısı artıyor…
Edirne'den Kars'a…
O'nu tanımayan, türkülerini mırıldanmayan kalmıyor…
O kadar seviliyor ki…
Bu güzel memleketin yedi şehrinde…
“Fahri Hemşehrilik Unvanı”na layık görülüyor…
*
Hayatının en büyük kıvancını…
Yine memleketinde yaşıyor…
Ödemiş'in son 25 yıl içinde…
Gelmiş geçmiş tüm belediye başkanları…
Bu büyük sanatçının…
Baba ocağında bir “müze”si olsun diye gayret gösterdi…
Böylesi ustaları, yıldızları…
Yaşarken ölümsüzleştirmek kadar güzel bir duygu olabilir miydi?
Nitekim…
Bütün Ödemiş el ele verdi…
Birkaç yıl önce…
3 Eylül Mahallesi İstasyon Caddesi'ndeki…
“İbrahim Hakkı Ayvaz Kent Müzesi” ile birlikte…
Türk Halk Müziği'nin…
Gelmiş geçmiş en güçlü kadın yorumcusu…
Türkülerin Ödemişli Bülbülü Bedia Akartürk için…
Harika bir “Sanat Müzesi” kapılarını açtı…

*
Belki de…
Yaşarken adına müze oluşturulan…
İlk sanatçı olarak…
Tarihe geçecek Bedia Akartürk…
Dile kolay…
60 küsur yıldır boyunca aldığı ödüller…
250'den fazla plaket…
Altı adet altın plak…
Yüz binler satan 45'likler…
Kasetler…
Haberlerinin yer aldığı gazete kupürleri…
Dostlarıyla fotoğrafları…
Sahne kıyafetleri ve…
Şarkı söylemek için gittiği her yöreye ait yapma bebekler…
Şimdi o müzede korunuyor…
*
70 yıllık “Sanat Maratonu”nun sonunda…
Doğduğu topraklara…
“Yaşam Boyu Onur Ödülü”nün yanı sıra…
Ömrünü adadığı emsalsiz bir “türkü hazinesi” ile döndü…
*
Son zamanlarda dudağında hep şu sözler vardı: (Bu yaşa geldi estetik yaptırıyor) diyorlar ama önemli olan bu yaşta estetik yaptırabilmek aslında… Beğenmediğim yerlerimi doktoruma söyledim ve o da bana (Sen karışma bana kendini teslim et) dedi ve yaptı… İstiyorum ki, sevenlerim beni hep dinç ve güzel görsünler… Ah, bi'de şu var: “Boyum kısa ama hiç ölçmedim!..”
Doğal olarak gazeteciler soruyor:
“Estetik ne kadar fark ettirdi?”
Cevap şahane:
“20-30 yaş fark ettiğini düşünüyorum…”
*
Bitiriyoruz…
Bedia Akartürk…
Bu güzel ülkenin…
Türkü deyince “kutup yıldızı” gibi…
Arkasından gelenlere yol gösteren…
Ve dahi…
Hiç sönmeyen ışık gibi anılacak…
Ne güzel sanatçılarımız var; di'mi?
Nokta…
Hamiş: Bedia Akartürk'ün sesinin rengi “1000 ses arasında fark edilecek” güzelliktedir… 100 yıl geçse yine anılacak milli bir değerdir…
Sonsöz: “Gençliğim dört duvar arasında türkü çalışarak geçti… / Bedia Akartürk… / Türkiye'nin 84 yaşındaki Türk Halk Müziği yıldızı…”