95 yıl önce beyinleri esrarla uyuşmuş, gözü dönmüş gerici yobaz sürüsünün katlettiği devrimci öğretmen adına yıllardır o ilçede cinayetin her yıldönümünde törenler yapılacak, ilçeye dışarıdan oluk oluk Atatürk ve devrim sevdalısı konuklar gelecek ve siz heyecanlanıp o ilçenin sokaklarında karşılaştığınız öğrencilere- annelere ve yetişkin bireylere katledilen kişinin kim olduğunu ya da direkt olarak ‘Devrim Şehidi Kubilay kim?’ diye soracaksınız ve sorduğunuz 14 kişiden biri bile doğru yanıt vermeyecek.

Bu durumda siz o ilçenin kaymakamlığını mı/ ilçe milli eğitim müdürlüğünü mü yoksa anne ve babaları mı suçlarsınız?

Devrimci öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay’a sahip çıkan, törenlerin öznesi olan CHP’nin ilçe örgütüne mi yoksa?

Belediyenin AK Parti’nin elinde olması nedeniyle onların bu konuda bir panel ya da konferans düzenlemeyeceğini zaten biliyorsunuzdur.

Evet…

O sabah erken saatte emekli albay arkadaşım Hasan Zeki Sungur ve emekli vali yardımcısı Ardahan Totuk ile Karşıyaka İZBAN’dan yola çıktığımızda içimiz dışımız Kubilay’dı. Ev ödevini yapmaya çalışan öğrencilerin sorumluluğu vardı üstümüzde. Heyecanlıydık ve coşku doluyduk.

Menemen İZBAN önünden topluca yürüyüşe geçtiğimizde Seferihisar, Karşıyaka, Güzelbahçe ve Bornova ilçe örgütleriyle ADD’liler dikkatimi çekti öncelikle.

Gözlerim yürüyüş kolunda İzmir milletvekillerini aradıysa da hiçbirini göremedim.

Anıtta yerimizi aldığımızda önümüzden düzenli aralıklarla geçen eş, dost ve arkadaşlarımızı, partilileri selamladık yanımdaki arkadaşlarımla.

ADD ve CHP Gençlik Kolları Başkanlarının kürsüde konuşurlarken kravatsız oluşları dikkatimi çekti. Kravat şart değildi, takım elbise giyme zorunluluğu yoktu ama böylesi bir törene katılırken ben en şık elbisemi giyer gelirdim doğrusu.

CHP Menemen İlçe Başkanı ile Büyükşehir Belediye Başkanının da konuşmacılar arasında bulunmasını isterdim.

ADD Genel Başkanı aramızdaydı ama konuşmadı. Konuşsa daha iyi olmaz mıydı?

CHP Genel Başkanının çelengi Kubilaysever kitleye gülümsüyor gibiydi.

Grup toplantısı var diye katılamıyordu buradaki törene ama hiç olmazsa partiyi temsilen iki milletvekili olsun gönderemez miydi Özgür Özel?

Tören sonrası dünürüm Yakup Akyol ve Hasan Zeki Sungur ile anıta giden yoldan sola sapıp aşağıya doğru seyirttik. Belediyenin açtığı Kubilay Kütüphanesi’ni görünce heyecanlanıp içeri daldık. Bir üniversite öğrencisi ders çalışıyordu. Sınav kitapları, romanlar, şiirler ve deneme kitapları dikkatimi çekti. Keşke tabelasında kütüphanenin açıldığı tarih de yazılı olsaydı.

Mustafa Fehmi Kubilay’ın bir kütüphanede yaşatılıyor olması doğrusu bu ya, gurur verdi bana.

Gazez Camisi’ne/ Menemen Belediyesi’ne çıkan bu yol boyunca gördüğümüz eski ve sağlam evler bana İkiçeşmelik ve Basmane’deki taş binaları anımsattı.

Bu bölge, ( Gaybi Mahallesi) Menemen’in en eski yerleşim merkezi olsa gerek.

Karşımızdan gelen, çocuğunu Tevfik Fikret İlkokulu’na götüren annelere ve çocuklarına ‘‘Kubilay kim biliyor musunuz?’’ diye sordum. Sorduğum altı-yedi kişi de ‘Bilmiyorum’ dedi.

Kubilay’ın kafasının kesildiği Gazez Cami’ye ulaştığımızda içim cız etti.

