Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın Basın Onur Günü’nde gazetecilere sesini yükseltiyor.

Yanlış duymadınız.

Basın Onur Günü’nde…

Gazetecilere…

Kocaeli Gazetesi’nde okudum haberi.

Başlık netti ve üzücüydü;

“Başkan Büyükakın, gazetecileri fırçaladı.”

Törende, mikrofonu eline alan Başkan Büyükakın, organizasyonu ve gazetecileri eleştiriyor;

“Basın Onur Günü şu çadırdan daha büyük alanda kutlanmalı. Siz yapmazsanız biz yaparız. Yapmazsanız ben katılmam” diyor.

Tehdit mi bu?

Uyarı mı?

Yoksa aleni bir fırça mı?

*

16 Ocak; sıradan bir tarih değildir.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 16 Ocak 1923’te Kocaeli’de yaptığı ilk ve tek basın toplantısının yıldönümüdür.

Bu topraklarda basının onurudur.

Kocaelili gazetecilerin gurur günüdür.

Gazetecinin tarihidir.

O gün; Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti üyeleri İzmit Garı’ndan yürür,

Atatürk Anıtı’na çelenk sunar,

Kasr-ı Hümayun’a yürür,

Zeybek oynanır,

Atatürk anılır.

103 yıldır böyledir.

Ben de Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanlığı yaptığım dönemde 16 Ocak’ta Kocaeli’deydim.

O gün orada;

Silivri zindanlarında iki yıl tutsak edilen İlker Başbuğ vardı, Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi vardı, Türkiye’nin dört bir yanından cemiyet başkanları vardı.

Vali vardı, belediye başkanları vardı.

Her yer ışıl ışıldı.

Atatürk ışıltısı vardı, Cumhuriyet ışıltısı…

Kimse kimseyi fırçalamadı.

Kimse mikrofonu gazeteciye karşı silah gibi kullanmadı.

Çok güzel bir gün yaşadık, göğsümüz kabardı.

*

Soruyorum şimdi:

Sayın Büyükakın,

2019’da seçildiniz.

İkinci döneminiz.

Yedi yıldır bu koltuktasınız.

Eğer bu törenin yetersiz olduğunu düşünüyorsanız,

Yedi yılda Cemiyet Başkanı Cemal Kaplan’la en az yetmiş kez yan yana geldiniz.

Bir kez olsun yüz yüze söyleyebilirdiniz. Derdiniz ki, “ Gelin 16 Ocak’ı şanına yakışır kutlayalım. Desteğiniz benim.”

Söylemediniz.

Ama 103 yıllık bir günde,

Herkesin önünde,

Mikrofonu elinize alıp

Gazetecilere parmak sallamayı tercih ettiniz.

Doğru eleştiri bile;

Yalnızken yapılır.

Katkı sunularak yapılır.

Tehdit edilerek yapılmaz.

*

Hatırlatmak isterim:

4 Şubat 2022’de,

“2023’te yüz yıllık hesaplaşma olacak” diyen de sizdiniz.

Şimdi soruyorum:

O hesaplaşma söylemini kullanan bir siyasetçinin Atatürk, Cumhuriyet ve basın hassasiyeti

Gerçek mi, konjonktür mü?

*

Kocaeli’deki gazeteci arkadaşlarım,

Haklı olmasalar bile bu sözleri yutkunarak geçiştirmiş.

Cemiyet Başkanı Cemal Kaplan’ı yakından tanırım.

Yıllardır bu görevi onurla yürütür.

Ama anlaşılan o ki;

Belediye Başkanı cemiyet yönetiminden rahatsız.

Değiştirmek istiyor.

Bunun yolu da kürsüden baskı kurmak sanılıyor.

Yanlış yoldur.

*

Ben;

Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cemal Kaplan’a,

Orada sesi kısılmak istenen tüm meslektaşlarıma

Sabır diliyorum.

Bugünler gelir geçer.

Onlar yolcudur.

Gazeteciler hancı.

Ve unutmayın:

Bu ülkede gazeteciler

Nice fırçalar gördü,

Nice tehditler duydu.

Demir parmaklıklar ardına atıldı.

Hepsi geçti.

Bu da geçer…