Yazın bi’kenara...
Hayatımız boyunca...
Bu güzel memleketin kapısından “en az” girdiğimiz mekan...
Tartışmasız eczanelerdi...
Şimdi...
O eczanelerde neredeyse üç / dört çalışan sizi karşılıyor...
Neden?
“İlaç bağımlısı olduk” da o yüzden...
*
Geldiğimiz nokta şudur!
O kadar “hastayız” ki...
Rakamlar konuşsun daha acıklı!
An itibarıyla...
Türkiye genelinde eczane sayısı yaklaşık 30 bin...
Sadece İstanbul'da 7 bin eczane var...
Bitmedi...
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmuş...
Bu güzel memlekette eczacılık fakültesi bitirmiş...
Suriye kökenli eczacıların açtıkları eczane sayısı İstanbul'da 57...
Türkiye genelinde 128...
*
Hiç değişmeyen “bir arıza” var...
Yoksulluk arttıkça...
Her zamankinden daha fazla “ilaç” kutusuna sarılıyoruz...
Ne var ki...
İlacı alacak “para kalmıyor” vatandaşın cebinde!
Neden?
Çünkü her şey çok pahalı!
*
İzmir Eczacı Odası'nda...
23 yıl başkanlık yapan Tuncay Sayılkan’a göre...
2020 yılına kadar...
Tek haneli rakamlarla ile ifade edilen “enflasyon”...
Pandemi sonrası hızla artmaya başladı...
Ülke ekonomisinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor son beş yıldır...
Ekonomideki “kötü tablo” tüm kesimleri olumsuz etkiliyor...
Sağlık harcamaları da acil önlemlerinden payını aldı!
Sağlık hizmetlerini alırken...
Vatandaşın cüzdanı her geçen gün...
Biraz daha boşalıyor...
Özellikle de...
Kronik hastalıklar ile mücadele eden...
Üstelik düşük maaşlar alan emeklilerin işi çok zor...
Ve, bu tablo da...
Tuncay Sayılkan’a göre...
Eczanelere “veresiye” talebi olarak yansıyor...
Dünyada başka örneği var mı; Allah bilir!
Türkiye'deki eczaneler vatandaşa her koşulda destek oluyor...
Ne var ki...
Eczanelerde...
Neredeyse demirbaş haline gelen “veresiye defterleri”...
Her geçen gün biraz daha büyüyor, rakamlar çoğalıyor...
Bu yüzden...
Hasta olmayan da hastalanıyor!
Hasta sayısı da doğal olarak artıyor!
*
Bakın ilginç bir ayrıntı daha var...
İzmir’in kıdemli eczacısı Tuncay Sayılkan’a göre...
SGK tasarruf amaçlı sayısız düzenleme yapmışı...
Örneğin...
Eşdeğer olanlar arasında en ucuz ilacın fiyatı baz alınıyor ve...
Aradaki fark vatandaş tarafından ödeniyor...
Şaşırtan bir örnek:
Yavaş salınımlı 50 mg.bir kalp ilacının her bir kutusu için...
40 TL. “fark” ödeniyor... Yazık değil mi insanımıza...
Bitmedi...
Diyabet hastalarının sıkça kullandığı...
Şeker ölçüm striplerinin bir kutusu için...
SGK sadece “68 lira 75” kuruş ödüyor...
Bu striplerin en ucuzları bile 140 -150 TL. etiket taşıdığı için...
Aradaki farkı vatandaş ödemek zorunda kalıyor...
Sadece bu yöntem bile reva mı bu millete?
Kutu başına minimum 70-80 TL. fark çıkınca da...
20 bin TL. maaş alan emekli ister istemez zorlanıyor...
Bi’önemli örnek daha:
Yine diyabet hastalarının...
İnsülin vurulurken kullandığı iğne uçları için...
SGK kutu başına sadece “65,23 TL.” ödüyor...
Her bir kutu için 60 -70 TL. fark da...
Doğal olarak vatandaşın cebinden çıkıyor ne yazık ki...
*
Kıdemli eczacı Tuncay Sayılkan’a göre...
Örnekleri çoğaltmak mümkün...
Sonuç olarak...
Ekonomideki sorunlar...
Kronik hastalıkları ile mücadele eden emekliye reva mıdır bu?
Artık bakkallar bile...

“Veresiye / Yaz deftere”...
Yönteminden bıktı ama...
Ne yapsın?
Bastonla eczaneye giren mahallenin tonton amcasını geri mi çevirsin?
*
Bu nedenledir ki...
Bayram harçlığına benzeyen...
Düşük maaş gerçeği...
Eczanelere “veresiye talebi” olarak yansıyor...
*
Biz bu acıklı “Hayatın İçinden” filmi...
Daha ne kadar izleyeceğiz?
Ölünceye kadar mı?
Kimbilir?
*
İzmir’in neredeyse çeyrek asırlık Eczacı Odası Başkanı Tuncay Sayılkan...
Sağlık hizmetlerine “gerçekçi bütçeler” ayrılmadığı sürece...
Ve dahi sürekli tasarruf hedeflendiği için...
Sorun yıllar içinde hızla büyüdü...
Neden?
Çünkü...
Temel sorun sağlığa ve sağlık hizmetlerine bakıştan kaynaklanıyor...
Sağlık hizmetlerini herhangi bir sektör...
İlacı da herhangi bir “mal” gibi gören anlayış değişmek zorunda...
*
Tüm sosyal güvenlik kurumlarını...
Tek çatı altında toplamak ne kadar “doğru” ise...
“Global Bütçe" ile sağlıktan tasarruf ısrarı o kadar yanlış!”
*
Bitiriyoruz...
İzmir Eczacı Odası Onursal Başkanı Tuncay Sayılkan...
Bu Cennet vatanı yakından ilgilendiren şifa niyetine bir “reçete” ile noktayı koyuyor: “Veresiye defteri bu ülkenin gerçeği ve eczanelerde yıllardır var... Ne var ki, son yıllarda veresiye defterindeki sayfalar ve rakamlar hızla büyüyor...”
Nokta...
Hamiş: “Sağlıkta her geçen yıl artan muayene ücretleri ve katılım payları vatandaşın ödemekte zorlandığı rakamlara ulaştı... Yazık değil mi?”
Sonsöz: Eczacılık, sadece ilaç satmak değil, insanların sağlık yolculuklarında onlara rehberlik etmektir... / Anonim...”