O katiller için Şair Eşrefimsi sözcükler mırıldanmayı ihmal etmedim.

Hasan Zeki albayımın ‘’ Bundan sonraki yürüyüşlerin başlangıç noktası bence burası olmalı.’’ önerisini CHP ve ADD dikkate almalı bence.

Yürüyüş başlamadan önce CHP İlçe yönetiminden bir arkadaş, Kubilay’ın bu caminin avlusunda katledildiğini anlatmalı.

İlçenin sokaklarını arşınlarken harita mühendisi olan eski ilçe başkanını ziyaret etmemek olmazdı. Ömer Güney’den dinlediklerimiz tüylerimizi diken diken etti.

Yürüyüşe katılanların arasında Menemenlilerin yok derecesinde olduğunu söylüyordu.

Yıllardan beri de böyleymiş. Yürüyüştekilerin tümü dışarıdan gelen ADD’li ve CHP’lilermiş.

Bu konuda en büyük sorumluluk CHP Menemen İlçe Örgütünde olmalı.

23 Aralık öncesinde yaptığı toplantılarda, Menemenlileri panelle, konferanslarla bilgilendirip hazırlamaları gerekir elbet.

Yapılmamış, yapılmıyor olmalı…

Cesuryürek Özgür Özel, bunu ilçe örgütüne sormalı bence.

Caddede ve ara sokaklarda yürüyüşümüzü sürdürürken ben sorumu yineliyordum: ‘’ Devrim Şehidi Kubilay nereli biliyor musunuz?’’

Caddenin üstünde bulunan Kubilay İlkokulu tabelasındaki Kubilay’ın kim olduğu hiç mi ilgilendirmiyor öğrencileri ve gençleri acaba?

Sorduklarımın sayısı Şehit Kemal Ortaokulu önüne geldiğimizde 14’ü bulmuştu.

Yaşı 20’ye yakın genç delikanlının ‘Kim oluyor ki?’ sorusu ise keyfimi kaçırmadı değil.

İktidar, kindar ve dindar gençlik yetiştirme konusunda pek mahir ya… Umursamaz gençlik de yetiştirdiklerinin farkındalar mı acaba?

Allah’tan ki bu soruları sorarken yanımda dünürümle Hasan Zeki albayım bulunuyordu.

En azından bu umursamazlığın ve cehaletin tanığı oldular.

Yıllar önceki Kubilay’ı anma törenlerindeki o soğuk havalarda CHP Genel Başkanının paltosunu çıkarıp oturduğunu, Ankaralardan gelerek törenlere katıldıklarını anlatan Kemal Anadol, iyi ki benim sokak aralarında sorduğum sorularıma tanık olmadı. Eminim, Şair Eşrefleşir ya da Can Yücelleşirdi. Çünkü o, kavgayı sevecek kadar genç ve ölmekten korkmayacak kadar yaşlı biri…

İyi ki aramızda değildi o gün.

Ezcümle…

Ey Menemenli anneler, babalar, abiler, amcalar, teyzeler, öğretmenler, belediye başkanları ve CHP’nin ileri gelenleri!

23 Aralık öncesinde; çocuğunuza Kubilay’ın kim olduğunu anlatın. Zaman yaratıp Yıldıztepe’deki anıta götürün. O görkemli anıtı da heykeltıraş Ratip Aşir Acudoğu’nun yaptığını anlatın lütfen.

Ey öğretmen arkadaşım, o sabah dersin ilk on dakikasını Kubilay’a ayırın lütfen.

Ey eğitim sendikaları, üyelerinizin yakalarına o gün ‘’Devrimci öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay ölümsüzdür! ‘’ pulunu yapıştırmalarını tembihleyin lütfen.

Ey belediye başkanım, 23 Aralık’tan bir hafta önce ilçede yaşayanları afişlerle; söyleşilerle ve konferanslarla aydınlatın lütfen.

Ey CHP İlçe Başkanım, ilçede ve mahallelerde yaşayan tüm üyelerinizi toplantı düzenleyerek 23 Aralık’taki yürüyüşe hazırlayın lütfen.

İZBAN yakınına heykelini dikenlere, okullara, kültür merkezine ve kütüphaneye adını verenlere ise binlerce teşekkürler!

Ve bir final sorusu: Menemen’de adı Kubilay olan kaç kişi yaşıyor?