Bilal Saygılı, çocukluk yıllarından gençlik dönemine, gençlik yıllarından bugüne kadar Allah’ın davasına hadim olma arzusunu yüreğinde daima diri tutmuş, bu uğurda samimiyetle mücadele etmiş bir dava insanıdır.
Hayatındaki temel ölçü, maksadı ve gayesi daima Allah’ın rızasını kazanmak olmuştur. Çıkar ve menfaat kavramları, hiçbir zaman onun şahsiyetiyle yan yana gelmemiş; buna müsaade edecek en küçük bir nefsî hesaba dahi itibar etmemiştir. O, küçük hesapların adamı değildir.
Samimiyeti, içtenliği, gayreti ve çalışkanlığıyla bulunduğu her ortamda sorumluluk almaktan geri durmamış; “Ben ne kazanırım?” değil, “Bu dava için ne yapabilirim?” anlayışıyla hareket etmiştir.
İnsanlara yaklaşımında gönül kazanmayı, hizmette sürekliliği, mücadelede sabrı ve yol arkadaşlığında vefayı esas almıştır. Makamın geçici, davanın ise baki olduğuna inanmış; kendisine verilen her vazifeyi bir emanet bilerek yerine getirmeye gayret etmiştir.
Bugün geldiği noktaya yalnızca bir makam veya mevki sahibi olarak değil, yılların emeğini, mücadelesini ve samimiyetini taşıyan bir dava adamı olarak bakmak gerekir. Çünkü bazı insanlar bulundukları makamla değer kazanmaz; aksine, bulundukları makama kendi karakterleri, emekleri ve duruşlarıyla değer katarlar.
Bilal Saygılı da hayatı boyunca duruşunu menfaate göre değiştirmemiş, rüzgâra göre yön almamış, inandığı değerler uğrunda yürümeyi tercih etmiştir.
Rabbim, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki hayatında da niyetini halis, hizmetini bereketli, yolunu açık eylesin. Davasına sadakatini, insanlara olan muhabbetini ve Allah’ın rızasını merkeze alan gayretini daim kılsın.
Çünkü geriye makamlar, unvanlar ve dünyevi hesaplar değil; insanın ardında bıraktığı güzel iz, dokunduğu gönüller ve “iyi ki bu yolda yürümüş” dedirten bir hayat kalır.
Çağrı SÖZ