Dünyanın her yerinde geçerlidir şu (*)öğreti:
“Rakamlar asla yalan söylemez!”
Türkiye gibi güzel bir ülkede...
An itibarıyla...
Baş belası şu (**)garabete bakar mısınız?
Yaklaşık 6,7 milyon genç...
Ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor!
Gençlerin iş aramaktan vazgeçmesinin temel nedeni...
Sadece iş bulamamaları değil ama...
İki devasa baş belası var:
Birincisi, iş aramanın sonu yok!
Neredeyse her kapı “istikbalin yıldızları”nın yüzüne kapanıyor!
“Bugün git, yarın gel...” gibi tuhaflık zaten ortadan kalktı!
Gençlerin sadece kalplerini değil...
Umudunu da kırıyor; tuz / buz ediyor; kapalı kapılar!..
İkincisi, hayat çok pahalı; işe gitmek bir para, gece eve dönmek bir para...
Şöyle bir düşünün...
20’li yaşların gözleri ışıldayan harikaları...
Hayatın lütfettiği en güzel ortamı yakalayamadıkları zaman...
Hangimiz üzülmez ki?
*
Dikkat!
Aylardır iş aramak zorunda kalan evlatlarımızın...
Mutlu gözlerle size baktığınızı söyleyebilir misiniz?
Birkaç ekmek kapısı daha kapanırsa...
O gencecik üniversite mezunlarının...
Asıl acıklı “iş arama” süreçlerinin yarattığı...
“Adaletsizlik ve umutsuzluk”...
Otobüste veya tramvayda karşılaştığınızda...
Aynadan akseder gibi gördükleriniz...
Sadece ve sadece...
Aylarca, yıllarca...
İş bulamayanların yanı sıra...
Kapıların yüzlerine kapandığı gençlerin...
Tartışmasız “hastalanma ihtimalleri”nin olduğunu...
Hatta ve dahi...
Çok acıklıdır ki...
“Sosyalleşmeyi bile unuttuğunu!”
Siz, biz, hepimiz görüyoruz...
Unutmayalım ki...
Uzun süren iş arama süreçlerinin yarattığı (*)tsunami...
“Umutsuzluk ve adaletsizlik hissi”nın ta kendisidir ve iş arayan gençleri hasta eder!
*
Görünen bir “acı” var ki...
Mesleğini yapamayan gençleri perişan ediyor!
Mesela...
Hayatlarının ilk maaşları bile...
Enflasyon karşısında pul oluyor...
O zaman...
Ulaşım ve yemek n’olacak?
Al sana başka bir sıkıntı!
Yeni mezunlara yeterince kontenjan açılıyor mu?

*
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış açıkladı...
En sıkıntılı tablonun en acıklı iki satırı şöyle:
“6,7 milyon genç ne eğitimde ne istihdamda! Gerçek işsiz sayısı 12 milyona dayandı...”
Hadi, şaşırtan iki satır daha:
Bu güzel ülkede...
15-34 yaş grubundaki gençlerin “yüzde 27,7”si...
Yani...
“6 milyon 762 bin genç”...
Ne eğitimde ne de istihdamda!
Ayrıca...
“Her dört gençten biri” sistemin dışında...
Daha anlaşılır biçimde söylemek gerekirse...
“Yeni her 100 gençten 28’i artık ev genci!..”
Bugün resmi işsizlik oranı yüzde 8,3 deniyor...
Ne var ki...
Milletvekili Gülcan Kış’a sorarsanız...
Gerçek işsiz sayısı...
“12 milyon 100 bine” yaklaşıyor...
Gerçek işsizlik oranı ise neredeyse “yüzde 30”...
Bu ne demektir?
Şu demektir:
“Neredeyse her üç kişiden biri işsiz ya da eksik istihdamda...”
*
Bitiriyoruz...
Milletvekili Gülcan Kış...
En acıklı tabloyu seslendiriyor:
“Son bir yılda umudunu kaybedenlerin sayısı 908 bin kişi artarak 5 milyon 129 bine çıktı... Yani, işsizlik düşmüyor, inadına umutsuzluk büyüyor...”
Milletvekili Kış’a göre...
Daha acıklısı, hepimizi şaşırtacak kadar ağır!
“Bu ülkede her 10 genç kadından dördü ne okulda ne işte... Bu tablo sadece ekonomik değil, aynı zamanda çok ağır bir sosyal eşitsizliktir...”
(*) Öğreti: “ilke ve inançlar bütünü”...
(**) Garabet: "yadırganacak durum" veya "anormallik"
(*) Tsunami: “devasa ve uzun salınımlı deniz dalgaları”...
Nokta...
Hamiş: CHP Milletvekili Gülcan Kış’a göre, “Bugün imalat sanayinde her 100 tezgahtan 27’si üretim yapamıyor... Kapasite kullanım oranı % 73.3’e kadar gerilemiş durumda... Üretim yoksa istihdam da olmaz, gençler de doğal olarak iş bulamaz, eve ekmek götüremez...”
Sonsöz: Bir ülkede 6,7 milyon genç ne eğitimde ne istihdamdaysa ve dahi, gerçek işsiz sayısı 12 milyona dayanmışsa başımızı ellerimizin arasına alıp, bir daha düşünmek zorundayız... Bu tablo, bir kuşağın sistemin dışına itildiğinin açık ve net göstergesidir... Gençler iş bulamadığı için değil, umut bulamadığı için vazgeçiyor...”