Okullar, çocuklarımıza eğitim verip, topluma yararlı birey olsun diye oluşturulmuş kurumlardır. Çocuklar için aileden sonra ikinci yuvadır.

Zaman zaman okul çıkış saatlerinde öğrencilerle karşılaşıyorum. Onların şımarık tavırlarından birbirlerine hitap Ed işlerinden utanıyorum. Ne birbirlerine ne de çevrelerindeki insanlara saygıları var

Benim zamanımda biraz daha disiplin vardı. Öğretmene sevgi ve saygı sınırsızdı. Hz. Ali'nin söylediği gibi, "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" sözü hep aklımızda yer alır. Öğretmenlerimizin sözünden çıkmazdık. Sadece yirmi dokuz harfi değil hayatı da öğretenlere sonsuza dek minnettardık...

Ne değişti?

Toplum nerede yanlış yapıyor? Niçin öğretmenlere karşı gelen öğrenciler çoğaldı? 17 yaşında bir çocuk neden bıçak taşır? Akran zorbalığı engellenemez mi?

Bu son olsun!

İstanbul'da bir okul... Bir öğrenci bıçakla öğretmene saldırıyor. İki öğretmen ve bir öğrenci yaralanıyor. Öğretmenlerden biri tüm müdahalelere rağmen hayata gözlerini yumuyor.

Yine İstanbul'da bir üniversitede iki öğrenci ödev kavgası yapıyor. Diğerini bıçaklıyor.

Geç kalmadan...

Her iki olayda da öğrencileri bıçak çekme durumuna getiren psikolojik ve sosyolojik nedenleri tespit edip, tedavi etmemiz lazım.

Çocuklarımızı okuyup, insan olsunlar diye gönderdiğimiz eğitim kurumlarında güvenlik yok. Bir süre sonra gençler okula gitmek istemeyecek. Zaten okuyunca ne olacağım demeye başlayacak. Bir an önce tedbir alınmalı... Çocuklarımıza öğretmenleri, anne ve baba gibi görmeleri gerektiğini bir kez daha hatırlatmalıyız. Yoksa çok geç kalacağız.