Atalarımızın çok güzel bir sözü vardır; Bir elinin verdiğini öbür elin görmesin. Bakara 271'de konu şu şekilde ifade edilir;
Sadakaları açık olarak verirseniz bu ne güzel!
Şayet onu yoksullara verirken gizlerseniz bu sizin için daha da hayırlıdır
Hatta aynı söz bir hadiste de şöyle geçer;
Ben Allah’tan korkarım!’ cevabını verebilen kimse;
Bir sadaka verip de onu, sol elinin verdiğini
Sağ eli bilmeyecek şekilde gizleyen kişi ve
Tek başına iken Allah’ı anıp gözleri yaşaran kimse”
Hatta ve hatta Osmanlı döneminde inşa edilen imarethanelerde,
kültürümüzün bir güzelliği olarak yemek dağıtımı yapan kişiyle
Alan kişinin arasındaki pencere alçaktadır.
Böylece alan kişi ile veren kişi birbirini görmez.
*
Şimdi ben bunu uzun uzun neden anlattım?
Sebebi basit.
Uzun yıllardır İzmir'de sosyal yardım yapan belediyeler
Bunun haberini paylaşırken, yardım alan kişiyi göstermezdi.
Son birkaç gündür ise geçilen basın bültenlerini
Büyük harfle yazacağım;
NUTKUM TUTULARAK İZLİYORUM.
*
3 gün önce İzmir Büyükşehir Belediyesi, gıda yardımlarını paylaşmış.
Mikrofon uzatılan bir teyzemiz "Allah razı olsun" diyor.
Başka bir hanımefendiye yaka mikrofonu takılmış, teşekkür ediyor.
Yine Büyükşehir Belediyesi'nin hemen ardından
Buca Belediyesi de yaptığı yardımların bültenini servis etti.
Aleni bir şekilde koli verilenlerin sokağından ev kapısına kadar videosu var.
Fotoğrafları çekilmiş.
Sosyal yardım iyidir, hoştur.
Hassasiyet gösteren başkanlardan da Allah razı olsun.
AMA...
Yardım yapılan insanın yüzü gösterilmez.
Basın birimleri buna hassasiyet göstermelidir.
Demeyin şimdi "Rızası vardı"...
Üç gün sonra gittiği yerde bir laf duyar rencide olur.
Eşi, çocuğu, kardeşi, anası, babası rencide olur.
Yardım yapmak da ayıp değil, yardım yaptığını duyurmak da.
Lakin alan elin yüzünü göstermek...
İşte bu çok ayıp...