Güzel ülkemde bazı sözler vardır;
bir dönemi, bir hissiyatı, bir toplumsal refleksi anlatır.
“Anlat kızım Melahat, senin sonun beraat” da onlardan biridir.
Hukuk kitaplarında yazmaz.
Resmi metinlerde geçmez.
Ama kahvehanelerde, gazete köşelerinde, siyasi tartışmalarda yıllardır dolaşır.
Çünkü bu söz, sadece bir cümle değildir.
Uzayan davalara, yıllara yayılan yargılamalara ve sonunda gelen beraat kararlarına dair toplumun hafızasında biriken duygunun ifadesidir.
*
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun da aralarında bulunduğu 33 sanıklı davada karar çıktı.
2013–2015 yılları arasındaki bazı ihaleler nedeniyle açılan ve yıllarca süren yargılamada mahkeme, Çerçioğlu ile birlikte bazı sanıklar hakkında beraat kararı verdi.
Dosyanın bir bölümünde ise 7 sanık çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
Tam 13 yıldır yargılanıyor Çerçioğlu. Git-gel Konya altı saat derler, ihaleler nedeniyle mahkemeye gidip gelmekten topukları eskimiştir.
Bir insanın hayatında az bir süre değildir.
Bir belediye başkanı için de, bürokrat için de, kamuoyu için de değildir.
13 yıl boyunca isimler manşetlerde kaldı.
13 yıl boyunca “ne olacak” sorusu soruldu.
Yedi yıl boyunca siyasetin ve yerel gündemin üzerinde bu dosyanın gölgesi dolaştı.
Ne zaman topukladı, rotayı yıllardır yerden yere vurduğu partiye çevirdi, AKP’ye kapağı attı.
Ve şimdi…
Dosyanın önemli bir kısmı beraatla sonuçlandı.
Muradına erdi.
13 yıllık yargılanma 13 dakikada bitti.
Burada durup serinkanlı düşünmek gerekir.
Mahkeme kararları elbette dosya kapsamına göre verilir.
Yargının görevi de zaten budur.
Ancak Türkiye’de asıl tartışma çoğu zaman kararın kendisinden çok, yargı süreçlerinin uzunluğu üzerine yoğunlaşıyor.
Çünkü geciken adalet…
- Beraat eden için yıllarca süren bir yıpranma demektir.
- Ceza alan için ise geç gelen bir hüküm demektir.
- Kamuoyu için ise bitmeyen bir belirsizlik demektir.
Adalet sadece doğru karar vermek değildir. Adalet, zamanında karar vermektir.
Adalet hangi partide olursa ol, eşit, adil, hakkaniyetli olmalıdır.
Madem ki hakim 13 dakikada karar verecek noktadadır, 13 yıl niye beklenmiştir?
Özlem hanım AKP’ye transfer olmasaydı bu davadan beraat eder miydi, bilmiyorum.
Ve bu konuda yorumu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
*
Unutmayalım…
Hukuka güven, sadece mahkeme salonlarında değil,
sürelerin makullüğünde,
süreçlerin şeffaflığında,
kararların zamanında çıkmasında büyür.
Aksi halde toplumun diline dolanan o eski sözler yaşamaya devam eder.
“Anlat kızım Melahat…”
Ve herkes kendi payına düşen anlamı çıkarır.