Hayatımız...
Her yaşta şaşırtıcıdır...
İlkokulda “ana kuzusu”ndan farksızdık ama...
O günlerde bile...
Çoktaaan...
O’na olan sevgimiz kalbimizde yuva kurmuştu...
Lise sıralarında hepimiz idealisttik...
Yarınlar bizimdi!
Atatürk kalbimizdeydi...
Her 10 Kasım’da...
Sirenler çaldığında...
Sokakta bile olsak siren sesi sona erinceye kadar...
Yerimizden kımıldamazdık...
Bu son nefesimize kadar vazgeçilemez bir “saygı” örneğiydi...
...Ve, sonsuza kadar O’nun izindeydik...
Zaten bugün de o günlerden farklı değiliz...
Çünkü...
O’nu kaybettiğimizden bu yana “88 yıl” geçse de...
Dedemizden... Ninemizden... Babamızdan... Annemizden...
Öğrendiklerimizin eşliğinde...
“Atatürk her daim kalbimizde yaşıyordu...”

*
Neden böyle bir giriş yaptık?
Şu sıralarda şaşırtıcı bir gelişme var da ondan...
“Eğitim-İş Sendikası”nın gerçekleştirmek istediği...
“Gençlerden Atatürk’e Mektup” yarışması...
Milli Eğitim Bakanlığı’na göre bu defa...
Kurallara “uygun” bulunmadı...
Sendika Başkanı Kadem Özbay’ın yorumu ise şöyle:
“Okullar gericilere açık ama Atatürk’e kapalı...”
Ni’tekim...
“Nefes Gazetesi”nden Dilan Kutlu’nun haberi...
Hem şaşırtıcı...
Hem de...
İnanmayanlara, “Yok artık daha neler?” dedirtecek cinsten...
*
Mesela...
Yıllardır “19 Mayıs” haftasında...
Milli Eğitim Bakanlığı’nın verdiği izinle...
“Atatürk’e Mektup Yarışması”na...
Durup, dururken...
Neden yasak geldi?
Çünkü...
Milli Eğitim Bakanlığı’na göre...
“O yarışma Sosyal Etkinlik yönergesine uymuyordu...”
Gelgelelim...
Aynı etkinlik, “A’dan Z’ye”...
2017... 2018... 2019... 2020... 2022 eğitim / öğretim dönemlerinde...
Milli Eğitim Bakanlığı’nın “onayı” ile gerçekleşmişti...
O günlerin Milli Eğitim Bakanları...
İsmet Yılmaz... Ziya Selçuk... Mahmut Özer...
Söz konusu...
“Gençlerden Atatürk’e Mektup” yarışması için...
Bi’tanecik bile olumsuz talimat vermediler...
Bilakis olumlu etkili oldular...
Hayret!
O yıllardan bugüne ne değişmişti ki?
*
Tablo böyle olunca...
Sendika Başkanı Kadem Özbay ise...
“Okullar gericilere açık ama Atatürk’e kapalı!”
Demekten kendini alamadı...
*
...Ve, minik bir ayrıntı...
Milli Eğitim bir açık kapı bırakmış...
Diyor ki, bakanlık:
“Başvurunun yönergeye uygun şekilde yeniden yapılması halinde sendikanın talebi yeninden değerlendirilebilecektir...”
*
Yani...
Bu bir aralanmış kapıdır ve...
Galiba uygun(!) bir başvuru ile...
Belli ki...
Sendikanın talebi yeniden değerlendirilecek...
Bu da bir “sevinç ışığı”...
Nokta...
Hamiş 1: Yarışmanın amacı şöyle: “Ulusal bağımsızlığı gençlere adayan Atatürk’ün mücadelesini ve “19 Mayıs ruhunu” yaşatmak, ulus bilincini aşılamak ve de cumhuriyetimizin emanetçileri olan gençlerimizin Atatürk’e olan sevgisini, özlemini dile getirmelerini sağlamak...”
Hamiş 2: “2025-2026 Eğitim-İş Atatürk'e Mektup Yarışması”nda dereceye giren öğrencilere ödül olarak; birinciye tam altın, ikinciye yarım altın, üçüncüye çeyrek altın, dördünce ve beşinciye ise gram altın takdim edilecek; sonuçlar 19 Mayıs tarihinde açıklanacak... Yarışmaya henüz 16 yaşını doldurmamış (genellikle 9-15 yaş arası) öğrenciler katılabilecek...
Sonsöz: "Öğretmenler, ordular kadar kıymetli ve gereklidir... Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir... / Gazi Mustafa Kemal Atatürk...”