Bu yazının iki kelimelik başlığı...
Bir filmin ya da bir tiyatro oyununun afişlerini süslemiyor...
Bilakis...
Kalplere iğne batırarak!..
Çevremizde canlı canlı yaşanıyor!
Üstelik...
Utandıra, utandıra!
Ve dahi “acıta acıta”...

*

Önceki gün...
CHP Genel Başkanı Özgür Özel...
Bu güzel ülkede...
Dağları, taşları aşan ekonomik krizi...
Gözleri yaşartan...
Bir okuldaki “veresiye defteri”ni göstererek anlattı...
Acıklı mı?
Öylesine fena halde acıklı ki...

*

Partisinin grup toplantısında gençlerin adını kapatarak...
Dedi ki, CHP lideri:

“İnsan, lise üçüncü sınıf bir delikanlının 75 TL.’lik kantin borcunu ve yine lise üç’ten bir kızımızın da 15 TL.’lik kantin borcunu görünce ne diyeceğini şaşırıyor... Üstelik iki gencin kantinden (yarım kaşerli) tost almak zorunda kaldıklarını öğrenmeye dayanmak bile çok zor...”

*

Şimdi diyeceksiniz ki haklı olarak...
“Okul Aile Birliği” neden el koymuyor böylesi acıklı olaylara?”
Ne yapsın Okul Aile Birliği?
Tüzüğünde...
Sadece şöyle bir cümle var:

“Maddi imkânı kısıtlı öğrencilere yardım sağlar ve...
Okulun ihtiyaçları için gönüllü bağışlar organize eder...”

Eee, bu durumda Aile Birliği’ne “geçmiş olsun”dan başka ne denir?

Çocukların tost hesabını ödese...
Okulda duymadık kimse kalmaz; bu daha mı iyi?

Acil bir çare bulmak gerek...
Ne var ki...
Bu ayıbı ortadan kaldırmak zor...
Hatta çok zor...
Hayat devam ediyor ve...
Okul kantinlerinde...
Yarım “tost” ile karnını doyurabilmek için...
Kantinciye “borç yazdıran” bir lise öğrencisinin...
Gece yastığa başını koyduğunda...
Yarınlarını düşünerek...
Gözlerini kapatır kapatmaz uyuyabileceğini inanabilir misiniz?
Yazık bu çocuklara!
Yarınlarda belki de çok özel koltuklarda oturacaklar...

*

“Utandırmayalım(!) o filizleri” deyip...

Tam “Nokta...” koyarken...

“Aman, n’oluyor?” demeye kalmadı...
Önceki gün Şanlıurfa Siverek’teki bir liseye...
19 yaşındaki saldırgan silahlı saldırı düzenledi ve...
10 öğrenci, 4 öğretmen, bir polis ve kantin çalışanı yaralandı...
Türkiye ayağa kalktı...
İnanılacak gibi değil ama...

O saldırının tıpatıp benzeri ertesi gün...

Yani dün...
Aradan 24 saat geçmeden...
Bu’kez Kahramanmaraş’taki bir ortaokulda silah sesleri duyuldu...
Dokuz kişi hayatını kaybetti, altısı ağır 13 kişi yaralandı...
Saldırgan 16 yaşında ve sekizinci sınıf öğrencisi...
Evden getirdiği beş tabanca ve yedi şarjörle saldırıyı düzenlemiş...

Whatsapp Image 2026 04 16 At 07.46.26

İki günde...
İki lisede...
Planlanmış gibi “öldüren fırtına” yaşıyoruz!..
Biz ise...

“N’olacak, yarım tost ile o gençler doyar mı?” diye...

Acıklı bi’şekilde kalbimizden geçenleri sıralarken...

“Aman Allahım; neler oluyor bize?”

Dedirten bir “Cinnet Zinciri” yaşıyor okullu gençler...
Allah, anne ve babalarına güç versin...
Kalplerde filizlenen güzellikler adına...
Parasızlıktan okul kantininden...
“70 TL.”lik kaşerli tost bile alamayan evlatlarımız...
Hiç olmazsa...
Rastgele bir “deli kurşun”a kurban gitmesin...
Karnını doyurmaya devam etsin...

Nokta...

Hamiş: “10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık (*)“münferit” denilerek geçiştirilemez... Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür... / Körfez Gazetesi...”

(*)Münferit: “Kendi başına, ayrı, tek...”

Sonsöz: “Bilgi, en büyük hazine, iyi bir eğitim de en büyük servettir... Unutmayın ki, bugün okulda öğrendiğin iki satırlık bilgi bile, yarın hayatını değiştirebilir! / Anonim...”