Şunu herkes iyi bilir!
Çocuklukta yaşadıklarımızın izleri hep bizimle kalır!
Zaten...
Bu nedenle “geçmiş”, tam anlamıyla “geçmiş” değildir!
İçimizde yaşamaya devam eder...
Zaten...
“Gel zaman / Git zaman”...
Hızla büyüdüğümüz için...
Gün gelir...
Yetişkin tarafımızla...
İçimizdeki “çocuk yanımıza” ilgi - alaka gösteririz...

*

Bugün itibarıyla...
Eksi / artı, “15 gün sonra”...
Kısmetse...
Ulu Önder Atatürk’ün...
Çocuklara armağan ettiği...
Dünyanın...
İlk ve tek “23 Nisan Bayramı”nın asırlık yaşını kutlayacağız...

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışıyla gerçekleşen “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”...
Bu yıl itibarıyla...

106. yaşını kutlamaya hazırlanıyor...

Kaldı ki, bu tarih...
Türk milletinin iradesini temsil eden Yüce Meclis’in kuruluşunu ve çocuklara armağan edilen bayramı simgeliyor...

Nice “106” yıllara...

*
Sonra beklenmedik bi’şi oldu...
Takvimler, “06 Nisan 2013”ü gösterirken...
Stat kutlamaları bi’anda “buhar” oluverdi!
Resmi bayramların statlarda kutlanması bölümü tamamen kaldırıldı...
Bitmedi!
23 Nisan'da “koltuk devri” de sona erdi...
Artık hiçbir minik...
İki dakikalığına da olsa...
23 Nisan’da...
Geleneksel hale gelen...
Cumhurbaşkanı, Başbakan gibi devlet koltuklarına artık...
Çocuklar “bir dakika” bile oturamayacaktı!
Bitmedi...
Bir şok daha geldi...
Artık...
Statlarda da kutlama yapılmayacağı duyuruldu...
Belli ki...
Asırlık “23 Nisan Bayramı”nın coşkusu artık anılarda kalacaktı!

...Ve, aynen öyle oldu!

Annelere, babalara göre...
“23 Nisan”, artık eski “23 Nisan” değildi!

*

...Ve, kısmetse
İzmir, “23 Nisan Çocuk Bayramı”nın “106”ncı yaşını kutlamaya hazırlanıyor...
Her zaman olduğu gibi...
Bu güzel ülkenin çocukları…
Yarının fidanları…
İzmir'in Cumhuriyet Meydanı'nda göz kamaştıracaklar…

Size... Bize... Hepimize...

“41 kere maşallah…” çektirecekler…
Kime?
Deniz kenarındaki portatif tribünde yer bulmaya çalışan…
Analarına, babalarına…
Ellerine doğdukları büyük annelerine, dedelerine…

23 Nisan-4

*

İzmirli onları alkışlayabilecek mi?

“Yerimiz dar, arkadaş!”

Demeyelim…

Asırlık gururu bir avuç İzmirli mi yaşasın?'

*

Zaman Tüneli'ne girip, 13 yıl öncesine dönelim…
Nasıl kutluyorduk 23 Nisanları?
O kentin statlarında…
İzmir'de…
Asırlık “Futbol Mabedi” olarak anılan…
Şimdi yerine yenisi yapılan Alsancak Stadı…
Çocuk sesleriyle çınlardı…
O gün 'resmi tatil' olduğu için…
Aileler, kapalı tribünde yer kapmak için yarışırdı…
Dedeler, nineler…
Kuzucuklarının saha ortasında sergiledikleri gösteriyi…
Seslendirdikleri şarkıları…
Salladıkları bayrakları izlerken sevinç gözyaşı dökerdi…
N'oldu?
AK Parti Hükümeti 2013'te “taaak” diye bir genelge yayınladı…
Resmi bayramların…
Statlarda kutlanma uygulaması tamamen kaldırıldı…
Neden?
Doğru dürüst, elle tutulur bir gerekçe de yoktu…
Tek resmi açıklama şuydu:

“Statlara gerek yok; bunun yerine sokaklarda, vatandaşlarla iç içe kutlamalar yapılacak…”

Emir, demiri kesti!
Atatürk Devrimleri'nin savunucusu öğretmenler üzüldü…
23 Nisan gösterileri önce spor salonlarına…
Ardından…
O kentin görkemli meydanına taşındı…
Kısa metrajlı hale geldi, esprisi kayboldu!
Heyecan kalmadı hepsinden önemlisi…
Gösterileri izlemek için can atanların sayısı azaldı…
Anneler, babalar babalar…
Meydanlarda oturacak yer bulamadı…
Aylarca süren o güne özel hazırlıklar…
Heba oldu, gitti…
Oysa…
“23 Nisan”, Türkiye'nin ilk milli bayramı…
Dünyanın ise…
Tek “çocuk bayramı” olarak…
Yıllardır uluslararası bir misyona sahip…
Bu tadın verdiği zevki yıllardır…
Kalbimizde yaşatıyoruz…
Bi'farkla…

Giderek görkemini kaybettiğini göre göre…

*

Tamam, biliyorum…
Belediyeler şahane programlar hazırladı…
Hepsi, birer anlam yüklü…
Ama…
Yıllar önce olduğu gibi o güzelim bayramı statta kutlamak…
Bambaşka bir heyecan…
“N'apalım?” demeyin…
O gün erkenden…
Hiç olmazsa…
Cumhuriyet Meydanı'na gidin…
Belki, oturacak yer bulamayacaksınız ama…
En azından…

Çocukken yaşadıklarınızı…
“Hayal meyal” de olsa...

Yüreğinizin heyecanla “küt küt” ettiği o günleri…
Hatırlayacaksınız…
Ve, gözleriniz nemlenecektir...

*

Bitiriyoruz…
Ramazan Gökalp Arkın'ın…
“23 Nisanları” asla unutturmayacak…
Hatta…
Bu topraklarda nice asırlar yaşayacak…
O “dünyanın en anlamlı en şeker bayramı”nı sevdiren…
Minicik şiiri ile…

Dün sabah anneciğim…
Öperek, dedi: “Uyan…”
Bugün senin bayramın…
Kalk bak, süslendi her yan…
Baktım her taraf süslü…
Sokaklar dolu insan…
Dedim, “Anne bu neden?”
Dedi, “23 Nisan…”

Çok yakında, içten dileklerle...
23 Nisan'ları yine statlarda eskisi gibi…
Coşkuyla kutlamak dileğiyle…

Nokta…

Hamiş: 23 Nisan 1920, Türk Milleti’nin iradesini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk Milleti’nin egemenliğini ilan ettiği tarihtir... Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “23 Nisan 1924”te, özellikle “23 Nisan”ın bayram olarak kutlanmasına karar verdi... Ne mutlu hepimize...

Sonsöz: “23 Nisan gibi milli bayramlar, Cumhuriyet'i hazırlayan ve bizi biz yapan bayramlardır… / Anonim...”