Futbol tüm dünyada zevkle izlenen bir spor... Fanatizme kaçmadan, tatlı atışmalarla eğlencelik, aynı zamanda ülkeler arası bir güç...

Tarihte çok özel maçlar var. Kurtuluş Savaşı sırasında işgal devletleri karması ile oynanan karşılaşmalar gibi... Şimdi Avrupa Kupası, Dünya Kupası turnuvaları, Milletler Ligi gibi organizasyonlar da ülke Milli takımları karşılaşıyor. Bir de kulüp düzeyinde Şampiyonlar Ligi, Avrupa Kupası, Konferans Ligi karşılaşmaları oluyor. Kulüp düzeyinde olsa da bu tür maçların, milli bir mücadele olduğunu düşünüyorum. Türklerin ayak seslerini tüm dünyaya duyuran karşılaşmalar...

RAMS PARK’TA MUHTEŞEM GECE...

Geçen hafta Şampiyonlar Ligi ilk 16 Play-off mücadelesinde Galatasaray- Juventus karşılaştı.

Kusursuz bir organizasyon yapılmıştı. Sarı kırmızı renklerle süslenmişti. Maçı tribünden izleyen şanslı kişilerden biriydim. Bir Beşiktaş taraftarı olarak gurur duydum. Zoru başarmış. İtalyan Aygırı'na 5 gol atmıştık. Üstelik geriden gelerek. Seyirci desteği ile maçı çevirmiştik. Bağırmaktan sesim kısılmıştı. Ama çok sevinçliydim. Tüm futbolcularla gurur duydum. Sonuçta kazanmıştık. 5-2 oldukça avantajlı bir skordu.

GÖRÜNMEZ KAZA...

Artık otoban sayesinde İstanbul çok yakın. Sabah işlerim olduğundan, maç biter bitmez, dönüşe geçtik. Şiddetli bir yağmur vardı. Birkaç saat sonra İzmir’deydik. Tam Kemalpaşa'ya dönerken yolun ortasında su dolu çukuru görmedim. Ön tekerlekler patladı. Eğer hızlı gitseydim, takla bile alabilirdik. Verilmiş sadakamız varmış. Ertesi gün öğrendim ki aracın jantı Almanya'dan sipariş verildikçe geliyormuş. Bir ay bekleyeceğiz. Yetkililerin bu yollara dikkat etmesi gerek, büyük bir kaza olabilir.

FUTBOL GARİP BİR OYUN...

Galatasaray Juventus'u yenince hafta sonu oynadığı Konyaspor maçını farklı kazanır diye düşünenler yanıldı. Konya sahasında 2-0 kazandı. Ertesi gün Fenerbahçe büyük bir şansı tepti. Kasımpaşa ile berabere kalarak. Puanları eşitleyemedi. Kalan 11 maç sonucunda şampiyon belli olacak. Galatasaray, Fenerbahçe'nin 2 puan önünde farkla önünde biz bu yıl Ligi 4. sırada bitirebilirsek sevineceğiz.

VE GÖZLER İTALYA'DA...

Herkesin içinde Juventus’un Galatasaray'ı yakalayacağına dair bir korku vardı. Bu kez evde izliyorum. İki saatlik fark nedeni ile 23.00’da maç başlıyor. Tribün avantajı bu kez İtalyanlarda... Sağdan soldan atakları savunmamız engelliyor. Biz de birkaç cılız atak yapıyoruz ama çok iyi oynamıyoruz. 37'de penaltıdan golü buluyorlar. İlk yarı bitiyor içimiz rahat ama her şey olabilir. İkinci yarının başında Juventus'un savunma oyuncusu kırmızı kartı görüyor. Şükür yine on kişi kaldılar bu iş bitti diyoruz. Dakika 70 Juventus ikinci golü atıyor. Hadi aslanlar dayanın bu skor bize yarar. 30 dakika Çanakkale geçilmez... Dakika 81 soğuk bir duş... 3-0 İtalyanlar coşuyor. Bir gol daha onların tur atması anlamına geliyor. Tırnaklarımızı yiyoruz. 90 dakika böyle bitince uzatmalar...

TIRNAKLARIMIZI YİYORUZ...

Uzatmaların ilk bölümünün sonunda beklenen golü Maskeli Şovalyemiz atıyor Tribünde bir avuç taraftarımız coşuyor. Artık turu atladık diyoruz. Uzatmanın ilk yarısı bitiyor. Tribünler marşlar söylemeye başlıyor. “...Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyelim arkadaşlar...” İkinci uzatma dakikalarında biz daha güçlüyüz. İtalyanların umudunu söndürdük. Son dakikalarda muhteşem ikili iş başında bu kez Osimhen asist yapıyor. Barış golü atıyor. 3-2 bizim tur atlamamız anlamına geliyor. İtalyanları geçiyoruz. Şimdi 16 takım arasındayız. Sıradaki gelsin... Bu kez futbolun yaratıcısı İngilizlerle karşılaşacağız...

Futbol tüm dertleri unutmamızı sağlıyor. Hata kabul etmiyor. Vefa yok. Dünkü başarı bugün geçersiz! “Galatasaray elenseydi neler olurdu?” düşünmek istemiyorum. Şimdi kahraman olan teknik direktör Okan Buruk istifa ettirilir. Birkaç futbolcu kadro dışı bırakılırdı. Şimdi herkes mutlu...

Neyse önümüzdeki maçlara bakacağız... Hayatta bir maç sonuçta.