İlki insanları kandırmaması gerektiği için bunu yapıyor, diğeri müşteri kaybetmemek için.
Asıl olan ilktir, ikincisi ise sahtedir, göstermeliktir, müsameredir. İşte bu farkı herkese öğretmek gerekir.
Çünkü mesele sadece ne yaptığın değil, neden yaptığındır.
Aynı davranış, farklı niyetlerle yapıldığında aynı değeri taşımaz.
İnsanların gözü önünde dürüst olmak kolaydır. Asıl mesele, kimsenin görmediği yerde de aynı dürüstlüğü sürdürebilmektir. Alkış almak için iyilik yapmak başka, iyiliği Allah rızası için yapmak başkadır. Menfaat için adaletli görünmek başka, gerçekten adaletten şaşmamak başkadır.
Bugün birçok insanın problemi davranışında değil, niyetindedir.
Görünüşe büyük önem veriliyor; samimiyet ise geri plana atılıyor. Oysa insanı değerli kılan, insanların karşısındaki görüntüsü değil, kimsenin görmediği yerdeki halidir.
Unutmayalım;
Gösteriş için yapılan iyilik,
iyilikten çok bir gösteridir.
Menfaat için korunan doğruluk, doğruluktan çok bir hesaptır.
Gerçek samimiyet ise karşılığını beklemeden doğru olanı yapabilmektir.
İşte bu yüzden çocuklarımıza, gençlerimize ve birbirimize yalnızca “doğru davranmayı” değil, doğruyu doğru olduğu için yapmayı öğretmeliyiz.
Çünkü asıl mesele terazinin doğru tartması değil;
o teraziyi, kimse bakmıyorken de doğru tarttıran vicdandır.